Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/5728 E. 2024/7191 K. – Tespit

Konu: Tespit

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5728
Karar No
2024/7191
Karar Tarihi
Konu
Tespit

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2037 E., 2024/99 K. KARAR : Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Edirne 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/397 E., 2022/119 K. Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'nun davacı şirket bünyesinde çalışmakta iken 27.01.2014 tarihinde kaza geçirerek yaralandığını, davalının geçirmiş olduğu iş kazası ile ilgili olarak Edirne İş Mahkemesinin 2015/77 Esas sayılı dosyası ile maddi ve manevi tazminat talepli dava açıldığını, dava esnasında SGK'ya yapılan başvuru neticesinde kazazede ...'nun sürekli işgörmezlik derecesinin %16,2 olarak belirlendiğini, bu tespite yapılan itirazı YSK'nın değerlendirdiğini ve kazazedenin maluliyet oranını %16,2 olarak tespit ettiğini, akabinde yapmış olduğu itiraz doğrultusunda davalı ... taraf Adli Tıp Kurumuna sevk edilmiş ve ATK 3. İhtisas Dairesi tarafından tanzim edilen 01.10.2018 tarihli rapor ile maluliyet derecesinin %20 olarak tespit edildiğini, ATK raporu ile SGK ve YSK raporları arasında çelişki bulunması sebebiyle çelişkinin giderilmesi için dosyanın ATK Üst Kuruluna gönderildiğini, 25.02.2021 tarihli Adli Tıp İkinci Üst Kurulu raporu ile ...'nun maluliyet oranının %7,3 olarak belirlendiğini, SGK'nun ATK üst kurul raporunu kabul etmediğinden ve davacı aleyhine SGK tarafından Edirne 1. İş Mahkemesinin 2020/528 Esas sayılı rücuen tazminat davası ikame edilmiş olduğundan davalı ...'nun maluliyet oranının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı Kurum vekili; Kural olarak Yüksek Sağlık Kurulunca verilen kararın bağlayıcı olup davacı yanca ATK raporu ile SGK ve YSK raporlarında farklı oranda maluliyet bulunduğu tespit edilmişse de çalışma gücü kaybını gösteren ya da maluliyet durumlarını gösteren bu oranların müvekkili Kurumca bağlayıcı olmadığını, Malullük kararının Kurum Sağlık Kurulunca alınması gerektiğini, işbu sebeplerle davaya konu olayda ATK’dan alınan raporlarda kanunda düzenlenen koşullar sağlanmadığından müvekkili Kurumca yapılan işlemin hukuka uygun olduğunu, davayı kabul etmemekle birlikte aksi kanaatte dahi diğer davalının sürekli iş göremezlik oranının değişip değişmeyeceğini Kurumun bilemeyeceğinden sürekli iş göremezlik oranındaki değişimi öngörmesi de mümkün olamayacağından iş bu davanın açılmasına da müvekkili kurum sebebiyet vermediğinden davanın kabulü halinde müvekkil kurum aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı ...; davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne; davalı ...'nun davacı şirket nezdinde çalışmaktayken 27.01.2014 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının %7,3 olduğunun tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; ATK raporunu kabul etmemekle beraber söz konusu ATK raporu ile ... raporları arasında büyük bir farklılık bulunduğunu, her iki rapor arasındaki maluliyet oranlarının neden farklı tespit edildiğinin ilgili raporlarda açıklaması bulunmamakla birlikte raporlar arasındaki açık çelişkinin giderilmeden Mahkeme tarafından davanın kabulü yönünde karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacının bahsetmiş olduğu Edirne İş Mahkemesinin 2015/77 E. sayılı dava dosyasında, Kurum davaya taraf olmadığından ve bu nedenle dava sürecindeki sağlık raporlarından da haberdar olamadığını, bu davanın açılmasına müvekkil Kurum sebebiyet vermediğinden müvekkil Kurum aleyhine yargılama giderleri ile vekalet ücretine hükmedilmemesi ve davanın reddi gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Adli Tıp Kurumu Adli Tıp 2. Üst Kurulunun 16.01.2020 tarihli 92 no.lu kararı doğrultusunda; "Davalı ...'nun davacı şirket nezdinde çalışmaktayken 27.01.2014 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası nedeniyle 11.10.2019 tarihinden itibaren E cetveline göre %7,3 olduğunun tespitine" karar verilmesi gerekirken," davalı ...'nun davacı şirket nezdinde çalışmaktayken 27.01.2014 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının %7,3 olduğunun tespitine" karar verilmesi hatalı olduğu gerekçesine dayalı olarak davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin kabulü ile Edirne 2. İş Mahkemesinin 17.05.2022 tarihli, 2021/397 Esas - 2022/119 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın kısmen kabul-kısmen reddine, Davalı ...'nun davacı şirket nezdinde çalışmaktayken 27.01.2014 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası nedeniyle Meslekte Kazanma Güç Kaybı Oranının 11.10.2019 tarihinden itibaren E cetveline göre %7,3 olduğunun tespitine, fazla talebin reddine, karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; cevap ve istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarla kararı bozulmasını istemiştir. 3. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyetin tespiti talepli davanın bölünebilir nitelikte olmadığından, davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu, Mahkemece eksik inceleme sonucu karar verildiği, davacı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği belirtilerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık davalı ...'nun 27.01.2014 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 95 inci maddeleri. 3. Değerlendirme Davacı şirketin, davalı ...'nun 27.01.2014 geçirdiği iş kazasına bağlı olarak Kurum ve YSK tarafından tespit edilen %16,2 oranındaki sürekli iş göremezlik derecesinin, yapılan itiraz üzerine Adli Tıp 3. İhtisas Kurulunca %20 oranında belirlenmesi üzerine, Kurum ve YSK raporu ile Adli Tıp raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi talebiyle açılan eldeki davada, yapılan yargılama sırasında Adli Tıp 2. Üst Kurulunca davacının 27.01.2014 tarihinde geçirdiği iş kazasına bağlı olarak, E cetveline göre %7,3 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağına karar verildiği, rapor içeriğinde Kurul Muayene tarihi olan 11.10.2019 tarihi öncesinde Adli Tıp Kurumu Üçüncü Adli Tıp İhtisas Kurulunun 01.10.2018 karar tarih ve 17551 Karar numaralı mütalaasında belirtilen meslekte kazanma gücü kaybına ilişkin %20 oranın uygun olduğu, aradaki farkın kişide daha önceden mevcut olduğu bildirilen sağ dirsek hareket kısıtlılığının Adli Tıp Kurumu Üçüncü Adli Tıp İhtisas Kurulunun 11.10.2019 tarihli muayenesinde saptanmamasından kaynaklandığının belirtilmesi karşısında, kurul raporunun kendi içerisinde hatalı değerlendirmeye dayalı olduğu anlaşılmakla, Mahkeme kararında, Adli Tıp 2. İhtisas Kurulunca, iş kazasına bağlı %7,3 oranında belirlenen sürekli iş göremezlik oranında azalma kaydı olmaksızın, baştan itibaren gerçekleşen iş gücü kaybı oranı olduğu gözetilmeksizin, 11.10.2019 tarihli muayene tarihinden itibaren sürekli iş göremezlik oranına yönelik karar verilmesi hatalı bulunmuştur. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/5728, K. 2024/7191, T. 26.06.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-5728-e-2024-7191-k-894f970d3882