Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/15322 E. 2025/11734 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/15322
- Karar No
- 2025/11734
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2209 E., 2024/2274 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/268 E., 2024/35 K.
Bölge Adliye Mahkemesinin kararı davalılar vekili ile davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 1996 yılında davalı şirkette işe başladığını, 2013 yılının kasım ayına kadar çalıştığını, davacının 13 yıl boyunca çalıştığını, davalı şirket tarafından davacıya asgari ücretten yüksek ücret verildiği halde davacının asgari ücret üzerinden sigortalı olarak gösterildiğini, 4857 sayılı Kanun'un 8. maddesinde işçi ve işveren arasında yazılı iş sözleşmesi yapılmayan hallerde en geç 2 ay içinde işçiye çalışma koşullarını, temel ücret ve varsa eklerini, ücret ödeme zamanını belirten bir belgenin verilmesinin zorunlu tutulduğunu, aynı Kanun'un 37. maddesinde de işçi ücretlerinin iş yerinde ödenmesi ya da banka hesabına yatırılması halinde ücret hesap pusulası türünde bir belgenin işçiye verilmesinin zorunlu olduğunun hükme bağlandığını, bu belgelerin yazılı delil niteliğinde belgeler olduğunu, kişinin kendi muvazaasına dayanamayacağını, Yargıtay kararlarının da bu yönde olduğunu belirterek, davacının davalı firmada çalıştığı süredeki prime esas kazancının tespitini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı ...Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; 5510 sayılı Kanun'un 86/8. madde hükmüne göre sigortalıların , çalıştırdıkları hizmetlerinin geçtiği yılın sonunda başlayarak beş yıl içinde İş Mahkemesine başvurarak alacaklarını ilam ile ispatlayabilecekleri hükmünün yer aldığını, davacının 01.11.1996-20.02.1997 tarihleri arasında çalıştığını, daha sonra davacının tekrar 02.11.1998-11.01.2011 tarihleri arasında çalıştığını, eksik prim ödemelerinin tespitine ilişkin davanın 5 yıllık hakdüşürücü süre içerisinde açılması gerektiğini, bu nedenle beş yıllık süre içerisinde açılmayan davanın reddi gerektiğini, davacının davalı şirkette kesintisiz olarak çalışmadığını, önceki iş yerlerinde asgari ücretle çalıştığını, maaşının tamamının banka kanalıyla ödendiğini, bordroları çekincesiz olarak imzaladığını, bordro ve ücret pusulalarının da iddiaları doğruladığını, davacının işe başladığı tarihten 2011 yılının sonuna kadar ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'de çalıştığını, 2011 yılında bu şirketin ortakları ve unvanı değişerek .... San. İth. İhr. Ltd. Şti. olduğunu, davacının işten ayrıldığı 2013 yılına kadar çalışmasını bu şirkette sürdürdüğünü, 2015 yılında unvan değişikliği ile şirketin yeni unvanının ... . San. Tic. İth. İhr. Ltd. Şti. olarak belirlendiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yönünden en son prime esas kazancın 1.050,00 TL olarak bildirildiğini, davalı şirkette çalışan diğer işçiler yönünden de aynı miktar üzerinden prime esas kazancının bildirildiğini, davacının çalıştığı iddiasının hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi gerektiğini, sigortalılık süresinin ve çalışmalarının Kuruma bildirilmesinde davalı Kurumun herhangi bir kusurunun bulunmadığı gibi davacının da bu yönde bir şikayetinin bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davanın kabulüne, davacının 01.11.2008-11.01.2011 tarihleri arasında ... sicil sayılı iş yerinde, 12.01.2011-31.10.2013 tarihleri arasında ... sicil sayılı iş yerinde; 2008/11 1.737,26 TL, 2008/12 1.737,26 TL, 2009/01 1.811,52 TL, 2009/02 1.811,52 TL, 2009/03 1.811,52 TL, 2009/04 1.811,52 TL, 2009/05 1.811,52 TL, 2009/06 1.811,52 TL, 2009/07 1.889,11 TL, 2009/08 1.889,11 TL, 2009/9 1.884,96 TL, 2009/10 1.884,96 TL, 2009/11 1.884,96 TL, 2009/12 1.884,96 TL, 2010/1 1.982,88 TL, 2010/2 1.982,88 TL, 2010/3 1.982,88 TL, 2010/4 1.982,88 TL, 2010/5 1.982,88 TL, 