Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/2030 E. 2024/1999 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2030
Karar No
2024/1999
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2021/278 E., 2023/280 K. HÜKÜM/KARAR : Asıl davanın reddi - birleşen davanın kabulü Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali, kesilen ölüm aylığının yeniden bağlanması ile ödenmeyen aylıkların yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemine dair davada İlk Derece Mahkemesince verilen davanın reddine dair karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması ve Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi üzerine davacı vekilinin temyiz istemi hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı/birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Kurumun hiç bir araştırma ve inceleme yapmadan davacının ölüm aylığını boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığının belirlendiği gerekçesiyle kesildiğini, davacının boşandığı eşiyle birlikte yaşamadıklarını, davacının Kuruma başvurduğunu ancak başvurusunun reddedildiğini, davacının kardeşinin ikametgahında yaşadığını, bu nedenlerle yasaya aykırı olan ölüm aylığının kesilmesine dair Kurum işleminin iptali ile davacının aylığının kesilme tarihi itibariyle yeniden bağlanması ve ödenmeyen aylıkların yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesini talep etmiştir. Birleşen davada davacı Kurum vekili dava dilekçesinde; davalı hakkında anlaşmalı boşanma nedeniyle yersiz ödenen aylıkların tahsili amacıyla Ordu İcra Müdürlüğünün 2017/688 Esas sayılı takip dosyasıyla açılan icra takibinin borçlunun itirazı üzerine durdurulduğu, itirazın yerinde olmadığı, davalının ... babası...'ten hak sahibi olarak ölüm aylığı aldığı, eşi ... ile boşanmış olmasına rağmen fiilen birlikte yaşamaya devam ettiği, Ordu SGK tarafından yapılan araştırma ve incelemeye ilişkin tanzim edilen denetmen raporu ile tespit edildiği beyan edilerek yapılan itirazın iptaline, borçlunun takip konusu takip dosyasında belirtilen alacağın faiziyle ödenmesine ve takip konusu alacağın %20 den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Asıl davada davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın davasında kötü niyetli olduğunu, kurumca yapılan denetim sonucu düzenlenen raporla davacının boşanmış olduğu eşi ile fiilen birlikte yaşadığı hususunun tespit edildiğini, Kurumca ihbar dilekçeleri doğrultusunda başlatılan soruşturmayı bir şekilde öğrenen tarafların hileli bir kısım davranışlarla ayrı yaşıyor görüntüsü vermeye çalıştıklarını belirterek davanın reddini istemiştir. Birleşen dosyada davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın dava dilekçesinde belirtmiş olduğu icra takibinin 16.06.2017 tarihinde durdurulduğu, İcra İflas Kanunu'nun 67 nci maddesine takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren 1 sene içerisinde mahkemeye başvurarak itirazın iptali davası açabilir hükmünün yer aldığını, davacı Kurumun söz konusu davayı 1 yıl yasal süre geçtikten sonra açtığını, Ordu İcra Müdürlüğünün 2017/688 Esas sayılı dosyasında davalının yapmış olduğu itirazda yetki itirazının bulunduğunu, itirazın iptaline konu icra takibinin bu davaya konu yetkili yerde yapılmadığı, Ünye İcra Müdürlüğünün yetkili olduğunu belirterek itirazın iptali davasının hak düşürücü süre içinde açılmadığından reddine, yetkisiz icra müdürlüğünde icra takibi yapıldığı için geçersiz takibe dayanılarak itirazın iptali davası açılamayacağından davanın reddine, davalının davacı tarafa kesinleşmiş ve kesin hiç bir borcu olmaması açılan davanın haksız ve yersiz olması nedeni ile davanın esastan reddine, davacı tarafın haksız ve kötü niyetli olduğunun sabit olması karşısında %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacı taraftan alınarak davalıya ödenmesine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 06.11.2018 tarihli ve 2016/424 Esas, 2018/663 Karar sayılı kararı 15.01.2018 tarihli araştırma tutanağında davacının 2012-2017 tarihleri arasında dava dışı eşiyle fiilen birlikte yaşadığının tespit olunduğu, şahısların boşanma hususunun tüm komşuları ve ... Mahallesinde ayrı yaşamadıkları ve danışıklı şekilde boşanma yaptıkları şeklinde bilindiği, 2012-2017 yıllarında karı koca olarak birlikte kaldıklarının belirtildiği, aynı şekilde Kurum denetmenlerince 29.04.2016 tarihli düzenlenen tutanakta mahalle muhtarı ... ile yapılan görüşmede Muhsine ve ...'in boşanması hakkında bir bilgisinin olmadığının, ... Mah. No:32 ... adresinde aile birliği içinde yaşadıkları bilgisine ulaşıldığı, komşuların da aynı şekilde şahısların aynı adreste birlikte yaşadıklarını beyan ettikleri, davacının kız kardeşi Mesure Pınarbaşı Sosyal Güvenlik Kurumuna vermiş olduğu dilekçesinde kardeşi Muhsine’nin boşanmış olmasına rağmen eşi Nevzat ile beraber ikamet ettiklerini, boşanma amaçlarının babasından yetim aylığı almak olduğunu beyanla dilekçe verdiğinin anlaşılması, tanık ... ve Muhsine Kelebek'in dava açıldıktan sonra aksine beyanlarına Mahkemece itibar edilemeyerek davanın niteliği itibariyle kolluk araştırmalarının ve denetmen raporunun gerçekçi olduğu sonucuna varıldığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 03.03.2020 tarihli ve 2018/4088 Esas, 2020/362 Karar sayılı kararıyla; dosyadaki yazılara, hükmün yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere, bu delillerin takdirinde isabetsizlik görülmemesine göre Mahkeme kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine dair karar vermiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairenin 08.04.2021 tarihli 2020/3817 Esas, 2021/4921 Karar sayılı kararında; "...Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 14.11.2012 tarihinde eşinden boşandığı, 01.07.2012 tarihinde vefat eden babasından dolayı tahsis talebine istinaden ölüm aylığı bağlandığı, getirtilen nüfus kayıtlarına göre davacının boşandığı eşinin mernis adresinin “... Mah. Merkez Sok. No:37 .../Ordu” olduğu ve değişmediği, davacının ise 06.12.2012-28.01.2015 tarihleri arasında adresinin “... Mah. ... Paşa Cad. N:22/4 .../Ordu”, 28.01.2015-25.08.2016 tarihleri arasında ise “... Mah. Güneypınar Sok. No:9/1 .../Ordu” olarak bildirildiği davacının boşandığı eşi ...’in ... denetmenine, 29.04.2016 tarihli imzalı beyanında kendisinin denetimin yapıldığı “... Mah. Merkez Sok. No:37 .../Ordu” adresinde ikamet ettiğini, eşinin ise Güneypınarı Sokakta kardeşi ....’in yanında kaldığını ifade ettiği, denetim sırasında alınan nüfus kayıt örneklerine göre davacının adresinin “... Mah. .... Sok. No:9/..../Ordu”, boşandığı eşinin ise beyanına uygun olarak “... Mah. Merkez Sok. No:37 .../Ordu” adresinde ikamet ettiği tespit edilmesine rağmen Kurum denetmen yardımcıları .... ve ..... tarafından düzenlenen tutanakta davacının boşandığı eşiyle birlikte “... Mah. .....Sok. No:37 ..../Ordu” adresinde yaşadıkları, .....Mahallesi muhtarı ...’ın tarafların boşanması hakkında bilgi sahibi olmadığı, .... Sokakta yapılan araştırmada ise davacının anılan adreste hiç ikamet etmediği hususları değerlendirilmiş, Mahkemece tanık olarak tutanakta adı geçen muhtar ... ve kuruma şikayette bulunan davacı kardeşi ....’nın dinlenildiği, ancak kamu tanıklarının mahkemede tarafların boşanmaları ile boşanma sonrasında birlikte yaşayıp yaşamadıkları konusunda kesin beyanda bulunmadıkları anlaşılmaktadır. Somut olayda, davacı ve boşandığı eşine ilişkin olarak getirtilen nüfus ve seçmen kayıtları ile medula kayıtlarına göre tarafların uyuşmazlık konusu dönemde bir arada yaşamaya devam ettiklerine dair kayıt bulunmadığından, davacının boşanma tarihinden sonra ikamet ettiği anlaşılan “... Mah. .... Cad. N:22/4 .../Ordu” ve “... (....) Mah. .... Sok. No:9/1 .../Ordu” adreslerinde, boşandığı eşinin ise boşanma tarihinden sonra da yaşamaya devam ettiği “.... Mah. .... Sok. No:37 ..../Ordu” adreslerinde Mahkemece, kolluk vasıtasıyla araştırma yapılarak komşuların kimlik bilgilerinin tespit edilerek gönderilmesi istenmeli ve tespit edilen kişiler tanık olarak dinlenmeli, taraflara ait boşanma dosyası celp olunarak çekişmeli boşanma iddiası değerlendirilmeli, tarafların aynı aile hekiminden faydalanıp faydalanmadıklarına dair yapılacak araştırma ile boşanılan eşle eylemli olarak birlikte yaşama olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği, dava konusu dönem bakımından, yukarıda belirtilen yöntem çerçevesinde toplanan kanıtlar ışığında şüphe bırakmayacak şekilde ortaya konularak hüküm kurulmalıdır." gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile esas dava yönünden davacının davasının reddine, birleşen mahkemenin 2019/252 Esas sayılı dosyası yönünden davacının davasının kabulüne; Ordu İcra Müdürlüğünün 2017/688 Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı/birleşen davada davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı/birleşen davada davalı vekili temyizi; davacının babasının ölümünden önce çekişmeli olarak 09.04.2012 tarihinde boşanma davası başlattığını, babasının ise 02.07.2012 tarihinde vefat ettiğini, bu durumun dahi boşanmanın muvazaalı olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını ortaya koyduğunu, tarafların boşanmadan sonra farklı adreslerde yaşadıklarını, dosyaya celp olunan kayıtların tarafların bir arada yaşamadığı iddialarının ispatına yeterli olduğunu, ancak mahkemece denetmen raporuna dayalı olarak haksız ve yersiz olarak davanın reddedildiğini, MEDULA kayıtlarından ve adres araştırmalarından tarafların bir arada yaşamadıklarının anlaşıldığını beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, asıl davada davacının boşandığı eşiyle beraber yaşadığı iddiası ile yetim aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptali ve kesilen yetim aylığının yeniden bağlanması, ödenmeyen aylıkların faizi ile ödenmesi, birleşen davada itirazın iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesi. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı/birleşen davada davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/2030, K. 2024/1999, T. 29.02.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-2030-e-2024-1999-k-fb15e4dfa8c9