Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/4613 E. 2024/9057 K. – Hizmet Tespiti
Konu: Hizmet Tespiti
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/4613
- Karar No
- 2024/9057
- Karar Tarihi
- Konu
- Hizmet Tespiti
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/3032 E., 2024/28 K KARAR : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Düziçi 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2018/427 E., 2021/1034 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili ve feri müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının Osmaniye ili Düziçi ilçesi ... Ortaokulunda 22.10.1990 - 21.06.1991 tarihleri arasında ücretli öğretmen olarak görev yaptığını, görev yaptığı süre boyunca sosyal güvenlik işlemlerinin yapılmadığını iddia etmiş, davacının 22.10.1990 - 21.06.1991 tarihleri arasındaki sigortalılık hizmet sürelerinin tespitin talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı vekilinin iddialarının yersiz olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Feri müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının hizmetinin geçtiğini söylediği 22.10.1990 - 21.06.1991 tarihleri arasında dönem için hak düşürücü süre nedeniyle tespitinin istenemeyeceğini, davacı adına dava konusu döneme ilişkin olarak Kuruma verilen işe giriş bildirgesinin bulunmadığını, dava konusu dönemler için hak düşürücü sürenin dolduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davacının, davalı ... Bakanlığında 22.10.1990 - 21.06.1991 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve feri müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. B. İstinaf Sebepleri 1. Feri Müdahil vekili istinaf dilekçesinde, davanın hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, davacının davasını yazılı belge ile ispat edemediğini ileri sürmüştür. 2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde, davacının iddialarının yersiz olduğunu, dava konusu talebin 5 yıllık hak düşürücü süreye tabii olduğunu ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 22.10.1990 - 21.06.1991 tarihleri arasında ... Ortaokulunda ücretli öğretmen olarak çalıştığının tespitini talep ettiği, Kurum kayıtlarında davacıya ait 4/a çalışması olmaması nedeniyle sicil dosyası olmadığı, herhangi bir işe giriş ve çıkış bildirgesi de bulunmadığı, okulun sonradan ilköğretime dönüştüğü, 2004 yılında başka bir adrese taşındığı, taşınma sırasında ortaokul ve ilkokul arşivlerinin karıştığı, mevcut arşivde davacıya dair bir belge bulunmadığı anlaşılmakta ise de davacının dava dilekçesi ekinde sunduğu ek ders ücretleri defterinde tespitini talep ettiği sürelerde herhangi bir prim kesintisi olmadığı ve Kurum tarafından davacıya ait her hangi bir işe giriş bildirgesinin de bulunmadığı belirtildiğinden yönetmelikte belirtilen belgelerin bulunmaması karşısında dava tarihi itibariyle talep edilen sürelerin hak düşürücü süreye uğradığı açık olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olduğu gerekçesiyle HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulüne, yukarıda Esas ve Karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, davacının sadece ... bünyesinde çalıştığını, bu nedenle aynı işverende çalışması nedeniyle hak düşürücü süre işlemeyeceğini, hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının 22.10.1990 - 21.06.1991 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, mülga 506 sayılı Kanun'un 79/10 ve 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddeleri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Genel Hükümleri. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 6552 sayılı Kanun'un 11.09.2014 günü yürürlüğe giren 64 üncü maddesiyle, 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 7 nci maddesine eklenen 4 üncü fıkrada, hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talebi ile işveren aleyhine açılan davalarda, davanın Kuruma re'sen ihbar edileceği, ihbar üzerine davaya, davalı yanında fer'i müdahil olarak katılan Kurumun, yanında katıldığı taraf başvurmasa dahi kanun yoluna başvurabileceği belirtilmiş olup, 27.08.2018 tarihinde açılan eldeki davada, fer'i müdahil konumunda yer alan ... lehine vekalet ücretine hükmedilmesi yerinde değildir. 4- Diğer taraftan Bölge Adliye Mahkemesi kararı incelendiğinde, davacının İlk Derece Mahkemesinin kabul kararına karşı istinaf başvurusunda bulunmadığı halde, "davacı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulüne" şeklinde hatalı olarak hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. 3. Ne var ki bu yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 370 inci maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. Davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi ilamının hüküm kısmının I. fıkrası silinerek yerine "HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince davalı vekili ve feri müdahil Kurum vekilinin istinaf talebinin kabulüne, yukarıda Esas ve Karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına" cümlesinin yazılmasına, II. fıkrasının "D" bendi silinerek yerine “Davalı MEB kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine” rakam ve sözcüklerinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.