Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/5227 E. 2024/6779 K. – İş Kazasından

Konu: İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5227
Karar No
2024/6779
Karar Tarihi
Konu
İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/130 E., 2022/1400 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Uzunköprü 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2015/273 E., 2019/603 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... tarafından kendi adına asaleten, diğer davalı ... adına vekaleten istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... tarafından kendi adına asaleten, diğer davalı ... adına vekaleten temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri ...'ın eşi, ..., ... ve ...'ın babası olan maktül ... ...'ın 1989 tarihinden bu yana resmiyette ...'a ait görünen fakat yönetime ilişkin tüm yetkilerin ... tarafından kullanıldığı ... Maden İşletmesinde maden işçisi olarak çalışmakta olduğunu, 03.01.2015 tarihinde Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı tarafından ... ve mal güvenliği açısından tehlikeli olması gerekçesiyle kapatılan ...'a ait madende dava konusu iş kazasının meydana geldiğini, kazanın 03.01.2015 tarihinde yerin 300-400 metre altından çıkarılan kömürlerin yuları çıkarılması sırasında meydana geldiğini, vagonların taşıma halatının kopması nedeniyle maktül ... ...'ın iki taşıma vagonu arasında kaldığını ve kafasının gövdesinden ayrılması suretiyle feci şekilde hayatını kaybettiğini, meydana gelen iş kazasında ... etkenin davalı işverenin İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve ilgili mevzuatları içe sayarak Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı tarafından ... ve mal güvenliği açısından tehlikeli olması gerekçesiyle kapatılan madeni izinsiz bir şekilde devam ettirmesi olduğunu, davalı iş yerinde çalışan işçilerin savcılık aşamasında vermiş oldukları ifadelerden de anlaşılacağı üzere, kaza tarihinde maden ocağının üretim izni olmamasına rağmen işçilerin ... güvenliğini tehlikeye atarak üretim faaliyetlerine devam edildiğini beyan ettiklerini, bu durum dahi işverenin işçilerin hayatını hiçe saydığını şüpheye mahal vermeyecek şekilde gösterdiğini, ayrıca maktülün çalıştığı süre boyunca iş güvenliği ile ilgili hiçbir eğitime tabi tutulmadığını, yapılan işin niteliği ve içerdiği riskler göz önüne alındığında bahsedilen eksikliklerin iş verenin üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmekten kaçındığını açıkça gösterdiğini, tüm bunların yanında davalı iş yerinde meydana gelen iş kazalarının oranının çok yüksek olduğunu, davalı işverenin meydana gelen iş kazalarının hiçbirini umursamamakta ve aynı sorumsuzlukla iş cinayetlerini işlemeye devam etmekte olduğunu, aynı maden ocağında yaklaşık 2 yıl önce halat kopması sonucu bir işçi yaralanmışken bugün aynı halatın kopması sonucu üç çocuk babası bir işçinin hayatını kaybettiğini, 22.12.1972 doğumlu ... ...'ın ölüm tarihinde 42 yaşında olduğunu, müteveffanın aldığı ücretin SGK kayıtlarında asgari ücret civarı görünmekte olduğunu ancak 26 yıldır aynı iş yerinde çalışan denetimli bir maden işçisi olması ve gündüzleri madende yer altında çalışmasının yanı sıra geceleri de aynı madende gece bekçisi olarak çalışması nedeniyle eline 3.000,00 TL civarı para geçmekte olduğunu, eşi ...'ın 07.05.1976 doğumlu olduğunu, eşinin ölüm tarihi itibariyle 39 yaşında olduğunu, eşinin ölümüyle birlikte henüz 13, 16 ve 19 yaşlarındaki 3 evladıyla beraber tek başına kaldığını, en çok ilgiye muhtaç oldukları ergenlik dönemlerinde olan, bir tanesi bakıma muhtaç halde engelli olan 3 çocuğu ile tek başına ilgilenmek durumunda olan müvekkilinin, çevresel faktörlerde göz önüne alındığında yeniden evlenmesi ve yeni bir destek bulması gibi bir olasılığın bulunmadığını, ... (16), ... (19), ...'ın (13) çocukluk çağında olduklarını, 22.12.1972 doğumlu 03.01.2015 kaza ve ölüm tarihinde 42 yaşında olup, PMF-1931 tablosuna göre kalan yaşam süresinin 28 yıl olduğunu, eğer ölmeseydi 70 yaşına kadar yaşama olasılığı bulunduğunu, buna göre toplam 28 yıl destek süresi olduğunu belirterek, geçici ödeme talebinin kabulüne, geçici ödeme talebi yerinde görülmez ise davalının araç ve taşınmazlarının ve kazanın meydana geldiği maden ocağının ruhsat kaydına tedbir konulmasına, davacı müvekkiller davacı eş ...'ın 242.775,52 TL, davacı ...'ın 10.682,83 TL, davacı ...'ın 18.207,77 TL destekten yoksun kalma tazminatının olay gününden başlayarak yasal faizi ile ödenmesine, müvekkiller ... için 100.000,00 TL, çocukları ..., ..., ...'ın her biri için 50.000,00 TL, toplam 250.000,00 TL manevi tazminatın olay gününden başlayarak gecikme faizi ile birlikte ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ...'a vekaleten kendi adına asaleten Av. ... cevap dilekçesinde özetle; davacı vekili müvekkili işveren ...'ı kendi iş yerinde çalışan sigortalı işçi olduğu gerekçesiyle tarafına husumet tevci ederek dava açtığını, iş yerinin 72594 ruhsat nolu maden sahasının ...'a ait olduğunun SGK 1652208 nolu iş yerinin müvekkili adına kayıtlı olduğu vergi dairesinde mükellef olduğunu, adı geçen yerlerden sorulduğunda iş yerinin müvekkili ...'a ait olduğunu takip etmiş olduğu davaların vekalet akdi hükümlerine göre yapılmış olmasına rağmen husumet yönünden davanın reddini, ayrıca davacı vekili davasının ... ...'