Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/3589 E. 2024/13361 K. – Ödeme Emrinin

Konu: Ödeme Emrinin İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3589
Karar No
2024/13361
Karar Tarihi
Konu
Ödeme Emrinin İptali

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1787 E., 2023/2081 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Muş 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2019/459 E., 2021/446 K. Taraflar arasındaki ödeme emrinin iptali davasından yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Kurumca müvekkilleri aleyhine müştereken ve müteselsilen sorumluluk gereğince sınırlı sorumlu ... Konut Yapı Koop.'ne ait 1993/07- 2000/09 arasına ilişkin 520.000,00 TL prim borç çıkarılarak ödeme emirleri gönderildiğini, öncelikle prim borçlarının ait olduğu yıllar itibariyle zamanaşımına uğradığını, diğer taraftan prim borçlarının ... Yapı Kooperatifi tüzel kişiliğine ait olduğundan husumet itirazında bulunduklarını belirterek borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili; müvekkili Kurum kayıtlarında işlem gören SS Şule Konut Yapı Kooperatifi yapım işlerine ait işyerinin Diyarbakır Rehberlik ve Teftiş Grup Başkanlığının 04.10.2004 tarih ve 92/KD/70 sayılı raporu ile 20.07.1993 tarihinden itibaren resen tescil edildiğini, Kooperatif bina inşaatına 64.840.791.840 TL fark prim borcu ile 7.759,80 TL idari para cezası tahakkuk ettirildiğini, bu borçlara ilişkin olarak icra takip, haciz ve satış servisleri tarafından 2005, 2008 ve 2010 yıllarında yapılan ödeme emirlerinin 05.04.2010 tarihinde tebliğ edildiğini, 5510 sayılı Kanun'un 88 inci maddesi hükmüne göre tüzel kişiliğe ait işverenlerin ödenmeyen prim ve prime ilişkin borçlarından dolayı üst düzey yöneticileri, yetkilileri, kanuni temsilcileri (yönetim kurulu üyeleri, limited şirket müdürleri ve diğerleri) görev yaptıkları dönemlere ait borçlardan tüzel kişilikle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, kooperatif yönetim kurulu üyelerinin de 1163 sayılı Kooperatif Kanunu gereği icra organı olduklarından tüzel kişiliğin prim borçlarında sorumlu olduklarını, diğer taraftan 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35 inci maddesine göre zamanaşımı süresinin geçmediğini ve 103 maddesine göre de ödeme emrinin tebliğ edilmesi ile zamanaşımının kesildiğini ileri sürerek, Kurum işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile davacı vekilinin dava dilekçesinde öncelikle zamanaşımı hususuna dayandığı, Erzurum BAM 2018/992 Esas ve 2019/1423 Karar sayılı kararındaki 08.12.1993 günü öncesine ve 06.07.2004 sonrasına ilişkin prim ve diğer alacaklar yönünden zamanaşımı süresinin 10 yıl aradaki dönemde ise 5 yıl olduğu şeklindeki kararı doğrultusunda takip dosyalarına konu 07/08/09-1993 dönemlerine ilişkin prim borçlarında zamanaşımı 10 yıl, 05/06/07/08/09-1994, 05/06/07/08/09-1995, 05/06/07/08/09-1996, 05/06/07/08/09-1997, 05/06/07/08/09-1998, 05/06/07/08/09-1999 ve 05/06/07/08/09-2000 dönemlere ilişkin zamanaşımı 5 yıl olarak uygulanacağı, bu durumda 05/06/07/08/09-1994, 05/06/07/08/09-1995, 05/06/07/08/09-1996, 05/06/07/08/09-1997, 05/06/07/08/09-1998, 05/06/07/08/09-1999 tarihine ait prim borçları ...'a tebliğ tarihi olan 08.09.2005 tarihinde 5 yıllık sürenin dolması nedeniyle, 07/08/09-1993 yılına ait prim borcu ise 10 yıllık sürenin dolması nedeniyle zamanaşımına uğramıştır. 05/06/07/08/09-2000 yıllarına ait prim borçları ise 506 sayılı Kanun 80/5 ve 6183 sayılı Kanun 102/1 maddesi gereği takip eden takvim yılı sonunda 31.12.2005 tarihinde zamanaşımına uğrayacak olup 08.09.2005 tarihinde bu döneme ilişkin prim borçları yönünden zamanaşımı kesilmiştir. 6183 sayılı Kanun madde 103'teki "Aşağıdaki hallerde tahsil zamanaşımı kesilir:1. Ödeme, 2. Haciz tatbikı, 3. Cebren tahsil ve takip muameleleri sonucunda yapılan her çeşit tahsilat, 4. Ödeme emri tebliği,5. Mal bildirimi, mal edinme ve mal artmalarının bildirilmesi,6. Yukardaki 5 sırada gösterilen muamelelerden her hangi birinin kefile veya yabancı şahıs ve Kurumlar mümessillerine tatbikı veya bunlar tarafından yapılması, 7. İhtilaflı amme alacaklarında kaza mercilerince bozma kararı verilmesi, 8. Amme alacağının teminata bağlanması, 9. Kaza mercilerince icranın tehirine karar verilmesi, 10. İki amme idaresi arasında mevcut bir borç için alacaklı amme idaresi tarafından borçlu amme idaresine borcun ödenmesi için yazı ile müracaat edilmesi. 