Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/4353 E. 2024/9613 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/4353
- Karar No
- 2024/9613
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2926 E., 2024/194 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Çorum 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/724 E., 2022/501 K. Taraflar arasındaki 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine dair karar verilmiştir. Kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvrunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili özetle; davacının 01.10.1988 ile 04.10.2000 tarihleri arası Esnaf Bağ-Kur hizmet tespitini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesi ile davacının 01.10.1988 tarihinde GA. ... sicil numarasıyla vergi mükellefiyeti başladığından ... Bağ- numaralı giriş bildirgesini Çorum Vergi Dairesi Müdürlüğünden tanzim ettirdiğini, 13.09.1988 tarihinde il müdürlüğüne verdiğini, 01.10.1988 tarihi itibariyle kayıt yaptırdığını, davacının 30.11.1988 tarihinden sonra prim ödemesi olmadığını Çorum 1.İcra Müdürlüğünün 1993/1238 Esas numaralı dosya ve prim borcunun tahsili için icra takibi başlatıldığını, davacı 15.04.1993 tarihinde icraya itiraz ettiğini, 16.06.1993 tarih ve 10109 sayılı yazı ile davacının sigortalılık tespit belgesi istediğini, işinin devam edip etmediğini İl Müdürlüğüne getirmediğini, davacının aleyhine Çorum 1. İcra Müdürlüğünün 1995/335 Esas sayılı dosyasının tekrar takibinin başlatıldığını, davacının icraya itirazda bulunduğunu, itirazın iptali davası sonucunda verilen E. 1996/25 sayılı K. 1996/188 karar ile davacının 01.10.1988-24.07.1990 tarihleri arasındaki vergi kaydına istinaden bu dönem prim ve gecikme borcundan sorumlu olduğunu, bu dönemler dışında vergi kaydı olmadığından bağ-kur sigortalısı da olamayacağını ve borçtan da sorumlu olamayacağını, davacı 31.08.2018 tarihinde Çorum Esnaf ve Sanatlar Sicili Müdürlüğünde 12.09.1988 tarihinde başlayıp halen devam adan sicil kaydı olduğunu, tarafına 01.10.1988 tarihinden 15.08.2005 tarihinde kadar hizmet verilmesini talep ettiğini, oda ve sicil kaydının devam etmesi kendi nam ve hesabına bağımsız çalışması olduğu anlamı taşımadığını, Çorum İş Mahkemesinin 1996/25 Esas 1996/188 sayılı kesinleşmiş kararına istinaden söz konusu istemi reddedildiğini, davacının işi terk etmesi nedeniyle borçlu bulunmadığını, 01.10.1988-24.07.1990 yılları arasında vergi mükellefi olduğunu bu tarihler dışında Bağ-Kur sigortalısı olmasının mümkün olmadığını, Çorum İş Mahkemesinin kararı da davacının iddiaları doğrultusunda olup, kesin hüküm nedeniyle davacının davasının reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, dosyaya celp edilen resmi kayıtlar, Çorum İş Mahkemesinin 1995/305 Esas, 1996/188 Karar sayılı kesinleşmiş ilamı ve dinlenen tanık beyanları kapsamında, davacının iddia ettiği dönemler bakımından Bağ-Kur sigortalısı olduğunu ispat edemediği anlaşıldığından ispatlanamayan davanın reddine, dair karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, hatalı karar verildiğini, beyan ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 1479 sayılı Kanunun geçici 18.maddesinin yürürlüğe girdiği 02.08.2003 tarihine kadar ve 5510 sayılı Kanun'un geçici 8 inci maddesinin yürürlüğe girdiği 01.10.2008 tarihine kadar davacının başvurusu üzerine veya Kurumca resen tescilinin yapılmadığı, rızaen veya icraen prim tahsili bulunmadığı, vergi kaydının bulunmadığı, bu dönem için sigortalı sayılmasını gerektirir şekilde bağımsız ve eylemli çalışması bulunduğunun ispat edilmediği anlaşılmakla, davanın reddine dair mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığı gerekçesi ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili özetle, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmekle birlikte kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 1479 sayılı Kanun kapsamında Bağ- Kur sigortalılık tespiti noktasına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 24.07.2003 tarihli 4956 sayılı Kanun'un 47 nci maddesi ile 1479 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 18 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.