Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/4274 E. 2024/5589 K. – Hizmet Tespiti
Konu: Hizmet Tespiti
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/4274
- Karar No
- 2024/5589
- Karar Tarihi
- Konu
- Hizmet Tespiti
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2905 E., 2024/59 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Giresun İş Mahkemesi SAYISI : 2019/175 E., 2022/462 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 14.01.2004 - 01.08.2017 tarihleri arasında davalılara ait işyerinde eksik bildirilen hizmet sürelerinin tespitine karar verilmesini talep etmiş; talebini açıkladığı beyanında, 24.09.2004 tarihinden itibaren tespit talebi bulunduğunu, ayrıca davacının 01.08.2016 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya başlaması nedeniyle, davacının bu tarihten sonraki hizmetinin SGDP tabi çalışma olarak tespitini talep ettiğini belirtmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının daha önce aynı işyerinde ortak olarak bulunduğunu, ancak ortaklık hissesini devrettiğini, davalıların kardeşi olması sebebiyle daha önce ortak olduğu işyerini sık sık ziyarete geldiğini, davacıyı 2012 - 2016 yıllarında işçi olarak işe aldıklarını, davacının 2016 yılında kendi isteği ile işten ayrıldığını ve kendisine işyeri açtığını, bu dönem dışında davacının iddia ettiği şekilde fiili şekilde çalışmasının olmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Fer'i Müdahil cevap dilekçesinde; davanın yasal süresi içerisinde açılmadığını, fiili ve gerçek çalışmanın kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ispatının zorunlu olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava dilekçesinde talep konusu yapılan 14.01.2004 ile 24.09.2004 tarihleri arasında 4/B sigortalılık kaydı bulunduğu, 25.02.2012 -09.07.2016 tarihleri arasında davalılar adına kayıtlı 1023198 sicil numaralı işyerinden hizmet bildiriminde bulunulduğu, davalı işyerinin 25.02.2012 tarihinde Kanun kapsamına alınması nedeniyle bu tarihten öncesine ait dönem bordrolarının gönderilemediği, gönderilen dönem bordrolarında ise tek bordro tanığının davacı olması nedeniyle başkaca bordro tanığı dinlenemediğini, ... Caddesi No: 48 adresinde kurulu işyeri için davalılardan ...'a ait vergi levhasında işe başlama tarihinin 06.10.1998 olduğu, faaliyet alanının kuruyemiş parakende ticareti olduğunun kayıtlı olduğu, Giresun Vergi Dairesi tarafından işletmenin 01.01.1999 tarihinde ...-...-... Ortaklığı şeklinde faaliyete başladığı, 30.09.2003 tarihinde ...'un ortaklıktan ayrılarak işyerinin ... ortaklığı olarak halen faaliyetine devam ettiğinin bildirildiği, davaya konu dönemde bordro tanığı tespit edilemediğinden kolluk ve vergi dairesi vasıtasıyla komşu işyeri araştırması yaptırıldığı, dinlenen komşu işyeri tanıklarının davacının dava konusu yapılan tarihler arasında iddia edildiği şekilde çalıştığına dair net beyanda bulunamadıkları, davacının işyerine gelip gittiğine dair beyanlar olduğu ancak bu gelişlerin ziyaret amaçlı ya da işçi vasfıyla çalışma amaçlı olup olmadığı, haftada kaç gün gelindiği, hangi saatler arasında işyerinde bulunulduğu hususlarında hüküm kurmaya elverişli şekilde beyan olmadığı, tanıklar tarafından davacının işçi vasfıyla çalıştığının tanımlandığı tarihlerin ise Kuruma bildirilmiş olduğu, bildirim bulunmayan döneme ilişkin iddia konusu hususta yazılı delil bulunmadığı, iş sözleşmesi, ücret bordrosu, ödeme belgesi, çalışma belgesi, Kurum ya da Vergi Dairesi tarafından yapılan tespit olmadığı, davacının dava konusu dönemde kesintisiz şekilde hizmet akdiyle çalıştığının hüküm kurmaya elverişli şekilde ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili; tanıkların davacının dava konusu yapılan tarihler arasında iddia edildiği şekilde çalıştığına dair net beyanda bulunamadıkları gerekçesi ile davanın reddi kararı verilmişse de tanık ... ve ...'nun davacının 2004-2007 yılları arasında işçi olarak davalı ...'un yanında çalıştığını ispatlayacak nitelikte beyanda bulunduklarını, bu beyanlar göz ardı edilerek sadece aleyhe olan tanık beyanlarının dikkate alınmasının usul ve yasalara aykırı olduğunu belirterek kararı istinaf etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 25.02.2012-09.07.2016 tarihleri arasında hizmetlerinin bildirildiği, davacı dışında bordrolu çalışan tespit edilemediği, dava konusu tarihleri kapsayacak şekilde davalı işyerine komşu işyerlerinde çalışması bulunan komşu işyeri tanıklarının beyanlarına göre de davacının talep konusu tarihlerde çalıştığını ispat edemediği, davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davacının istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, istinaf dilekçesinde belirttiği sebepleri tekrar ederek temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanunun 79. ve 5510 sayılı Kanunun 86 ncı maddeleridir. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle ; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.