Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/12648 E. 2024/11762 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/12648
Karar No
2024/11762
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/214 E., 2024/420 K. KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasında Mahkemesinde görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalıya ait ... Caddesi No: ... Çankaya adresindeki "... İşkembe" isimli lokantada 01.10.2004-11.09.2010 tarihleri arasında kesintisiz şekilde bulaşıkçı olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı işveren vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü süre itirazında bulunduğunu, dava dilekçesinde iddia edilen çalışma sürelerinin gerçeği yansıtmadığını, davacının kendisine ait ... İşkembe Lokantası işyerinde 24.04.2005-04.05.2005, 07.02.2007-03.03.2007 ve 27.02.2008-14.04.2008 tarihleri arasında bulaşıkçı olarak çalıştığını, bunun dışında herhangi bir çalışmasının bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü süre itirazında bulunarak sigortalılığının oluşumu yönünde çalışma olgusunun varlığının zorunlu olduğunu, eylemli ve gerçek bir biçimde çalışmanın varlığı saptanmadıkça hizmet akdine dayanılarak dahi sigortalılıktan söz edilemeyeceğini, çalışmayı ortaya koyan belgelerin ise işe giriş bildirgesi ile birlikte aylık ve dönemsel prim bordroları gibi Kuruma verilmesi zorunlu kanıtlar olduğunu, bu belgelerin bulunmaması halinde davanın reddi gerekeceğini, davalı işverenin kusurlarının ve yargılama giderinin Kuruma yüklenemeyeceğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 25.02.2021 tarih, 2016/1181 E., 2021/57 K. sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulü ile davacının, davalıya ait iş yerinde 24.04.2005-14.04.2008 tarihleri arasında Kuruma bildirilen süreler dışında hizmet akdine dayalı olarak asgari prime esas kazanç üzerinden çalıştığının tespitine karar vermiştir. IV. İSTİNAF Taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin 10.11.2022 tarih, 2021/889 E., 2022/1873 K. Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. 2.Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 08.03.2023 tarihli ve 2023/1832 Esas, 2023/2167 Karar sayılı bozma kararında a-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre; davacı vekilinin tüm, davalı - fer'i müdahil vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. b-Davacının davalıya ait "... İşkembe" isimli lokantada 01.10.2004 - 11.09.2010 tarihleri arasında kesintisiz şekilde bulaşıkçı olarak çalıştığının tespiti istemiyle açılan davada; Mahkemece davacının, davalıya ait iş yerinde 24.04.2005 - 14.04.2008 tarihleri arasında Kuruma bildirilen süreler dışında çalıştığının tespitine dair verilen karar yerinde ise de, 2008-2010 arası dönem yönünden verilen karar eksik incelemeye dayalıdır. Mahkemece, 2008-2010 arası dönem yönünden iş yeri çalışanı bordro tanığı ya da re'sen komşu iş yeri tanık araştırması yapmak suretiyle belirlenecek tanıkların beyanlarına başvurularak çalışmanın varlığı hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle karar bozlumuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamı incelenip değerlendirildiğinde; Yargıtay ilamında Mahkemece verilen önceki kararda 24.04.2005-14.04.2008 tarihleri arasında davacının çalıştığının tespitine ilişkin kararın yerinde olduğunun belirtildiği ancak 2008-2010 arasına ilişkin dönem yönünden verilen kararın eksik incelemeye dayalı olması nedeniyle kararın bozulduğu, bu döneme ilişkin olarak dinlenilen bordro tanıklarının davacının çalışmalarına ilişkin net tarih bilgisi vermedikleri bu nedenle davacının 15.04.2008-11.09.2010 tarihleri arasına ilişkin tespit isteminin hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde ispatlanamadığı, dinlenen tanık beyanlarında davacının işe giriş bildirgesinin ilk kez düzenlendiği tarih olan 24.04.2005'ten önceki bir tarihte işe girdiğine dair net bir beyanın bulunmadığı, tanıkların davacı ile birlikte davalıya ait iş yerinde birlikte çalıştıklarına dair beyanları, davacı adına, davalı tarafından Kuruma bildirilen hizmet süreleri, tanıkların, davacının çalışmalarına ilişkin görgüye dayalı beyanları, kamu tanığı ...'ın beyanları birlikte değerlendirildiğinde davacının 24.04.2005-14.04.2008 tarihleri arasında davalıya ait iş yerinde Kuruma bildirilen süreler dışında hizmet akdine dayalı olarak çalıştığı kanısına varılmış davanın kısmen kabulüne davacının, davalıya ait iş yerinde 24.04.2005-14.04.2008 tarihleri arasında Kuruma bildirilen süreler dışında hizmet akdine dayalı olarak asgari prime esas kazanç üzerinden çalıştığının tespitine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, hükme esas alınamayacağını, davanın kabulü gerektiğini, kararın usul ve yasa hükümlerine aykırı olduğunu belirterek bozulmasını talep etmiştir. Davalı vekili; hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, eksik inceleme ve araştırma yapıldığını, tanık beyanlarının çelişkili olduğunu bu çelişkinin giderilmediğini, davanın reddi gerektiğini, kararın usul ve yasa hükümlerine aykırı olduğunu belirterek bozulmasını talep etmiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili; eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulduğunu, tanık beyanlarının çelişkili olduğunu, Kurum işleminde hata bulunmadığını, davanın reddi gerektiğini, kararın usul ve yasa hükümlerine aykırı olduğunu belirterek bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacının davalıya ait "... İşkembe" isimli lokantada 01.10.2004-11.09.2010 tarihleri arasında kesintisiz şekilde bulaşıkçı olarak çalıştığının tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesidir. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 25.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/12648, K. 2024/11762, T. 25.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-12648-e-2024-11762-k-1c0f2fad43ca