Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/5326 E. 2024/7964 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/5326
- Karar No
- 2024/7964
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2022/564 E., 2023/321 K. KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasında Mahkemesinde görülen rücuan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı Kurum vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili asıl dava dilekçesinde özetle; Kurum sigortalısı ...'ın 23.07.1999 günü geçirdiği trafik- iş kazası sonucu vefat ettiğini, sigortalının hak sahiplerine toplam 78.172.10 TL peşin sermaye değerli gelirin 19.10.2011 onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan (... Sigorta A.Ş.'nin limit dahilinde) müştereken ve müteselsilen alınarak Kuruma ödenmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir. Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde özetle; aynı tarihli trafik-iş kazasında toplamda Kurum zararının 78.172,10 TL olduğunu belirterek öncelikle hukuki ve fiili irtibat nedeniyle iş bu dosyanın Ortaca 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinin 2021/116 E. sayılı dosyası ile birleştirilmesine, peşin sermaye ilk sıra değeri toplamı 78.172,10 TL nin % 60'nın tahsis, onay ve ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, (sigorta şirketi Poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile davanın ceza zamanaşımı yönünden de zamanaşımına uğradığını beyan ederek davanın zamanaşımı husumet yokluğundan usul ve esastan reddine karar verilmesini istemiştir. Davalılar ... ile ... duruşmadaki beyanlarında; bilirkişi raporunun aleyhe olan kısımlarını kabul etmeyerek kendilerinin ödeme yapacak güçlerinin olmadığını, sigorta şirketinden karşılanmasını istemişlerdir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 15.04.2022 tarihli ve 2021/116 Esas, 2022/125 Karar sayılı kararıyla; asıl davanın kısmen kabul kısmen reddi ile tahsilde tekerrür olmamak üzere; 31.268,84 TL peşin değerli gelirin onay tarihi olan 19.10.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı Kuruma verilmesine, (davalı ... yönünden dava tarihi olan 06.07.2012 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi ve poliçe limiti ile sorumlu olmak üzere) fazlaya ilişkin istemin reddine, birleşen davanın kısmen kabul kısmen reddine,15.634,42 TL peşin değerli gelirin onay tarihi olan 19.10.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı Kuruma verilmesine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. 2. Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 14.04.2016 tarihli ve 2015/3093 Esas, 2016/5640 Karar sayılı bozma kararında; inceleme konusu davada; davacı Kurum tarafından açılan rücu davasında, 23.07.1999 tarihinde meydana gelen trafik iş kazası nedeniyle vefat eden sigortalının hak sahiplerine bağlanan ilk peşin değerli gelirlerin tamamının asıl dava ile davalılar ... ile Güvence Hesabından tahsilinin talep edildiği, Mahkemece hükme esas alınan kusur raporunda davalı sürücü ...'nın % 40 kusurlu, işveren ... %20 kusurlu, Kurum sigortalısı kazalının %40 kusurlu olduğu, davalı ... Hesabının sorumluluğunun da davalı ...'nın kusur oranı nispetinde poliçedeki limitle sınırlı olduğunun belirtildiği, Mahkemece bozma ilamı doğrultusunda ...'ya ek dava açılması için davacı Kuruma süre verildiği, açılan davaların birleştirilerek yargılamaya devam edildiği anlaşılmış ise de Mahkemece ilk peşin değerli gelirin %60 kusur karşılığı tutarından asıl dava ve birleşen dava davalılarının müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması gerekirken; asıl dava yönünden ilk peşin değerli gelirin % 40 kusur karşılığından davalı ...'yı, birleşen dava yönünden ilk peşin değerli gelirin % 20 kusur karşılığından davalı ...'yı sorumlu tutmak suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve kanuna aykırı olduğundan bahisle karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; asıl ve birleşen davaların kısmen kabulü ile ( tahsilde tekerrüre düşülmemesi kaydı ile) davacı SGK tarafından bağlanmış 78.172,10 TL tutarındaki ilk peşin sermaye değerli gelirin %60 kusur karşılığı olan toplamda 46.903,26 TL'nin asıl davanın ve birleşen davanın davalıları olan Güvence Hesabından, ...'dan, ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek asıl davanın ve birleşen davanın davacısı olan SGK'ya verilmesine, kabul edilen 46.903,26 TL'ye davalı ... için dava tarihi olan 06.07.2012 tarihinden (poliçe limiti ile sınırlı olarak); diğer davalılar ... ve ... için ise PSD onay tarihi olan 19.10.2011 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, fazlaya ilişkin 31.268,84 TL'lik kısmın reddine, infazda tereddüt yaşanmaması adına, kurulan işbu hükmün hem asıl davayı hem de birleşen davayı kapsadığının bildirilmesine verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı Kurum vekili; kusur oranını kabul etmediğini belirterek kararı temyiz etmiştir. Davalı ... vekili; ceza zamanaşımının uygulanması gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, rücuen tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 21 ve 76 ncı maddeleri 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; kararın bozulmasını gerektirecek bir husus görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle davacı Kurum vekili ile davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 10.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.