Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/15470 E. 2025/5143 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/15470
- Karar No
- 2025/5143
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1235 E., 2024/1476 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 13. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/468 E., 2022/469 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde;davacının 01.07.2014 ile 25.02.2019 tarihleri arasında davalıya ait iş yerinde çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili,davalı ...'ın ticari taksi sahibi olup, bu taksiyi işletme yöntemiyle geçimini sağladığını, kendisinin gündüz saatlerinde aracını işlettiğini, gece saatlerinde ise aracın boş kalmaması ve geçimini sağlaması amacıyla aracın işletmesini davacıya teslim ettiğini, taraflar arasında işçi ve işverenlik ilişkisi olmayıp, adi bir ortaklığın söz konusu olduğunu beyanla, davanın reddini talep etmiştir. Fer'i müdahil SGK Başkanlığı vekili, Kurum kayıtlarının aksinin yazılı belgelerle ispatlanması gerektiğini beyanla, davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, davanın kısmen kabulü ile davacının, davalılar murisi ...'a ait ... plakalı araçta 14.04.2016 ile 25.02.2019 tarihleri arasında şoför olarak çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, dair karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum ve davalı mirasçıları ..., ... ve ... vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf yoluna başvuran taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; tanık beyanları arasındaki çelişkinin tam olarak giderilmediğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde, re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 86/9. maddesidir. Anılan Kanun'un 6. maddesinde ifade edildiği üzere, “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Öte yandan, 6100 sayılı HMK m. 119/1-e gereğince davacının, iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini bildirmek, m. 194 gereğince de taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırma yükümlülüğü vardır. Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur. Bir davada haklı çıkabilmek için soyut veya genel hatlarıyla bir iddiayı ortaya koymak yeterli değildir. Aynı zamanda bu iddiaların, ispata elverişli ... getirilerek zaman, mekân ve içerik olarak somutlaştırılması gerekir. En azından iddianın araştırılabilmesine yönelik somut bilgi ve açıklamaların sunulması gerekir. İddia somutlaştırıldıktan sonra hâkim ve karşı taraf, bunun üzerinden savunma ve yargılama yapabilecektir. Soyut iddialar ve vakıalar üzerinden değerlendirme yapılması mümkün değildir. Somutlaştırma yükü, genel anlamda tarafların açıklama ödevinin bir parçası ve layihalar teatisi aşamasındaki tezahür şeklidir. Somutlaştırma yükü, basit yargılama ve kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulandığı davalarda da geçerlidir. HMK m. 31 gereğince, Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir. Davaya konu talebin somutlaştırılmaması halinde önce hâkim, m. 31 ve 119/1-e gereğince davayı aydınlatma ödevi ve ön incelemedeki görevi gereği, somut olmayan hususların belirlenmesini davacıdan istemeli, gerekirse tarafa açıklattırma yaptırmalı, bu eksiklik giderildikten sonra yargılamaya devam etmelidir. Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, işyeri özlük dosyası temin edilip işyerinin Kanunun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi işyerinde ne iş yapıldığı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır. Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir. Öncelikle somutlaştırma yükümlülüğü gereğince Mahkemece davacının beyanı alınmak suretiyle çalışma şekli ve süresi, tüm çalışma süresi içerisinde kimlerle aracı kullandığı, başka bir şoför olup olmadığı varsa dönüşümlü kullanıp kullanmadıkları, kendisinin gelir ortağı olup olmadığı, kendisinin işyerinde ne şekilde hizmette bulunduğu, hizmetine ne şekilde ihtiyaç duyulduğu hususları sorulmalı, tanık ... tekrar dinlenilmek suretiyle davalıya ait aracın hangi sürelerde kullanıldığı, dönüşümün ne şekilde yapıldığı, kısmi çalışma olup olmadığı hususlarında beyanı alınmalı; öte yandan iş yerine ait vergi kayıtları celp edilmeli, faaliyet süresi belirlenmeli, ceza kayıtları celp edilerek, aracı kimlerin kullandığı belirlenmeli ve bu kapsamda davacının çalışma iddiasının netleştirilmesi suretiyle toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonuca göre hüküm kurulmalıdır. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.