Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/12586 E. 2026/1476 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/12586
- Karar No
- 2026/1476
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/300 E., 2024/267 K.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; yapılacak iş kapsamında başvurusuyla teşvik belgesi düzenlenip sigorta primi işveren hissesi desteğinden 5 yıl süreyle yararlanabileceğinin belirtildiği, bu belgeye istinaden 20 14... . ayına kadar destekden yararlandırıldığı, SGK ... İl Müdürlüğünce gönderilen yazıyla davalı Bakanlığın 21.05.2014 gününün yazılarından bahisle 6322 sayılı Kanunla yapılan değişiklik üzerine 15.06.2012 tarihi itibariyle sigorta prim desteğinden faydalanmaması gerektiğini belirttiği, buna göre 2012/5 ile 2014/4 ayları arası prim borcu tahakkuk ettirildiği, işlemin iptali için davalıya yapılan başvurunun reddedildiği, yapılan işlemin kazanılmış hak ilkesine aykırı olduğu, sonradan yapılan mevzuat değişikliğiyle kazanılmış hakkın ortadan kaldırılamayacağı, 5510 sayılı Kanun Ek 2. maddesinde 6322 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle destekden yararlanamayacağına ilişkin düzenleme getirmediği, Kurum işleminin iptali istemiyle idari yargıda açılan davanın adli yargı (iş) mahkemelerinin görevli olduğu belirtilip, reddedilip kesinleştiği, bu nedenle davacının yatırım teşvik belgesinde yer alan sigorta primi işveren hisse desteğinin çıkartılması ve sigorta prim işveren hisse desteğinden yararlanmaması gerektiği yönündeki davalı işlemiyle bu işlemin kaldırılmasına dair davacı şirketin talebinin reddine ilişkin davalı işleminin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP Davalılar aşamalarda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEMESİ İLK KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından 14.10.2019 tarihli ve 2019/161 Esas, 2019/409 Karar sayılı kararla davanın reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 14.10.2019 tarihli ve 2019/161 Esas, 2019/409 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin 08.07.2020 tarihli ve 2020/423 Esas, 2020/960 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 08.07.2020 tarihli ve 2020/423 Esas, 2020/960 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuş ve Dairemizce 07.06.2021 tarihli ve 2020/8212 Esas, 2021/7716 Karar sayılı ilamla aşağıdaki gerekçeyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur:
"...İnceleme konusu dosyada; davacı şirketin 26/08/2009 tarihli dilekçe ile Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı ve Uygulama Genel Müdürlüğü'ne müracaat ederek "Konya ilinde mevcut hastane binasına yatırım yapmak istediklerini ve firma adına Teşvik Belgesi düzenlenmesinin talep ettikleri, Hazine Müsteşarlığının 02/09/20 09... sayılı yazısı ile müracaata konu yatırım projesinin değerlendirildiği ve Yatırım Teşvik Belgesi'nin gönderildiği, davacı şirketin müracaatı üzerine Ekonomi Bakanlığı Teşvik Uygulama ve ... Genel Müdürlüğü'nün 27/12/20 11... sayılı yazı ile teşvik belgesinin yatırım tamamlama vizesi yapılarak 94067 D sayılı teşvik belgesinin düzenlendiğinin belirtildiği görülmektedir. Sosyal Güvenlik Kuıumunun 11/02/20 14... 6 sayılı yazısıyla Ekonomi Bakanlığı'ndan 5510 sayılı Kanunun ek 2. maddesinde yapılan değişiklik sonrasında, daha önce teşvik belgesi alarak teşvikten yararlanan kamu işyerlerinin teşvikten yararlanmaya devam edip etmeyeceği yönünde görüş talep edildiği, Ekonomi Bakanlığı Teşvik Uygulama ve... Genel Müdürlüğü'nün SGK Başkanlığına hitaben yazılan 21/05/20 14... sayılı yazısı ile 5335 sayılı Kanunun 30. maddesi kapsamında olduğu tespit edilen (davacı şirketin de içinde bulunduğu) firmaların 6322 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 15/06/2012 tarihi itibariyle sigorta primi işveren desteğinden faydalanmaması gerektiğini, bu firmaların destekten yararlanıp yararlanmadığı ve yararlanmış ise gerçekleştirilecek işlemler hakkında başkanlığa bilgi verilmesinin istendiği, SGK Başkanlığı tarafından Ekonomi Bakanlığına yazılan 04/12/2014 tarihli yazı ile talep gereğinin yapılarak ... Büyükşehir Hastanesi A.Ş'nin 2012/5 inci aydan itibaren teşvikten yersiz yararlandıkları tutarın geri alınmasını teminen işlem yapıldığının belirtildiği, söz konusu işlem gereği de SGK Başkanlığı tarafından davacı şirkete 27/06/2014 tarihinde yazılan yazı ile Ekonomi Bakanlığının yazısı gereğince 15/06/2012 tarihi itibariyle prim desteğinden faydalandırılmayacağından öncesinde düzenlenen aylık prim ve hizmet belgelerinin iptal ve iptal edilecek dönemlere ilişkin asıl nitelikte aylık prim ve hizmet belgelerinin düzenlenmesi talep edilmiştir. Davacı şirketin 24/02/2015 tarihli dilekçe ile Ekonomi Bakanlığı Teşvik Uygulama ve ... Genel Müdürlüğü'ne müracaat ederek firmanın yürürlükteki mevzuat kapsamında yatırım teşvik belgesi aldığını, ve belgede 5 yıl süre ile ilave 40 istihdamla sigorta primi işveren hissesi desteğinden yararlanmanın uygun bulunduğunu, yapılan işlemin kazanılmış hak ilkesine aykırı olduğunu, müdürlüğün işleminin iptali ile teşvik belgesi kapsamında sigorta primi işveren hissesi desteğinden yararlandırılmayı talep ettiği, Ekonomi Bakanlığı Uygulama ve ... Genel Müdürlüğü’nün 03/04/20 15... 778-...-... sayılı yazısı ile davacının talebinin reddedildiği anlaşılmıştır.