2010/6 1.982,88 TL, 2010/7 2.067,20 TL, 2010/8 2.067,20 TL, 2010/9 2.067,20 TL, 2010/10 2.067,20 TL, 2010/11 2.067,20 TL, 2010/12 2.067,20 TL, 2011/1 2.097,65 TL, 2011/2 2.097,65 TL, 2011/3 2.097,65 TL, 2011/4 2.097,65 TL, 2011/5 2.097,65 TL, 2011/6 2.097,65 TL, 2011/7 2.281,66 TL, 2011/8 2.281,66 TL, 2011/9 2.281,66 TL, 2011/10 2.281,66 TL, 2011/11 2.281,66 TL, 2011/12 2.281,66 TL, 2012/1 2.416,59 TL, 2012/2 2.416,59 TL, 2012/3 2.416,59 TL, 2012/4 2.416,59 TL, 2012/5 2.416,59 TL, 2012/6 2.416,59 TL, 2012/7 2.563,80 TL, 2012/8 2.563,80 TL, 2012/9 2.563,80 TL, 2012/10 2.563,80 TL, 2012/11 2.563,80 TL, 2012/12 2.563,80 TL, 2013/1 2.667,66 TL, 2013/2 2.667,66 TL, 2013/3 2.667,66 TL, 2013/4 2.667,66 TL, 2013/5 2.667,66 TL, 2013/6 2.667,66 TL, 2013/7 2.784,90 TL, 2013/8 2.784,90 TL, 2013/9 2.784,90 TL, 2013/10 2.784,90 TL prime esas kazanç ile çalıştığının tespitine," karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı …Ltd. Şti., davalı ... …Ltd. Şti. ve davalı SGK vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... …Ltd. Şti. vekili özetle; Hakdüşürücü süre içerisinde açılmayan davanın bu husus incelenmeden davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Kuruma müracaat yeterli olmayıp Kurumun ret iradesini gösterir işlem ve eyleminin dosyaya sunulmasının gerektiğini, dosyada başvuru belgesi yer almasına karşın Kurumun ret iradesini gösterir herhangi bir belge bulunmadığını, bu nedenle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiğini, Davacının, önceki işverenlerde asgari ücretle çalıştığını, 14 yıl boyunca davacının, çalışmış olduğu aylara ilişkin tüm SGK beyannameleri verilmiş ve primlerinin yatırılmış olduğunu, davacının, çekincesiz olarak imzaladığı bordro ve ücret pusulalarının da bu hususu doğruladığını, Dava dosyasında delil olarak tanık anlatımlarına dayanılmasının davanın ispatı için yeterli olmadığını, yalnızca tanık anlatımları ile ücret tespiti yapılamayacağını, Tüm bunlarla beraber İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli kararına etkisi olan 16.10.2023 tarihli bilirkişi raporunun içeriği incelendiğinde, bilimsellik ve nesnellikten uzak olduğunu, eksik inceleme sonucu ortaya çıkan bilirkişi raporuna göre karar verildiğini, ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı Tasfiye Halinde ... San. ve Tic. Ltd. Şti. özetle, Davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, Tanık beyanlarının net olmayıp, denetime elverişli olmadığını, Yargılamada, müvekkil şirkete yapılan tebliğlerin de sıhhati konusunda tereddütleri bulunduğunu, ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı Kurum vekili özetle; Bilirkişi raporu hatalı olup, itirazlarının göz ardı edildiğini, Davanın konusu ve niteliğinin hatalı tespit edilmiş olduğunu, Bir kişinin son aldığı ücretin asgari ücretin 2,72 katı olmasının; kişinin önceki yıllarda da hep aynı oranda ücret aldığını göstermeyeceğini, basit bir kabul üzerine hesap yapıldığını, karara dayanak bilirlişi raporunun hatalı olduğunu, ücretin ancak yazılı delil ile ispatının mümkün olduğunu, Davacının açık bir şekilde hangi yıl ne kadar aylık ücret aldığını açıklaması ve bunu da ispatlaması gerektiğini, Bölge Adliye Mahkemesi kararında bordro tanıklarının dinlenmesi gerektiğine hükmedildiğini, 3 bordro tanığına tebligat çıkarılmış ve bu tanıklardan iki tanesi dinlenmişse de birisi 2004 yılında diğer ise 1997 yılında işten ayrıldıklarını beyan ettiklerini, tebligat çıkarılan diğer tanık ise dinlenmeden dosya bilirkişiye tevdi edildiğini, nitekim bilirkişinin de tanık beyanlarının esasa etkili beyanları olmadığını belirttiğini, böylelikle kaldırma kararındaki eksikliklerin de ikmal edilmediğini, kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, prime esas kazanç tespiti istemine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun; 200. maddesinde, bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri