Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/5099 E. 2024/5904 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5099
Karar No
2024/5904
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1137 E., 2023/2112 K. KARAR : Esastan red İLK DERECE MAHKEMESİ : Kırıkkale 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/391 E., 2022/210 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Belediyede 11.08.1999 - 27.04.2019 tarihleri arasında çeşitli birimlerde geçici işçi olarak çalıştığını, ilk işe başladığı tarihte davalı Belediyenin İmar Müdürlüğünde görevlendirildiğini, sırasıyla emlak muhasebe tahakkuk servisinde ve sonra Belediye başkan sekreteri olarak bilfiil çalıştığını, Kurum kayıtlarında hizmet süresinin eksik bildirildiğini tespit ettiğini, davalının işe başlama tarihini Kuruma bildirmediğini, primlerinin eksik yatırıldığını ve ücretlerinin de ödenmediğini, iş akdinin davalı tarafından haksız nedenle feshedildiğini, çalışma iddiasını kendisiyle aynı birimde görev yapan tanıkların beyanlarıyla ispatlayabileceğini, kendisiyle benzer nedenlerle davalıya karşı davasını kazanan emsal sigortalıların bulunduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davalı ... nezdinde, 11.08.1999 - 27.04.2019 tarihleri arasında hizmet akdiyle kesintisiz bir şekilde tam süreli olarak çalıştığının tespitini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, dosya kapsamında bulunan işe giriş, işten çıkış ve ücret belgelerinin incelenmesinde davacının davalı ... bünyesinde 5620 sayılı Kanun kapsamında geçici işçi olarak taşeron firmalarda veya İş - Kur kapsamında işçi olarak çalıştığını, davacının çalışmalarının 6 ayı geçmeyen sürelerde ve kesintili olduğunu, hizmetlerinin eksiksiz olarak Kuruma bildirildiğini, davalı Belediyenin kamu kurumu niteliği taşıdığını, bu nedenle davalı Kurumda kayıt dışı sigortalı çalıştırılamayacağını, Belediyede belgeye dayandırılmaksızın ücret ödenemeyeceğini, kayıtlara girmeyen ödemenin finansmanının mümkün olamayacağını, konu hakkında Yargıtay 10. ve 21. Hukuk Dairesinin emsal kararları bulunduğunu, sigortalılığın oluşumu yönünden çalışma olgusunun varlığının zorunlu olduğunu, eylemli ve gerçek biçimde çalışma saptanmadıkça hizmet akdine dayanılarak dahi sigortalılık söz edilemeyeceğini, 506 sayılı Kanun'un ilgili maddelerinde sigortalılar adına düzenlenmesi gereken belgelerin sayıldığını, kamu kurumu niteliğini taşıyan davalı Belediyede ücretlerin elden ödenmesinin söz konusu olamayacağını, zira kayıtlara girmeyen ödemelerin finansmanının da mümkün olamayacağını beyanla, davanın reddini istemiştir. 2.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, Kurum kayıtlarının incelenmesinde davalı tarafından davacı adına hizmet bildiriminde bulunulduğunun görüldüğünü, ancak davacının çalışmalarının aralıksız devam etmediğinin anlaşıldığını, 11.08.1999 - 27.04.2019 tarihleri arasında davalı Belediyenin yanı sıra dava dışı ... Temizlik İnş., İkra Grup, Birlik Hizmet Grup ve ... Personel Ltd. Şti. unvanlı şirketler üzerinden değişik zaman ve sürelerde hizmet bildirildiği, davacının daha önce Kırıkkale Belediye Başkanlığı aleyhine Kırıkkale İş Mahkemesinin 2011/595 E., 2012/604 K. sayılı dosyası ile 20.06.2006 - 24.08.2006 tarihleri arasında sigortalı olarak çalıştığının tespiti amacıyla dava açtığını, davanın reddedildiğini ve Yargıtay onamasından geçerek kesinleştiğini, 506 sayılı Kanun'un 79/1 inci maddesinde hangi belgelerin ne zaman Kuruma bildirileceğinin düzenlendiğini, Kurumun işverenler tarafından gönderilen belge ve bilgiler doğrultusunda işlem tesis ettiğini beyanla, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihtarname ve içeriği, dinlenen tanıkların beyanları, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu ile davanın kısmen kabulüne, davacının davalı ... Belediyesinde çalışmasına ait 2013/3 üncü dönem ile 2013/12 nci dönemi arasında toplam 360 gün, 2014/3 