Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/2064 E. 2024/11431 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2064
- Karar No
- 2024/11431
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1371 E., 2023/1976 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Yalova 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/237 E., 2022/251 K. Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın Kurum yönünden kabulüne diğer davalılar yönünden pasif husumet yokluğundan reddine dair karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı,davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şahısların, 2019/01-10 aylarında davacı tarafından (07) puantaj koduyla eksik gün bildirimleri yapılan işçiler olduğunu, şirketin (07) puantaj koduyla yaptığı eksik gün bildirimlerinin gerçeğe uygun olduğunu, şirketin işlerini yaptığı Tersan Tersanecilik San. ve Tic. A.Ş.’ye ait tersanede işçilerin giriş çıkışlarının kartlı sistem ile yapıldığını, denetmene tersanedeki kartlı sistemden alınan puantaj kayıtlarının verildiğini, ancak dikkate alınmadığını, denetmence alınan beyanlarında ..., ..., ..., ... ve ...’un puantaj kayıtlarının doğru olduğunu belirtmelerine rağmen rapora eklenmediğini, beyanların denetim sırasında tutulan raporda açıkça yazıldığını ve beyan edenlerin imzaladığını, denetim esnasında beyanları alınan ve SGK’ya bildirilen ücretler ile aynı ücreti aldıklarını beyan eden işçilere puantaj kayıtlarının doğru olup olmadığı hususunun sorulmadığını, bu işçilerin puantaj kayıtlarına itirazlarının olmadığını beyan ettiklerini, işçilerin imzası bulunan ücret bordrolarının denetmene sunulduğunu, davalı Kurumca yapılan işlemlerin yerinde olmadığını ileri sürerek; Yalova Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 204.325,68 TL resen prim tahakkuk ettirilmesine ilişkin işleminin iptaline, resen prim borcu tahakkuk ettirilmesinden dolayı ihtirazi kayıt ile ödenen 207.121,17 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte Kurum tarafından davacıya iadesine karar verilmesini talep etmiştir. II.CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu işlemlerin usul ve yasaya uygun olarak tesis edildiğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. 2.Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; iş yerinde çalışmak için gerekli evrakları verdiğini, ancak ulaşım sorunu nedeniyle işe başlamadan ayrıldığını, çalıştığını da hatırlamadığını, işverenle bir problemi olmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesince; yapılan yargılama ve toplanan delillere dayanarak davanın Kurum işlemi iptali davası olduğu, süresi içerisinde açıldığı, davaya konu işlemin davalı Kurumun 10.12.2019 tarih 48429678-206.03.03-E.19428731 sayılı işlemi olduğu, davaya konu işlem incelendiğinde davacı nezdinde çalışma yapan dava dışı çalışanların elden ücret aldığından ve çalışma günlerini eksik bildirildiğinden bahisle tesis edildiği, işleme konu evraklar incelendiğinde dava dışı çalışanların salt beyanlarına dayalı olarak işlemin tesis edildiği görülmekle, yargılama sırasında yapılan emsal ücret araştırmaları dikkate alındığında davacı nezdinde çalışan işçilerin bordrolarında bulunan ücretler ile davalı Kuruma bildirilen SPEK tutarlarının aynı olduğu açık olup, ücret tahakkuk bordrolarında imza bulunmasa da davacı çalışanlarının aylık hesap pusulalarında imzalarının bulunduğu da görülmekte, giriş çıkış kayıtları incelendiğinde çalışma süreleri ile kuruma bildirilen çalışma sürelerinin birbiri ile uyumlu olduğu, yine dinlenen davacı tanıklarının beyanları incelendiğinde mesai bitimleri ile kart basım saatlerinin aynı olduğu, ücretlerinin tam olarak SGK ya bildirildiği, ödemelerin bankadan yapıldığı ,tanık ifadelerinin bu konuda çelişkisiz olduğu dosyadaki celp edilen belgeler ile de desteklenmekte olup, 1-Davacının davasının davalı ... bakımından kabulü ile Davalı Kurumun 10.12.2019 tarih 48429678-206.03.03-E.19428731 sayılı işleminin iptaline, Davalı tarafça dava konusu işleme binaen yapılan 207.121,17 TL'lik ödemenin davacı şirkete ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte iadesi gerektiğinin tespitine, 2-Davacının davasının davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ... , ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... , ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur. B.İstinaf Sebepleri: Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; iptali istenen prim borcu ve gecikme zammının dayanağını 5510 sayılı Kanun'un 80, 86 ve 88 inci maddeleri ile Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği uyarınca Sosyal Güvenlik Denetmeni tarafından düzenlenen 27.09.2019 tarih ve MG/135 sayılı denetim raporunun oluşturduğunu, 5510 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesi gereği bahse konu raporun aksi sabit oluncaya kadar muteber olduğunu, davacı tarafından bahse konu raporun aksini ispatlar nitelikte hiçbir bilgi ya da belge ibraz edilmediğini, davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda; 5510 sayılı Kanun'un 86/6. maddesinde; Kuruma verilmesi gereken belgelerin yapılan tebligata rağmen bir ay içinde verilmemesi veya noksan verilmesi halinde bu belgelerin Kurumca resen düzenleneceğinin öngörülmesi ancak dosya kapsamında davacı işverenden ek aylık prim ve hizmet belgesi düzenlemesi yönünde davalı Kurumca yapılmış herhangi bir bildirim bulunmaması ve dolayısıyla Kurum tarafından anılan maddedeki prosedürün usulünce yerine getirilmediğinin anlaşılması; Kurumun 10.12.2019 tarihli işleminin içeriğinden; tahakkuk ettirilen borçların davacının 2019 yılında yararlandığı teşviklerin iptali nedeniyle oluşan borçları kapsayıp kapsamadığı ve hangi aylara ilişkin olduğu açıkça belirtilmediği gibi davacı işverenin itirazının reddine ilişkin 09.03.2020 tarihli Komisyon kararında kanun yollarının gösterilmemesi karşısında davanın yasal süresi içerisinde açıldığının kabulünün gerekmesi; tersane giriş - çıkış kayıtlarının, adı geçen sigortalıların hizmet bildirimleri ile uyumlu bulunması, davacı işveren tarafından sunulan ücret hesap pusulalarında da sigortalıların imzalarının bulunması; dinlenilen tanıkların beyanları, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve İlk Derece Mahkemesinin gerekçesi hep birlikte değerlendirildiğinde; İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığından davalı Kurumun yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili; istinaf dilekçesini tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava; Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.