Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/4762 E. 2024/5434 K. – Hizmet Tespiti
Konu: Hizmet Tespiti
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/4762
- Karar No
- 2024/5434
- Karar Tarihi
- Konu
- Hizmet Tespiti
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2297 E., 2024/157 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Niğde İş Mahkemesi SAYISI : 2020/52 E., 2022/191 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın feri müdahil Kurum vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı feri müdahil Kurum vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının babası olan davalıya ait Niğde merkez Fertek köyünde bulunan ... Fırınında asgari ücret üzerinden ekmek dağıtım elemanı olarak 01.03.1998 - 17.06.2013 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığının tespitini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkilinin oğlu olduğunu, çalıştığı dönemlerde sigortalı olarak çalıştırıldığını, iş yerinde sürekli olarak çalışmadığını bu nedenle çalışmadığı dönemlerde sigortalarının yatırılmadığını, davalının diğer çalışanların sigortasını yatırıp oğlunun sigortasını yatırmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, sürekli çalıştığı iddiasının doğru olmadığını bu nedenle davanın reddini talep ettiği anlaşıldı. 2.Feri müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesindeki iddiaların asılsız ve ispata muhtaç olduğunu, davacı adına davalı tarafça farklı tarih aralıklarında işe giriş bildirgelerinin verildiğini ve bu dönemlere ilişkinde sigorta primlerinin düzenli yatırıldığını, bu bilgi ve belgeler dışında başkaca bir bilgi ve belgenin bulunmadığını, fiilen çalıştığını ve ücret aldığını prim belgeleri ve dönem bordroları ile ispat etmesi gerektiğini, davalı iş verenin tek başına kabulünün dahi yeterli olmayacağını resmi belge ve kayıtlar ile ispatın gerektiğini, davacının davasında haksız ve kötüniyetli olduğunu bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşıldı. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile dosya kapsamında dinlenen tüm tanık beyanlarının ortalamasından davacının davalı yanında baba-oğul ilişkisi ile yardım amaçlı değil işin görülmesi, ücret karşılığında çalışma ve bağlı çalışma şeklinde gerçekleşen işçi-işveren ilişkisi kapsamında çalışma olgusunun bulunduğu, gerek özlük dosyası ile bizzat davalı tarafça sunulan evraklardan 2013 yılı 12, 11, 6, 5, 4, 3, 2, 1 inci aylarına, 2012 yılının tamamı için, 2010 yılının 12, 11, 10, 9 uncu aylarına, 2008 yılının 11, 10, 9, 8, 7, 6, 5 inci ayları için, 2007 yılının 2, 1 inci ayları için, 2006 ve 2005 yıllarının tamamı için, 2004 yılının 12, 11, 10, 9 uncu ayları için ve 1998 yılının 2, 1 inci ayları için prim ve hizmet belgelerinin bulunması, gerek davalı iş yerinin 01.03.1998 de 5510 sayılı Kanun kapsamına alındığına dair belgeler, gerek SGK kayıtları ile davacının iddia ettiği tarih aralığına ilişkin bazı dönemlerin zaten bildirimlerinin yapılmış ve primlerinin yatırılmış olması, gerek özellikle kamu tanıklarının SGK'ya bildirim yapılan dönemler dışındaki tarihler için ayrı ayrı ispata yarar beyanlarının ortak ve uyumlu olması husuları bir kül halinde değerlendirildiğinde, davacının 04.03.1987 tarihinde başlamak üzere 06.07.2015 tarihine kadar davalı babasına ait ekmek fırınında özellikle ekmek taşıma işi olmak üzere bir kısım işlerde çalıştığı anlaşılmış olup davacının talebi 01.03.1998 - 17.06.2013 tarih aralığına ait olduğundan ve az önce açıklanan nedenler ile belli dönemlere ilişkin SGK bildirimleri prim ödemeleri zaten mevcut olduğundan davacının; 1-01.03.1998-30.07.1998, 04.09.2004-26.02.2007, 30.05.2008-15.11.2008, 23.09.2010-19.12.2010, 11.01.2012-25.04.2013, 27.05.2013-17.06.2013 tarih aralıkları için talepleri yönünden karar verilmesine yer olmadığına, 2-31.07.1998-03.09.2004, 27.02.2007-29.05.2008, 16.11.2008-22.09.2010, 0.12.2010-10.01.2012, 26.04.2013-26.05.2013 tarihleri arasında davacının davalıya ait ... Fırınında fiili çalışma olgusu ispata ulaştığından davacının bu tarih aralıklarında davalı yanında çalıştığının tespitine ve davanın bu suretle kısmen kabulüne dair karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde feri müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Feri müdahil SGK vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının davalı işveren yanında 01.03.1998-17.06.2013 tarihleri arasında çalışmalarının olduğunu ve davalı işverenin primlerini yatırmadığından dava açtığını, Mahkeme kararının davanın kabulüne ilişkin kısmı usul ve esas yönünden hukuka uygun olmadığını, bu kararın bu yönüyle kaldırılarak yeniden yargılama yapılması için dosyanın Mahkemeye gönderilmesine karar verilmesini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile feri müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin bir numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde feri müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri Feri müdahil SGK vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarlamıştır. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı madde hükümleridir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.