üncü döneminde 12 gün, 12014/4 üncü döneminde 14 gün, 2015/3 üncü döneminde 27 gün, 2015/4 üncü döneminde 30 gün, 2015/5 inci döneminde 30 gün, 2015/6 ncı döneminde 25 gün, 2016/1 inci döneminde 13 gün, 2016/8 inci döneminde 4 gün, 2016/9 uncu döneminde 19 gün , 2016/12 nci döneminde 7 gün, 2017/1 inci döneminde 23 gün, 2017/3 üncü döneminde 30 gün, 2017/4 üncü döneminde 20 gün, 2017/10 uncu döneminde 6 gün, 2017/11 inci döneminde 30 gün, 2017/12 nci döneminde 30 gün, 2018/1 inci döneminde 30 gün, 2018/2 nci döneminde 30 gün, 2018/3 üncü döneminde 30 gün, 2018/4 üncü döneminde 30 gün, 2018/5 inci döneminde 30 gün, 2018/6 ncı döneminde 13 gün, olmak üzere toplam: 843 gün çalışmasının Kuruma eksik bildirildiğinin tespitine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili; Mahkemece yeniden yargılama yapılması gerektiğini, yeniden değerlendirme olarak zayi olan haklarının yenilenmesi gerektiğini, gerekçeleri ve resen tespit edilecek gerekçelerle kararın kaldırılmasına ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı şirket vekili; Mahkeme kararının haksız ve hukuka aykırı olduğu, davacının eksik bildirilmiş herhangi bir çalışmasının bulunmadığını, kararın kaldırılması ve yeniden hüküm kurulması gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur. 3.Fer'i müdahil Kurum vekili; Mahkemece verilen kararın hukuka ve kanuna, dosya içeriğine aykırı olduğu, Mahkeme kararının kaldırılması ve davanın reddinin gerektiği belirterek istinaf isteminde bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ...fiili çalışmayı doğrulayan tanık beyanları ile banka kayıtları dikkate alınarak Mahkemece verilen karar yerinde olmuştur, gerekçesi ile istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri istinaf dilekçesi ile aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun 79 uncu, 5510 sayılı Kanun 86 ncı maddesi hükümleridir. 2. Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7 nci maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10 ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır. 3. Bu tür davalarda mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır. 3. Değerlendirme Somut olayda, yukarıdaki açıklamalar kapsamında yeterli araştırma yapılmadığı, Mahkemece dinlenen bordro tanıkların anlatımları davanın kısmen kabulüne dair eksik inceleme ile karar verildiği anlaşılmıştır. Mahkemece yapılacak iş; 1. Çalışmaların geçtiği ileri sürülen işyerinin resmi bir işyeri olması ve kamu kuruluşlarında çalışanların kayıtlara geçirilmesi ile ücret ödemelerinin belgelere dayandırılmasının asıl olduğu gözetilerek, davacının kim tarafından işe alındığı, çalışırken kimden emir ve talimat aldığı, çalışma arkadaşlarının kimler olduğu, davalı işyerinde hangi tarihlerde hangi işlerde çalıştığı, çalışma şekli, bildirim yapılmayan dönemlerde ücretini kimden ve ne şekilde aldığı, iş bu hususlarda beyanı alınarak ve eksik hususlar davacıya açıklattırılarak dava konusu somutlaştırılmalı, davacının beyanında belirttiği kişiler davada tanık olarak dinlenilmeli, gerekirse yeniden işyeri amir ya da bordrolu çalışanlarının beyanlarına başvurarak ve dosya içerisine alınan tüm deliller bu yönden yeniden değerlendirilerek varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken aksi kabul ile hüküm kurulması bozma nedenidir. 2. Yine Mahkeme hüküm fıkrasının infaza elverişli bulunmadığı, kısmen kabulüne karar verilen günlerin ayı mı dönemi mi kapsadığının anlaşılamadığı, örneğin 2013/3 üncü dönem ile 2013/12 dönemi arasında 360 gün yazılmak suretiyle 2013/12 nci dönem olmasının mümkün bulunmamasına, ay olması gerektiği anlaşılmakla ( 2013/3 üncü dönem Eylül-Aralık aylarına kapsadığı gözetildiğinde) hükmün çelişkili ve infazının mümkün bulunmadığı anlaşılmakla yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/5099, K. 2024/5904, T. 27.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-5099-e-2024-5904-k-bead36ffa50f