ın varisleri adına açtığını ve ödenecek tazminatların bu kişinin varislerine ödenmesini talep ederek açmış olduğu davanın husumet yönünden reddine karar verilmesini, böyle bir kişinin iş yerinde çalışmadığını, bu nedenle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini, ayrıca davacı vekillerinin sahte bir belgeyi mahkemeye ibraz etmek suretiyle mahkemeyi yanıltmak suretiyle müvekkilinin araçlarına ihtiyati tedbir kararı almış olduklarını, itiraz üzerine bu belgenin sahte olduğunu söz konusu maden ocağının ...'a ait olduğunu, bu nedenle zanlılar hakkında Uzunköprü Cumhuriyet Savcılığına 2015/1132 soruşturma dosyası ile dava açıldığını, bu nedenle davacı vekillerinin davada taraf olduklarından vekalet akdine göre işlem yapmaları ve dava takip etmeleri yasa hükümlerine aykırı olduğundan gereğinin yapılmasını, 2008 yılında çalışması işveren tarafından durdurulan maden ocağının temizlenerek diğer ocaklarla irtibat haline getirilmesi için enerji ve tabi kaynaklar bakanlığı maden işleri genel müdürlüğünden 08.07.2014 tarih ve 54062 sayılı yazıları gereğince mal ve ... güvenliği sağlanması için maden mühendisi fenni nezaretçi kontrolü altında üretim amaçlı olmayan çalışmalara izin verildiğini (bu çalışmaların maden mühendisi fenni nezaretçi ..., maden mühendisi daimi nezaretçi ..., ocak çavuşu ... çalışmaların bu kişiler kontrolünde yapıldığı sırada), kaza neticesinde ölen işçi ... ...'ın tecrübeli bir işçi olup, iş sağlığı ve iş güvenliği eğitimi belgesinin bulunduğunu, birlikte çalıştığı işçilere iş güvenliği açısından bilgi veren bir kişi olduğuna dair tanıklık yapılabileceğini, ayrıca işverenin ölen işçi ... ...'ın varisleri ile anlaşarak Çorlu'dan bir daire, duyma engelli kızı ...'e 2.000,00 TL tutarında kulaklık ve her ay Denizbank Uzunköprü şubesindeki hesaplarına 500,00 TL yatırarak okuma durumunda olan çocukların okul masrafları karşılanması için toplam 5.400,00 TL yatırıldığına dair banka dekontları olduğunu, ..., ...'nın ve köy muhtarı ...'in yanında anlaştıklarına dair tanıklık yapacaklarını beyan etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; Mahkemece davaya konu iş kazasının meydana gelmesinde davalı işverenin % 90, davacılar murisinin % 10 oranında kusurlu olduğu kabulünden hareketle; "...Davanın kısmen kabulü ile 1- 242.775,52 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 03.01.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, 2- 18.207,77 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 03.01.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, 3- 10.682,83 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 03.01.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, 4- 40.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 03.01.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 5- 25.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 03.01.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 6- 25.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 03.01.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 7- 25.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 03.01.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine ..." şeklinde karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... tarafından kendi adına asaleten, diğer davalı ... adına vekaleten istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı ...'a vekaleten kendi adına asaleten Av. ... istinaf dilekçesi ile 20.02.2015 tarihli bilirkişi raporuna göre ... ...'ın kusurlu olduğunun tespit edildiğini, kendisinin işyeri hukuk müşaviri olduğunu, ...'ın parkinson hastası olduğunu, kusurlarının bulunmadığını, maden ocağının kapatıldığını, ocakların gaz ve hava sızdırmayacak şekilde kapatılması, temizlenerek işletilecek ocaklar ile sahada başka koordinatlarda açılacak ocaklarda çalışılacaksa da ... ve mal güvenliği açısından fenni nezaretçinin kontrolünde yapılmasına izin verildiğini, yapılacak keşfin gerekçe gösterilmeden iptal edildiğini, ... ...'ın iş tecrübesinin bulunduğunu, iş güvenliği sertifikası aldığını, mesul müdür olarak atandığını, mesul müdürlük sözleşmedeki tanıkların dinlenmesine karar verildiği halde gerekçe gösterilmeden tanıkların dinlenmesinden vazgeçildiğini, ... ...'ın asli kusurlu olduğunu, bilirkişi raporunda verilen %90'lık kusur oranına itirazlarının bulunduğunu, bilirkişilerin işin ehli olmadığını, yapılan ödemelerin raporda dikkate alınmadığını, maden konusunda uzman bilirkişilerce kusur raporunun yeniden aldırılması ve hesaplamanın bula göre yapılması gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne dair İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, yerinde görülmeyen davalıların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... tarafından kendi adına asaleten, diğer davalı ... adına vekaleten temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ...'a vekaleten kendi adına asaleten Av. ... sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21 inci maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci maddesi, 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalıların yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisine yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/5227, K. 2024/6779, T. 12.06.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-5227-e-2024-6779-k-5cdb6cd43167