Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/1472 E. 2024/2565 K. – Kurum İşleminin
Konu: Kurum İşleminin İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1472
- Karar No
- 2024/2565
- Karar Tarihi
- Konu
- Kurum İşleminin İptali
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3283 E., 2023/3325 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/60 E., 2023/142 K. Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı tarafından tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı asil dava dilekçesinde özetle; Sağlık Bakanlığı bünyesinde tabip ve uzman tabip olarak 6750 gün Emekli Sandığı kapsamında çalıştığını, 09.03.2011 tarihinde Devlet memurluğundan ayrıldığını, takibinde Bağ-Kur kapsamında 825 gün serbest hekimlik yaptığını, sonrası SSK (4/a) kapsamında 2765 gün çalıştığını, 01.10.1999 tarihli Kanun'un öngördüğü 53 yaş, 25 yıl ve 9000 gün prim ödemek suretiyle 2021 yılında emeklilik için başvurduğunu, 3.752 TL emekli maaşının bağlanması üzerine SGK’ya 22.11.2021 tarihinde (emekli maaşının eksik hesaplandığı gerekçesi) durumun düzeltilmesini talep ettiğini, itiraz dilekçesinde kendisi ile aynı kıdeme sahip Devlet memurluğu öncesi Bağ-Kur ve SGK’ya tabi olup sonra Devlet memuru olan arkadaşının 10.000 TL’yi geçen emekli aylığı alırken kendisinin 3.752 TL emekli aylığı alıyor olması halinin eşitsizlik yarattığını, durumunun lehine düzeltilmesini talep ettiğini, Antalya Muratpaşa Sosyal Güvenlik Merkezinin 06.01.2022 tarihli yazısında, 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmet Birleştirmesi Hakkındaki Kanun'un 8 inci maddesine göre toplam 10340 gün hizmetin dikkate alınarak 4/a kapsamında emekliliğinin sağlandığını ve hesaplama hatasının olmadığının bildirildiğini, oysa 5510 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi gereği emeklilik işleminin hesabında son 7 yıla bakılmaksızın toplam hizmetin ağırlıklı olanına göre hesabın yapılması gerektiğini, yasanın değişikliği önce sigortalı olan kişilerin önceki statüye göre emeklilik işleminin yürütülmesini dolayısıyla kendisinin önceki düzenlemelere tabi olarak emeklilik işlemini yapılmasını, aksi durumun hukuksuzluk yaratacağını, konunun Anayasa'ya aykırılık içerdiğini ileri sürerek, SGK’nın 19.10.2021 tarihli emekli tahsis işleminin aylık bağlama işleminin hukuk ve adalet açısından eşitsizliğe neden olacağından iptali ile aylık bağlama dilekçesinin veriliş tarihinden itibaren geçmişe yönelik fark tutarın yasal faizi ile tarafına ödenmesine karar verilmesini istemiştir. II.CEVAP Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum işlemlerinde herhangi bir hata bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI Yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; 15.11.1991-14.10.2011 tarihleri arasında Tabip-Uzman Tabip olarak 4/1-c (Emekli Sandığı) kapsamında 18 yıl 9 ay hizmeti, 10.12.2011-24.03.2014 tarihleri arasında (825 gün) 2 yıl 3 ay 16 gün 4/b kapsamında (Bağ-Kur) prim ödemesi, 25.03.2014-01.10.2021 tarihleri arasında 2739 gün 4/a (SSK) kapsamında prim ödemeleri bulunan davacıya, 01.10.2021 tarihli tahsis talebine istinaden, emeklilik talebi öncesi son 7 yıllık primlerinin (2520 gün) tamamı 4/a (SSK) statüsünde yatırıldığından, Kurumca 01.11.2021 tarihinden itibaren 4/a (SSK) kapsamında yaşlılık aylığı bağlandığı, Kurum işlemlerinde yasa ve mevzuata aykırı bir yön bulunmadığı tespit edildiğinden, davanın reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. B.İstinaf Sebepleri: Davacının İstinaf Sebepleri Davacı istinaf dilekçesinde; Anayasa Mahkemesine gidilmesi yönündeki talebin ciddi bulunmadığından talebinin reddine karar verilerek tefhimle açık yargılamaya devam olunduğunu, Mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanun'un 8 inci maddesinin ilk bendindeki "son yedi yıllık" ibaresinin Anayasa'nın 2, 10 ve 60 ıncı maddelerine aykırılık teşkil ettiğini, aynı statüler ve aynı çalışma şartlarına tabi olunmasına rağmen tamamen farklı iki sonuç ortaya çıkabildiğini, son yedi yıl kuralının bilimsel ve hukuksal gerekçesi bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2829 sayılı Kanun'un 01.10.2008'de yürürlükten kaldırılmakla, en uzun çalışılan statüde değil, son yedi yıllık süredeki fiili hizmet süresinin fazla olduğu Kurum mevzuatına göre aylık bağlanacağının düzenlendiği, tabipler yönüyle gerçekleştirilen ek ödemeden de yararlanma koşulunun, 7146 sayılı Kanun düzenlemesi uyarınca 657 sayılı Kanun'dan emekli olan tabiplere ilişkin olduğu, işaret olunduğu üzere, davacının emekliliğinin 4/1-a statüsünde olduğundan bu yöndeki Kurum işleminde ve Anayasa'ya aykırılık iddiasına ilişkin Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacının Temyiz Sebepleri Davacı; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyizen bozulmasını istemiştir. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptaline ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3.Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.