Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/4179 E. 2024/12169 K. – Hizmet Tespiti

Konu: Hizmet Tespiti

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4179
Karar No
2024/12169
Karar Tarihi
Konu
Hizmet Tespiti

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2900 E., 2024/136 K. KARAR : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 12. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/215 E., 2020/253 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının kabulüne, kararın kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce yapılan inceleme sonunda kararın bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. Direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan gündem ve dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, müvekkilinin davalı ...'a ait ticari takside şoför olarak çalıştığını, çalışmalarının bir kısmının bildirildiğini, bildirilmeyen 01.06.2006-03.09.2010, 01.02.2012-22.09.2016 tarihleri arasında bildirilmeyen hizmetlerinin tespitini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı işveren vekili, davanın öncelikle hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiğini, davacının iddia edilen dönemde çalışması bulunmadığından davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu belirterek reddini istemiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili, hak düşürücü sürenin dolduğunu, davacının iddiasını yazılı belgeler bağlamında somut ve inandırıcı delillerle kanıtlaması gerektiğini beyanla, davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ... hakkındaki davasının reddine, ... aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve feri müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B.İstinaf Sebepleri Davalı ... ve fer'i müdahil Kurum vekilleri kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... ve fer'i müdahil Kurum vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Daire bozma ilamında; dava konusu hizmetlerle ilgili olarak davalı işveren tarafından davacının 03.09.2010-30.01.2012 tarih aralığında tam bildirimli olduğu, davacının ise aynı ticari takside yani aynı işyerinde 01.06.2006-03.09.2010, 01.02.2012-22.09.2016 tarihleri arasında da çalıştığını, dolaysıyla 01.06.2006-22.09.2016 tarihleri arasında aynı işyerinde blok çalışmasının bulunduğunu belirterek eksik bildirilen hizmetlerin tespiti için eldeki davayı 12.05.2017 tarihinde açmış olması nedeniyle davada hak düşürücü sürenin geçmediği gerekçesiyle bozulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesince Verilen Direnme Kararı Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile davacının, 03.09.2010-30.01.2012 tarihleri arası dönemde sigortalılık bildirimini yapan 1391635.35 sicil numaralı işyeri ... adına tescilli olup; davacının iddiası ise tüm çalışmanın ... adına 1230811.35 sicil numarasıyla tescilli işyerinde geçtiğine yöneliktir. İki ayrı işveren mevcut olup İlk Derece Mahkemesince,"davalı ... hakkındaki davasının reddine, davacının davalı ... hakkındaki davasının kısmen kabulüne," karar verilmiş ve davacı tarafça kanun yolu başvurusuna konu edilmeyen İlk Derece Mahkemesi kararındaki bu yaklaşım, davacı yönünden kesinleşmiş; ... işyerinden yapılan bildirimlerin, ... adına tescilli işyerine aktarılması gibi bir yaklaşım benimsenmeyip, farklı ve bağımsız işyerlerinin varlığı kesin hükümle de belirlenmiştir. ... adına 1391635.35 sicil numarasıyla tescilli işyerinin Kanun kapsamına alınma tarihi 03.09.2010 tarihi olup tescil edilen işyerindeki ticari taksinin plakası...; ... adına 1230811.35 sicil numarasıyla tescilli işyerinin Kanun kapsamına alınma tarihi 05.04.2004 tarihi olup tescil edilen işyerindeki ticari taksinin plakası ise ...'dir. Davalılar arasında taksi devri veya birlikte işletilmesi durumu bulunmamaktadır. Kayıtlarla sabit olduğu üzere, 03.09.2010 tarihi sonrasında 5510 sayılı Kanun kapsamında iki ayrı işyeri, bu işyerlerinin farklı işverenleri ve bu işyerlerinden farklı dönemlerde davacı adına yapılan sigortalılık bildirimleri mevcuttur. ... adına tescili işyerinden ilk bildirim 01.02.2012 tarihi itibariyle gerçekleşmiş olup, bu tarih öncesinde farklı işveren adına tescilli işyerinden bildirimleri bulunan davacının, ... adına tescilli işyerinde geçtiğini iddia ettiği 02.11.2006-02.09.2010 tarihleri arası süreye ilişkin ve diğer çalışma dönemlerinden ayrı bir dönem olduğu için bağımsız bir çalışma periyodu olarak değerlendirilmesi gereken çalışma iddiasının, konuya ilişkin yasal düzenleme ve yerleşik Yargıtay içtihatları ışığında dava tarihi itibariyle hakdüşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle dinlenilmesi olanağı bulunmadığından; sıralanan maddi ve hukuki olgular ile bozmaya konu karar gerekçesi ışığında yapılan değerlendirme sonucunda, bozma gerekçelerine uyulması mümkün olmadığından; oluşan vicdani kanaate dayalı önceki kararda direnilmesine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesince yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; direnme kararının usul ve yasaya aykırı olduğu, hak düşürücü sürenin gerçekleşmediğini kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Uyuşmazlık Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. D. Gerekçe 1. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 ve 373 üncü maddeleri ile 506 sayılı Kanun'un 79, 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı madde hükümleridir. 2. Değerlendirme Davacı adına 03.09.2010-30.01.2012 tarihleri arası (... ticari taksi işletme) ... sicil numaralı işyeri ..., 1.2.2012-22.9.2016 tarihleri arası (... ticari taksi işletme) ... sicil no.lu ... işyerinden bildirim yapıldığı, davacı tarafından her ne kadar talep konusu 2006-Aralık 2016 tarihleri arası dönemde ... plakalı araçta sürekli çalıştığı iddiası ile açılan davada İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün davacı tarafından temyiz edilmemesi üzerine uyuşmazlığın 2.11.2006-2.9.2010 tarihleri arasındaki dönemle sınırlanması ve 03.09.2010 tarihi sonrası bildirimli fiili olarak 2 ayrı tescili iş yerinin bulunması karşısında 03.09.2010 tarihi öncesi dönem dava tarihi itibariyle hak düşürücü süreye uğradığı açık olup direnme kararındaki gerekçeler gözetildiğinde direnme kararının yerinde olduğu, Dairemize ait anılan bozma ilamının ortadan kaldırılması gerektiği anlaşılmıştır. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 373 üncü maddesinin beşinci fıkraları uyarınca ONANMASINA, Kararın bir örneğinin Bölge Mahkemesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 02.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/4179, K. 2024/12169, T. 02.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-4179-e-2024-12169-k-86b29d474e1c