Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/1943 E. 2024/2964 K. – Hizmet Tespiti
Konu: Hizmet Tespiti
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1943
- Karar No
- 2024/2964
- Karar Tarihi
- Konu
- Hizmet Tespiti
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1262 E., 2023/2606 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/229 E., 2023/134 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı işyerinde 13.12.2010 tarihinde çalışmaya başladığını, 15 gün sigortalı olarak çalıştırdıktan sonra sigortalılık çıkışının verildiğini, firmaya denetlemeye gelen iş müffettişlerinin uyarısı üzerine 12.09.2011 tarihinde tekrar sigortalı çalışan olarak gösterildiğini, ancak sigorta primlerinin eksik yatırıldığını, çalıştığı süre içinde bir kez fıtık ameliyatı, bir kez de apandist ameliyatı olduğunu rapor aldığını, bunlarnı dışında sürekli çalıştığını ancak primlerinin eksik yatırıldığını beyanla 13.12.2010 tarihinden itibaren kesintisiz çalışmalarının tespiti ile yatırılmayan primlerinin davalı tarafça yatırılmasına, hizmetlerinin diğer hizmetleri ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ilk olarak 13.12.2010-27.12.2010 arasında çalıştığını ve iş akdine kendi isteği ile son vererek istifa ettiğini, sonrasında davacının 12.09.2011 tarihinde yeniden çalışmaya başladığını ve iş akdine kendi isteği ile sona erdirdiği tarihe kadar çalıştığını, davacının çalıştığı gün sayısı kadar SGK primlerinin ödendiğini, bu hususun imzalı ücret bordroları ile sabit olduğunu beyanla haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Fer'i müdahil vekili dilekçesinde özetle; davacının resmi kayıtlara göre 13.12.2010-27.12.2010 ile 12.09.2011-20.07.2017 arasında çalıştığını, Kurum kayıtlarının gerçek durumu yansıttığını, aksinin eşdeğere yazılı belge ve kayıtla ispatının mümkün olduğunu beyanla haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın 13.12.2010 tarihinden 24.07.2017 tarihine kadar aralıksız çalıştığına ilişkin hizmet tesbitine yönelik davasının ispatlanamaması sebebiyle reddine, davacının 12.09.2011-20.07.2017 tarihleri arasında çalışmasının aralıksız olduğu ve eksik bildirilen prim gün sayısının 248 gün olduğu ve prime esas kazancınında asgari ücret üzerinden olduğu gerekçesiyle 1-Davacı tarafın 13.12.2010 tarihinden 24.07.2017 tarihine kadar aralıksız çalıştığına ilişkin hizmet tesbitine yönelik davasının ispatlanamaması sebebiyle reddine, 2-Davacı tarafın sigortasının bulunduğu 12.09.2011 ile 20.07.2017 tarihleri arasında çalışmasının aralıksız olduğu ve eksik bildirilen gün sayısının 248 gün olduğunun ve prime esas kazancının da asgari ücret üzerinden olduğunun tespitine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf yoluna başvurmuştur. B.İstinaf Sebepleri: Davacı vekili istinaf başvurusunda; müvekkilinin 13.12.2010 ile 24.07.2017 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığını ileri sürmüş ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı şirket vekili istinaf başvurusunda; 2012 yılından önceki çalışmaların hak düşürücü süreye uğradığını, davacının 13.12.2010 tarihinde işe başlayıp, 27.12.2010 tarihinde istifa ettiğini, daha sonra 12.09.2011 tarihinde tekrar işe girdiğini, 20.07.2017 tarihine kadar çalıştığını, çalıştığı sürelerin eksiksiz bildirildiğini, her ay itirazsız imzalanın ücret bordrolarının da bunun delili olduğunu, aksinin eş değer belgelerle kanıtlanamadığını, tanıkların davacının hangi sürelerde çalıştığını kesin olarak bilmediklerini, kararın gerekçesiz olduğunu ileri sürmüş ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Fer'i müdahil SGK vekili istinaf başvurusunda; tanıkların davalıya ait işyerine ne zaman girip ne kadar kesin çalıştığı konusunda net bir beyanlarının olmadığını, tanık beyanlarına dayalı düzenlenen rapora karşı ileri sürdükleri itirazların dikkate alınmadığını ileri sürmüş ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı işverenin 13.12.2010 ve 12.09.2011 tarihli hizmet sözleşmelerini sunduğu, davacıya ait sigorta hizmet cetveline göre 13.12.2010 ile 27.12.2010 tarihleri arasında ve 12.09.2011 ile 2017/6. ay arasında kısmi çalışmalarının bulunduğu, eksik gün nedeni olarak 21 kodu (ücretsiz izin), 12 kodu (kısa çalışmayla devamsızlık birleşirse) ve 1 kodu (istirahat)nun belirtildiği, 12.09.2011 tarihli denetim tutanağından 12.09.2011 tarihinde işe girdiği bildirimini içeren beyanının davacı tarafından imzalandığı, eksik gün dayanak belgelerinin Kuruma verilip verilmediğinin Kuruma sorulması üzerine; ... Sosyal Güvenlik Merkezinin 24.06.2021 tarihli yazısı ile 2018/3. ay sonrası için tüm işverenler bakımından öncesinde ise 50 ve üzeri çalıştıran işverenler bakımından 2011/2. ay sonrasında, 30 ve üzeri işçi çalıştıranlar bakımından ise 2012/4. ay sonrasında kaldırıldığını, davalı şirketin eksik gün bildirimlerine dayanak belgelerin Kuruma vermediğini bildirdiği, Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 2016/16833 Esas ve 2019/3288 Karar ve 2023/6225 Esas ve 2023/7418 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, eksik gün dayanak belgelerinin Kuruma verilmemesi halinde, sigortalı aleyhine değerlendirme yapılması mümkün olmadığından, bordro tanık beyanları ile de davacının işyerinde kesintisiz çalıştığı belirtildiğinden, 12.09.2011 tarihli denetmen tarafından düzenlenen denetim tutanağında davacının işe giriş tarihini 12.09.2011 olarak belirtilmesi de dikkate alındığından 12.09.2011 tarihinden sonra kesintisiz çalıştığına dair Mahkemenin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla taraflar vekillerinin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; istinaf dilekçesinde belirttiği hususlar ile temyiz talebinde bulunmuştur. Fer'i müdahil vekili; istinaf dilekçesinde belirttiği hususlar ile temyiz talebinde bulunmuştur. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava; hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 2.506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesinin 10 uncu fıkrası ile 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin 9 uncu fıkrası hükümleridir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili ile feri müdahil vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.