Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/3571 E. 2024/9067 K. – Kurum İşleminin

Konu: Kurum İşleminin İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3571
Karar No
2024/9067
Karar Tarihi
Konu
Kurum İşleminin İptali

MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1285 E., 2023/1624 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bitlis 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2021/670 E., 2022/189 K. Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacının oğlu olan ... ’un 26.03.2015 tarihinde geçirdiği iş kazası neticesinde vefat ettiğini, söz konusu olay hakkında Van 1. İş Mahkemesinin 2015/715 Esas numarası üzerinden tazminat davası açıldığını ve halen davanın derdest olduğunu, aynı olaya ilişkin olarak müteveffanın annesine ölüm geliri bağlandığını, ancak Kurumca davacının talebinin reddedildiğini belirterek müvekkili ...'a iş kazası sigorta kolundan ölüm aylığı (geliri) bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 5510 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesine göre anne ve babaya aylık bağlanabilmesi için diğer çocuklardan hak kazanılan aylık/gelirler hariç olmak üzere gelir/aylık bağlanmamış olması şartı arandığını, ayrıca yine 2018/38 sayılı genelgede "ana ve babaya aylık bağlanabilmesi için her türlü kazanç ve irattan elde etmiş olduğu gelirinin asgari ücretin net tutarından daha az olması" gerektiğinin belirtildiğini, dolayısıyla davacının ... oğlu ... 'dan aylık almasının hukuka ve yasaya uygun olmadığını, davacının, müteveffanın annesine aylık bağlandığı halde kendisine bağlanmamasını dava konusu etmişse de; kanun ve genelgede belirtildiği üzere kendisine bağlanmış bulunan "yaşlılık aylığının" varlığı iş kazası sigorta kolundan ölüm aylığı alması önünde engel teşkil etmediğini, bu nedenlerle davacının aylık bağlanmasının gerektiğinin tespitine ilişkin açmış olduğu dava hukuka aykırı olduğundan reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 03.05.2021 tarihi itibariyle ölüm geliri talebinde bulunduğu, bu tarih itibariyle kendi sigortalılığı nedeniyle yaşlılık aylığı aldığından 5510 sayılı Kanun'un 34/1-d maddesi uyarınca talep tarihi itibariyle hak sahibi olma niteliği bulunmadığından davacıya ölüm geliri bağlanmasının mümkün olmadığı, 5510 sayılı Kanun'un 34/1-d maddesi uyarınca anne veya babaya bağlanabilecek toplam %25 oranındaki ölüm gelirinin sigortalının ölüm tarihini takip eden aybaşından itibaren tek başına anneye bağlandığı ve halen bu oran üzerinden ödendiği; şayet davacı baba, anneyle birlikte ölüm gelirini almaya hak kazanmış olsaydı anneye bağlanan toplam gelir ikiye bölünmek suretiyle anne ve babaya bölüştürüleceği, evlilik birliği içerisinde olan anne ve babanın bu yönüyle de hane bazında herhangi bir ölüm geliri kaybı olmadığı hususları dikkate alınarak davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının açmış olduğu iş kazasından kaynaklı maddi manevi tazminat davasında, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararda; davacının, ölüm geliri için Kuruma başvurması, reddedilmesi halinde dava açması için süre verilmesine karar verilmesinin istenmesinin ardından eldeki davanın açıldığını, ilgili yasal hükümler çerçevesinde davanın kabulü yerine yazılı şekilde hüküm tesisinin gerektiğini, ayrıca 2016 tarihinde müteveffanın annesine ölüm geliri bağlanması karşısında aynı talebin davacı için de geçerli olabileceğinin değerlendirilmemesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; kararın haksız ve hukuka aykırı olduğu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazası neticesinde vefat eden oğlundan dolayı ölüm geliri bağlanması istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 20, 34, 55, 97 nci maddeleri 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Davacı hak sahibi baba tarafından Kurum işleminin iptali ve ölüm geliri bağlanması istemi ile açılan davada yapılan yargılama sonucunda, "davacının 03.05.2021 tarihi itibariyle ölüm geliri talebinde bulunduğu, bu tarih itibariyle kendi sigortalılığı nedeniyle yaşlılık aylığı aldığından 5510 sayılı Kanun'un 34/1-d maddesi uyarınca talep tarihi itibariyle hak sahibi olma niteliği bulunmadığından davacıya ölüm geliri bağlanmasının mümkün olmadığı, 5510 sayılı Kanun'un 34/1-d maddesi uyarınca anne veya babaya bağlanabilecek toplam %25 oranındaki ölüm gelirinin sigortalının ölüm tarihini takip eden ay başından itibaren tek başına anneye bağlandığı ve halen bu oran üzerinden ödendiği" gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi isabetli ise de bu davanın sigortalı hak sahipleri olan anne ve baba tarafından açılan destekten yoksun kalma tazminatında baba desteğinin olup olmadığı konusunda süre verilerek açıldığı ve tazminat davasında bekletici mesele yapıldığı anlaşılmış olup, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 22.06.2018 tarih 2016/5 E - 2018/6 K. sayılı kararı uyarınca, ana ve/veya babanın çocuğunun haksız fiil ve veya akde aykırılık sonucu ölmesi nedeniyle açtığı destekten yoksun kalma tazminatı davalarında, destek ilişkisinin varlığının ispatı için Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından gelir bağlanması şartının aranmayacağı, destekten yoksun kalma tazminatı davalarında çocukların ana ve/veya babaya destek olduklarının karine olarak kabulünün gerektiği, bu nedenle tazminat davasında bu uyuşmazlıkla ilgili kararın bu yönü ile sonuca etkisi bulunmadığı anlaşılmakla, kararın bu ilave gerekçe ile onanmasına karar verilmiştir. 3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/3571, K. 2024/9067, T. 26.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-3571-e-2024-9067-k-bbd5e31a4904