Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/4825 E. 2024/8736 K. – Alacak

Konu: Alacak

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4825
Karar No
2024/8736
Karar Tarihi
Konu
Alacak

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1151 E., 2023/2144 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 25. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/303 E., 2022/28 K. Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının eşi ...'ın 1979 yılında 2 arkadaşı ile birlikte Lübnan'ın başkenti Beyrut'a gezmek ve çalışmak maksadıyla gittiğini, 1979 yılında gidişinden itibaren 30 yıl haber alınamaması üzerine Ankara Batı 3. Sulh Mahkemesine başvurduğunu, Mahkemenin 24.10.2018 tarih 2016/1354 - 2018/926 E-K sayılı kararı ile ... için gaiplik kararı verildiğini, davacının 06.12.2018 tarihinde Yozgat Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne başvurarak ...'ın gaip olduğu tarihten itibaren kazanılmış olan SGK aylıklarının ödenmesi ve devam eden aylara ilişkin SGK tarafından aylık bağlanmasının talep edildiğini, mahkeme kararı esas alınarak 6.017,19 TL birikmiş aylık tutarı belirlendiğini, Medeni Kanun'un 35 inci maddesine göre gaiplik kararının ölüm tehlikesinin gerçekleştiği veya son haberin alındığı günden başlayarak hüküm doğuracağını, gaiplik kararının 1979 yılına ilişkin olduğunu, gaipliğin başlangıç tarihinden itibaren aylıkların zamanaşımına uğramayacağını, başvuru tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin aşılmadığını, aylık süresi hesaplamasında 1979 yılı tarihinin kullanılması gerektiğini ileri davacının gaiplik kararında belirtilen ve gaip olduğu tarih olan 1979 yılından itibaren geçmişe yönelik olarak bugüne kadar hak etmiş olduğu aylıklar için şimdilik dava tarihi itibariyle 1.000,00 TL nın yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep etmiş, 07.11.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile alacağını 65.560,01 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum işleminin yerinde olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile 65.560,01 TL fark aylığın 01.01.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde, Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Kurumca yapılan işlemlerde bir hata bulunmadığını ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili, davalı Kurum tarafından gaiplik kararına ilişkin Mahkeme kararı tarihinden itibaren aylık bağlandığını, başvuru tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin aşılmadığını, aylık süresinin hesaplanmasında 1979 yılının dikkate alınması gerektiğini, davalı Kurum tarafından haksız olarak temyiz kanun yoluna başvurulduğunu, bu başvurusunun reddini talep ettiklerini, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki ve temyiz başvurusundaki aleyhe hiç bir hususu kabul etmediklerini beyanla haklı davalarının tüm talepler yönünden kabulü gerektiğini belirtmiştir. 2. Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçesi ile benzer sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı murisinin gaipliğine karar verilmesi nedeniyle davacının hangi tarihten itibaren aylığa hak kazandığı ve buna bağlı olarak birikmiş aylık alacağı olup olmadığına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun' un ilgili maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dava açmada hukuki yararının bulunması dava şartlarından olduğu gibi temyiz yoluna başvuracak olan tarafın da temyiz yoluna başvuruda hukuki yararının bulunması gerekir. Davada haklı çıkmış olan taraf da hukuki yararı bulunmak şartıyla temyiz yoluna başvurabilir (HMK m. 361/2). İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurmayan veya süresini geçirdiği için istinaf yoluna başvurmamış olan taraf yönünden, verilen karar kesinleşeceği için artık bu tarafın temyiz yoluna başvurmasında hukuki yararı yoktur. Şayet karşı tarafın istinaf yoluna başvurması üzerine bölge adliye mahkemesi tarafından yeniden esas hakkında karar verilmiş ise o takdirde karara karşı istinaf yoluna başvurmamış olan taraf temyiz yoluna gidebilir. Zira bunda hukuki yararı vardır. İnceleme konusu eldeki davada, davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, istinaf yoluna başvurmadığı, bu itibarla davacı yönünden İlk Derece Mahkemesinin kararı kesinleştiğinden, temyiz yoluna başvurmasında hukuki yarar bulunmamaktadır. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; 1. Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin hukuki yarar yokluğu nedeniyle REDDİNE, 2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 18.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/4825, K. 2024/8736, T. 18.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-4825-e-2024-8736-k-5dadac9fc8f1