belirli bir tutarı geçtiği takdirde senetle kanıtlanması gerektiği, bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri, ödeme veya borçtan kurtarma (ibra) gibi herhangi bir sebeple belli bir tutardan aşağı düşse bile senetsiz kanıtlanamayacağı bu madde uyarınca senetle kanıtlanması gereken konularda yukarıdaki hükümler hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati durumunda tanık dinlenebileceği, 202. maddesinde de, senetle kanıtlanması zorunlu konularda delil başlangıcı varsa tanık dinlenebileceği açıklanarak delil başlangıcının, dava konusunun tamamen kanıtlanmasına yeterli olmamakla birlikte, bunun var olduğunu gösteren ve aleyhine sunulmuş olan tarafça veya temsilcisi tarafından verilen belgeler olduğu belirtilmiştir. Kuruma ödenmesi gereken sigorta primlerinin hesabında gerçek ücretin/kazancın esas alınması gerekmekte olup hizmet tespiti davalarının kamusal niteliği gereği, çalışma olgusu her türlü kanıtla ispatlanabilmesine karşın ücret konusunda aynı genişlikte ispat serbestliği söz konusu değildir ve değinilen maddelerde yazılı sınırları aşan ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunmaktadır. Ücret tutarı maddede belirtilen sınırları aştığı takdirde, tespiti gereken gerçek ücretin; hukuksal geçerliliğe sahip olarak düzenlenmiş bulunmaları kaydıyla, sigortalının imzasını içeren aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerle kanıtlanması olanaklıdır. Yazılı delille ispat sınırının altında kalan miktar için tanık dinlenebileceği gibi, tespiti istenen miktar sınırı aşsa dahi varlığı iddia edilen çalışmanın öncesine ve sonrasına ait yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgeler bulunuyorsa tanık dinlenmesi mümkündür. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 20.10.2010 gün ve 2010/10-480 Esas - 2010/523 Karar, 20.10.2010 gün ve 2010/10-481 Esas - 2010/524 Karar, 20.10.2010 gün ve 2010/10-482 Esas - 2010/525 Karar, 19.10.2011 gün ve 2011/10-608 Esas - 2011/649 Karar, 19.06.2013 gün ve 2012/10-1617 Esas - 2013/850 Karar sayılı ilamlarında da aynı görüş ve yaklaşım benimsenmiştir. Bunun yanında; 6100 sayılı HMK'nın "senede karşı tanıkla ispat yasağı" başlıklı 201. maddesinde ise; "Senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler ikibinbeşyüz Türk Lirasından az bir miktara ait olsa bile tanıkla ispat olunamaz" hükmü yer almaktadır. Yukarıda belirtilen ilgili hukuk kuralları uyarınca somut olaya dönüldüğünde, davacının 1996 ilâ 2013 yılları arasında davalılara ait iş yerinde çalıştığını, sigortasının eksik yatırıldığını beyan ederek gerçek prime esas kazancının tespitini talep ettiği, yerel mahkemece yapılan yargılama kapsamında alınan bilirkişi raporunda davacının aldığı en son ücret asgari ücrete oranlanarak davaya konu dönem için prime esas kazancın belirlendiği, mahkemece bu rapora itibarla davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmış olup, yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir. Mahkemece yapılacak iş; dosya kapsamında yer alan yazılı deliller, yukarıda açıklanan yasal mevzuat ve ispat sınırı da gözetilmek suretiyle değerlendirilip sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir. Kesinleşen yargı kararı ile hak kazanılan ücret niteliğindeki kazançların ödenmesi koşuluyla, ödemenin yapıldığı ayın prime esas kazanç matrahına dâhil edilmesi, hizmet akdinin daha önceki bir tarihte sona ermiş olması halinde ise, yapılan ödemelerin çalışmanın geçtiği son ayın prime esas kazancında gözetilmesi gereği ile, işçilik alacakları davasında hüküm altına alınan tutarın davacıya ödenip ödenmediği araştırılmalı, ödemenin varlığı halinde, işçilik alacakları davasında hükmedilen tutar son ayın prime esas kazancına dahil edilmelidir. Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,11.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.