Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/2312 E. 2024/2954 K. – Bağ-Kur Sigorta
Konu: Bağ-Kur Sigortalılık Tespiti
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2312
- Karar No
- 2024/2954
- Karar Tarihi
- Konu
- Bağ-Kur Sigortalılık Tespiti
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/961 E., 2023/1177 K. KARAR : Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 29. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/6 E., 2021/465 K. Taraflar arasındaki Bağ-Kur sigortalılık tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, davacının 01.09.1985 -25.05.1989 tarihleri arasında Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafından ödenen primlerle ilgili kayıt belgelerinin Mahkemeye bildirildiğini, davacı tarafından 31.12.1985 tarihinde 2.352,00 TL ve 31.01.1986 tarihinde de 2.688,00 TL'si olarak ödenen primlere ait makbuzların dosyaya ibraz edilememiş olduğu belirtilmiş ise de davacı tarafından 37 yıl önceye dayanan evrakların sunulmasının somut olarak mümkün olmadığını, Kurumun vermiş olduğu yanıt doğrultusunda talep edilen evrakı sağlamasının hukuken mümkün olmadığını belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Somut olayda; davacının 01.09.1985-25.05.1989 tarihleri arasında vergi kaydının ve 18.05.2017 tarihinde Bağ-Kur'a tescil başvurusunun bulunduğu, davacının 31.12.1985 tarihinde 2.352,00 TL ve 31.01.1986 tarihinde 2.688,00 TL prim ödediği ve bu ödemelerin Kurum kayıtlarında gözüktüğü gibi taraflar arasında bu yönde bir ihtilafın da bulunmadığı; davacının 1479 sayılı Kanun'un Geçici 18 inci maddesinin yürürlüğe girdiği 02.08.2003 tarihine kadar kayıt ve tescili amacıyla Kuruma başvurusu bulunmasa dahi 31.12.1985 ve 31.01.1986 tarihlerinde prim ödemesi bulunduğundan 1479 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesine göre resen tescilinin gerektiği, prim ödenmesinin tescil başvurusu olarak kabul edilmesi gerektiği gibi Kurumun uhdesinde tuttuğu prim ödemelerini iade etmediği; Kurumun prim ödemeleri ile amaçlanan hukuksal gayeyi gözardı ederek 31 yıl sonra yürürlüğe giren 2016/20 sayılı Genelgeye gerekçe göstererek davacıyı sigortalı kabul etmemesinin Sosyal Hukuk Devletinin gereklerine ve iyiniyete uygun olmadığı anlaşılmakla; davacının 01.09.1985 -25.05.1989 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesine göre zorunlu Bağ-Kur sigortalısı kabul edilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi hatalıdır." gerekçesiyle "I) Davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile İstanbul Anadolu 29. İş Mahkemesi'nin 29.06.2021 tarihli, 2020/6 Esas - 2021/465 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına, Davanın kabulü ile davacının 01.09.1985 -25.05.1989 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesine göre zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine," karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili özetle; İlk Derece Mahkemesi gerekçeleri ve kararının yerinde olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, Bağ-Kur sigortalılık tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 1479 sayılı Kanun'un Geçici 18 inci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un Geçici 8 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.