11. (Ek: 25/12/2003-5035/5 md.) Amme alacağının özel kanunlara göre ödenmek üzere müracaatta bulunulması ve/veya ödeme planına bağlanması. Kesilmenin rasladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren zamanaşımı yeniden işlemeye başlar. Zamanaşımının bir bozma karariyle kesilmesi halinde zamanaşımı başlangıcı yeni vade gününün rasladığı; amme alacağının teminata bağlanması veya icranın kaza mercilerince durdurulması hallerinde zamanaşımı başlangıcı teminatın kalktığı ve durma süresinin sona erdiği tarihin rasladığı; takvim yılını takip eden takvim yılının ilk günüdür." şeklindeki düzenlemesi gereği 08.09.2005'te kesilen zamanaşımı 01.01.2006 tarihinde tekrar işlemeye başlamış ve 01.01.2011 tarihinde dolduğu, davalı Kurum tarafından 05/06/07/08/09-2000 yıllarına ait prim borçları yönünden 08.09.2005 tarihinden sonra Kurum alacağının tahsiline ilişkin 2012/011013 no.lu takip dosyasından bir kısım 05.11.2012, 17.01.2013 ve 01.07.2015 tarihlerinde, 2014/010528 no.lu takip dosyasından 26.02.2014 tarihinde ödeme emri düzenlendiği, ancak davacılara bu ödeme emirlerinden ilk tebliğ işlemi 2014/010528 no.lu takip dosyasına ait 26.02.2014 tarihli ödeme emri davacı ...'a 03.03.2014 tarihinde tebliğ edildiği, dolayısıyla 05/06/07/08/09-2000 yıllarına ait prim borçları için 08.09.2005'te kesilen zamanaşımı 01.01.2011 tarihinde dolduktan sonra yapılan ödeme emrinin tebliği işleminin tekrar zamanaşımını kesmesi söz konusu olmayacağı için bu döneme ilişkin prim borcunun da zamanaşımına uğradığı kanaatine varılmakla; davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... tarafından açılan davanın kabulü ile 1-)Davaya konu olan SGK'nın 2005/010170, 2008/010310, 2008/010311, 2012/011013, 2014/010528 takip dosyalarındaki prim ve idari para cezası borçlarından dolayı Kuruma borçlu bulunmadıklarının tespitine, 2-)Davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... tarafından Kuruma yapılan ödemelerin kendilerine iadesine, 3-)Davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden verilen ihtiyati tedbir kararının, kararın kesinleşmesine kadar devamına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı Kurum vekili; davacıların kooperatifin yönetim ve diğer organlarında görevli olduklarından dolayı yasal sorumluluklarının bulunduğunu, dava dışı kooperatif tarafından süresi içerisinde özel bina inşaatının bitirildiğine ilişkin olarak gerekli bildirim yapılmadığını, Kurum tarafından bu hususun araştırılarak tespit edildiğini, davanın bu kapsamda haksız ve kötü niyetli olup bu hususun dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiğini, ...'ın 20.09.2005 tarihli ödeme emrine ilişkin itiraz dilekçesinin içeriğinde dahi kooperatifin yönetim kurulu olarak iş bu borçtan haberdar olduklarının açık olduğunu, Şule Konut Yapı Kooperatifi kooperatif yapım işlerine ait işyerinin Diyarbakır Rehberlik ve Teftiş Grup Başkanlığının 04.10.2004 92\KD\70 sayılı rapor ile 506 sayılı Kanun kapsamında 20.07.1993 tarihinde resen tescil edildiğini, Kooperatif adına 5280.00m2 özel bina inşaatı bitirilmiş 64,840,791,840 TL (eski para ile) fark prim borcu tahakkuk ettirildiğini ve 506 sayılı Kanun'un 4958 sayılı Kanun ile değişik 140 ıncı maddesinin (b,c,d\1) fıkraları uyarınca 7,759,80 TL idari para cezası tahakkuk ettirildiğini, idari para cezasının 29.08.2005 tarihli 8462 sayılı ve 2005\170 icra takip numarası ile icraya intikal ettirildiğini, bu borçlara ilişkin olarak icra takip, haciz ve satış servisleri tarafından 2005, 2008, 2010 yıllarında yapılan ödeme emirlerinin 05.04.2010 tarihinde tebliğ edildiğini, ödeme emirleri tebliğe çıkarıldığından, her bir ödeme emrinin tebliği ile birlikte kesilen zamanaşımı süresinin yeniden işleyemeye başladığını, bu itibarla zamanaşımı süresinin dolmadığını, ayrıca borca ilişkin tebligatın yönetim kurulu başkanına yapılmış olduğundan dolayı yapılan tebligatın diğer üyeler açısından da bağlayıcı olduğunu ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı mevcut delil durumu ileri sürülen istinaf nedenleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki nitelendirmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamakla davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle;istinaf gerekçelerini tekrarlamıştır. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 88 inci maddesi, 6183 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi hükümleridir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/3589, K. 2024/13361, T. 19.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-3589-e-2024-13361-k-e6e74a4e2994