Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/5810 E. 2024/10880 K.
Konu: Ödeme Emri İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/5810
- Karar No
- 2024/10880
- Karar Tarihi
- Konu
- Ödeme Emri İptali
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/778 E., 2024/517 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/406 E., 2023/217 K. Taraflar arasındaki ödeme emri iptali davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı Kurum istinaf başvuru dilekçesinin kesinlik nedeniyle reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz incelemesinin duruşmalı yapılması talep edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin ve işin duruşmaya tabi olduğunun anlaşılması nedeniyle duruşma talebinin kabulüne karar verildikten sonra, duruşma için 12.11.2024 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü mürafaalı temyiz eden davacı adına Avukat ... ile davalı SGK Başkanlığı adına Avukat ... geldiler. Yüzlerine karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; asıl prim borçlusu ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’nin prim borçlarının tahsili için “şirket yönetim kurulu üyesi sıfatı ile” 43812 numaralı takip kartından düzenlenerek gönderilen 2014/05660, 2014/015412, 2014/015411, 2014/014212, 2013/168418, 2013/154220, 2013/154211, 2013/143000, 2013/142999, 2013/142998, 2013/114595, 2013/114594, 2013/114593, 2014/062695 takip numaralı ödeme emirleri davacı ...’a 19.10.2022 tarihinde tebliğ edildiği, davacının “yönetim kurulu üyesi oldukları dönemde tek başına imza yetkisi olmadığından ve tüm yetkilerini murahhas azalara devrettiklerinden” ayrıca ödeme emrine konu borç da zamanaşımına uğradığından gönderilen ödeme emirlerinden davacıların sorumlu tutulamayacağı, dava konusu ödeme emirlerinin 2013/Ocak –2013/Ağustos arasındaki (Ocak ve Ağustos da dâhil) dönemleri içerdiği, davacının asıl borçlu şirketin 29.05.2012 tarihli olağan genel kurul toplantısında yönetim kurulu üyesi seçildiği, 20.08.2013 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında da bu görevinden alındığı, bir daha da hiçbir zaman yönetim kurulu üyesi olarak görev yapmadığı, davalı Kurumun asıl borçlunun sorumluluğuna gitmeden ve asıl borçludan tahsil kabiliyeti olmadığını ortaya koymadan doğrudan davacılar adına ödeme emri düzenleyerek davacıların sorumluluğuna gittiği iddiasıyla ödeme emirlerinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurumca yapılan inceleme neticesinde 2 8211 01 01 0000690 007 17 58 sicil ve muhtelif sicil nolu dosyada işlem gören -... İnşaat ve Sanayi A.Ş.'nin yönetim kurulu üyesi davacının 2012/05-2013/08 dönemleri arasında 5510 sayılı Kanun'un 88 inci maddesine göre şirketle birlikte müşterek ve müteselsilen sorumluluğu bulunduğundan ödeme emirlerinin gönderildiği, tarh ve tahakkuk aşaması yapılıp sonuç alınamadıktan sonra ilgililere ödeme emri gönderildiği, yönetim kurulu üyesi olmaları ve çift imza ile yetki sahibi olmalarının sorumluluk açısından yeterli olduğu, nitekim 5510 sayılı Kanun'un 88/20 nci maddesinde; “Kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu Kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.” denilmekte olup, yapılan bu düzenleme ile tüzel kişiliği haiz bir kuruluşta görev yapan yönetim kurulu üyelerinin primlerin ödenmesinden işveren ile (şirket tüzel kişiliği ile) birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları açıkça belirtildiği, 5510 sayılı Kanun'un 93/2 maddesinde öngörülen 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava dışı şirkette 20.08.2013 tarihine kadar yönetim kurulu üyesi olduğu, bu nedenle Kurumca davacıya gönderilen 2014/62695, 2014/15411, 15412, 2014/56650 takip numaralı ödeme emirlerinin 2013/8. aya ilişkin kısmının iptali gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı Kurum tarafından davacı ... adına gönderilen 2014/62695, 2014/15411, 15412, 2014/56650 takip numaralı ödeme emirlerinin 2013/8. aya ilişkin kısmının iptaline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf yoluna başvurmuşlardır. B.