Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/14132 E. 2025/2763 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/14132
Karar No
2025/2763
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1075 E., 2024/2679 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Nazilli İş Mahkemesi SAYISI : 2022/158 E., 2023/177 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin önce davalı ....., daha sonra ise davalı ... tarafından işletilen ".... İşletmesi" adlı işyerinde çalıştığını beyanla, 01.08.1999 ile 31.01.2015 tarihleri arasında her yılın Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım, Aralık, Ocak aylarında davalı işverene ait işyerinde çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1.Davalılar vekili, işyerinin mevsimlik işyeri olduğunu, .... İşletmesinin tüzel kişiliğinin bulunmadığını, davacının iddiasının 5 yıllık hak düşürücü süreye uğradığını beyanla, davanın reddini talep etmiştir. 2.Fer'i müdahil SGK Başkanlığı vekili, Kurum tarafından işyerinde yapılan denetim esnasında davacının fiilen çalıştığına dair bir tespitin yapılmadığını, Kurum kayıtlarının aksinin yazılı belgelerle ispatlanması gerektiğini beyanla, davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabul kısmen reddine, davacının, 2004-2011 yılları aralığında (bu yıllar dahil) 15 Ağustos-31 Aralık dönemleri aralığında davalı ...’ye ait 10... sicil nolu işyerinde,2012-2014 yılları aralığında (bu yıllar dahil) 15 Ağustos-31 Aralık dönemleri aralığında davalı ...’ye ait.... sicil nolu işyerinde çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ve fer'i müdahil Kurum vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dosya kapsamında dinlenen tanıkların davalılara ait iş yerinde çalışan tanıklar olduğunu, tanık beyanları dikkate alındığında, müvekkilinin davalılara ait işyerinde en az 15 yıl çalıştığı ve çalışma süresinin her yılın Ağustos ayında başlamak üzere Ocak sonuna kadar olacak şekilde olduğunun ispatlandığını beyan etmektedir. 2.Fer'i müdahil Kurum temyiz dilekçesinde; tanık beyanları arasındaki çelişkinin tam olarak giderilmediğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde, re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçici 7. maddesi uyarınca davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun'un 79/10. maddesidir. Anılan Kanun'un 6. maddesinde ifade edildiği üzere, “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. 2. Öte yandan, 6100 sayılı HMK m. 119/1-e gereğince davacının, iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini bildirmek, m. 194 gereğince de taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırma yükümlülüğü vardır. Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur. Bir davada haklı çıkabilmek için soyut veya genel hatlarıyla bir iddiayı ortaya koymak yeterli değildir. Aynı zamanda bu iddiaların, ispata elverişli hale getirilerek zaman, mekân ve içerik olarak somutlaştırılması gerekir. En azından iddianın araştırılabilmesine yönelik somut bilgi ve açıklamaların sunulması gerekir. İddia somutlaştırıldıktan sonra hâkim ve karşı taraf, bunun üzerinden savunma ve yargılama yapabilecektir. Soyut iddialar ve vakıalar üzerinden değerlendirme yapılması mümkün değildir. Somutlaştırma yükü, genel anlamda tarafların açıklama ödevinin bir parçası ve layihalar teatisi aşamasındaki tezahür şeklidir. Somutlaştırma yükü, basit yargılama ve kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulandığı davalarda da geçerlidir. HMK m. 31 gereğince, Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir. Davaya konu talebin somutlaştırılmaması halinde önce hâkim, m. 31 ve 119/1-e gereğince davayı aydınlatma ödevi ve ön incelemedeki görevi gereği, somut olmayan hususların belirlenmesini davacıdan istemeli, gerekirse tarafa açıklattırma yaptırmalı, bu eksiklik giderildikten sonra yargılamaya devam etmelidir. Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, işyeri özlük dosyası temin edilip işyerinin Kanunun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi işyerinde ne iş yapıldığı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır. Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir. Öncelikle somutlaştırma yükümlülüğü gereğince Mahkemece davacının beyanı alınmak suretiyle çalışma şekli ve süresi, tüm çalışma süresi içerisinde kimlerle çalıştığı, işyerinde aynı anda kaç kişinin çalıştığı, kendisinin işyerinde ne şekilde hizmette bulunduğu, hizmetine ne şekilde ihtiyaç duyulduğu hususları sorulmalı, aynı şekilde her iki davalının tescil bilgilerindeki adreslerinin farklı olması nedeni ile diğer davalıya ilişkin de belirtildiği gibi beyanlar alınarak hem davalıların arasındaki ilişki açıklığa kavuşturulmalı hem de davacının diğer davalı nezdinde ne şekilde, kimlerle, ne sürede çalıştığı irdelenmeli, öte yandan dosya kapsamına davalı iş yerlerine ait puantaj kayıtları, ücret bordroları, vergi kayıtları, vergi yoklama fişleri dahil edilmeli, bordro tanıkları kendi dönemleri de gösterilmek suretiyle dinlenilerek, ayrıca davalı ... iş yerinin 29.06.2007 de kapsama alındığı gözetilerek, talepte öncesine ilişkin dönem yönünden de vergi tutanakları irdelenmek ve komşu tanıklar re'sen tespit edilip dinlenilerek, bu kapsamda davacının çalışma iddiasının netleştirilmesi suretiyle toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonuca göre hüküm kurulmalıdır. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1-Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, 24.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/14132, K. 2025/2763, T. 24.02.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-14132-e-2025-2763-k-54993464b31d