İstinaf Sebepleri: 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükmün infazda tereddüt uyandıracak şekilde olup, iptal edilen ve davacının sorumlu tutulduğu dönemlere ait tutarlar, açık ve net bir biçimde yazılmadığı, raporda davacının sorumlu tutulabileceği ve sorumlu tutulamayacağı ana para ve faiz tutarları, her bir ödeme emri bakımından açık ve net bir şekilde sıralandığı, kararda bu hususlara yer verilmediği, yönetim kurulu üyeleri arasında yetki devri bulunduğu haklı sebeplerin varlığı halinde yönetim kurulu üyelerinin sorumluluktan kurtulabileceği, davacının tek başına temsil ve ilzam yetkisi bulunmadığı, amme alacağının tahsili için öncelikle asıl borçlunun sorumluluğuna gidilmesi, asıl borçlu aciz halinde ise yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna gidilmesi gerektiği iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; 5510 sayılı Kanun'un 88/20 nci madde düzenlemesi ile tüzel kişiliği haiz bir kuruluşta görev yapan yönetim kurulu üyelerinin primlerin ödenmesinden işveren ile (şirket tüzel kişiliği ile) birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, davacıya ödeme emirleri usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, Kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğu, davacının ödeme emrine konu dönemlerin tamamından sorumlu olduğu iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ödeme emirlerinin davacı ...’a 19.10.2022 tarihinde tebliğ edildiği, 506 sayılı Kanun'un 80 ve 5510 sayılı Kanun'un 88 inci maddesiyle yönetim kurulu üyelerinin A.Ş borçlarından sorumlu tutulduğu, 2012'den 20.08.2013 tarihine kadar yönetim kurulu üyeliği yaptığı, ödeme emri tebliği tarihi itibariyle zaman aşımının geçmemiş olup şirketin iflası 07.04.2016 tarihinde re'sen tescil edildiği, davacının yönetim kurulu üyeliği 2013/8'de sona ermekle şirketin 2013/1-7dönem borçlarından şirketle birlikte sorumlu olduğu, İlk Derece Mahkemesince 2014/62695, 15411, 15412, 56650 numaralı ödeme emirlerinin sadece 2013/8 dönemine ilişkin kısmı iptal edilmekle hükme esas olan gecikme zammı dahil toplam tutar (17.695,51 TL) itibariyle karar tarihi dikkate alındığında kesinlik sınırının altında (17.830,00 TL) bulunduğundan, anılan karara karşı davalı Kurum vekilinin istinaf yoluna başvurulması miktar itibariyle mümkün olmadığı, gerekçeli karar kapsamı itibariyle talep konusu ödeme emirleri ile iptaline karar verilen ödeme emirlerinin ilgi dönemi noktasında tereddüt bulunmadığı, dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan kanuni ve hukuki gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı Kurum istinaf başvuru dilekçesinin kesinlik nedeniyle reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm kısmının infazda tereddüt uyandıracak şekilde olduğu, iptal edilen ve davacının sorumlu tutulduğu dönemlere ait tutarların açık ve net bir biçimde yazılmadığı, yönetim kurulu üyeleri arasında yetki devri bulunduğu ve asıl amme borçlusu şirketin yetki devri nedeniyle murahhas azalar tarafından yönetildiğinin göz ardı edildiği ve davacının tek başına şirketi temsil ve ilzam yetkisi bulunmadığından borçlardan sorumlu da olmadığı, yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğunun ancak asıl borçludan tahsil edilememe koşuluna bağlı olduğu iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 6183 sayılı Kanun kapsamında gönderilen ödeme emirlerinin iptaline ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı Kurum avukatı yararına takdir edilen 28.000,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.