İş Mahkemeleri 5521 sayılı Kanun ile kurulmuş olan istisnai nitelikteki ... mahkemelerdir. Yasal düzenleme 5521 sayılı Yasa'nın 1. maddesidir. Anılan maddede; işçiyle iş veren veya işveren vekili arasında iş aktinden veya İş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının İş Mahkemelerinde çözümleneceği hükmü öngörülmüştür. Maddede belirtildiği üzere. İş Mahkemesinin görevli olması için şu iki unsurun birlikte gerçekleşmesi koşuldur. a)Uyuşmazlığın tarafları işçi ve işveren (ya da işveren vekili) olmalıdır. b)Uyuşmazlık iş sözleşmesinden veya İş Kanunundan kaynaklanmalıdır. Yine 25.10.2017 tarihinde yürürlüğe giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu 5. maddesine göre de İş mahkemeleri; a) 5953 sayılı Kanuna tabi gazeteciler, 854 sayılı Kanuna tabi gemiadamları, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa veya 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun İkinci Kısmının Altıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına, b) İdari para cezalarına itirazlar ile 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamındaki uyuşmazlıklar hariç olmak üzere Sosyal Güvenlik Kurumu veya Türkiye İş Kurumunun taraf olduğu iş ve sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklara, c) Diğer kanunlarda iş mahkemelerinin görevli olduğu belirtilen uyuşmazlıklara, ilişkin dava ve işlere bakar." Sigorta primi işveren hissesi desteğinden yararlanma talebine ilişkin işbu davada, elde edilecek hükmü infaz edecek olması nedeniyle, Sosyal Güvenlik Kurumu yasal hasım konumundadır. Bu nedenle eldeki davada da hükmün sonuç doğurabilmesi, Sosyal Güvenlik Kurumu yönünden de hüküm kurulmasını zorunlu kıldığından, HMK 124.madde kapsamında Sosyal Güvenlik Kuruntunun davaya katılımı sağlanıp, savunma ve delilleri toplandıktan sonra uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesi gerekirken bu hususun gözetilmemesi isabetsiz bulunmuştur..."
2.İlk Derece Mahkemesi tarafından bozma ilamına uyularak 30.06.2022 tarihli ve 2021/251 Esas, 2022/152 Karar sayılı kararla davanın reddine karar verilmiştir. 3.İlk Derece Mahkemesinin 30.06.2022 tarihli ve 2021/251 Esas, 2022/152 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuş ve Dairemizce 12.05.2023 tarihli ve 2022/10741 Esas, 2023/5312 Karar sayılı ilamla aşağıdaki gerekçeyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur:
"...Eldeki davada ise, mahkemece, yazılı şekilde karar verilmiş ise de, Kurumca yapılan bütün teşvikleri bünyesinde topladığı anlaşılan Ek 17 nci maddenin gelmesi ile oluşan bu yeni durumun dikkate alınması ile maddenin 4. fıkrasındaki hükmün iptali ile oluşan bu yeni durumun dikkate alınması, davaya konu uyuşmazlığa ilişkin yasal tüm dayanakların irdelenmesi ile beraber, teşvik hükümlerinden faydalandırılma ve faydalandırılma sonrasında fazla ödenen tutarların iadesi/mahsubu istemleri bakımından, ek 17 nci maddenin ilk üç fıkrası da dâhil olmak üzere yasal tüm dayanaklar irdelenmeli, davalı Kurumun da bu madde kapsamında resen veya davacı şirketin başvuru üzerine, işlem yapıp yapmadığı hususu ile teşvik veya destekten faydalandırılma şartlarının varlığı ile birlikte incelenmeli, ek 17 nci madde hükümlerinin davalı Kurumca uygulanmaması halinde ise, davacı şirket hakkında 5510 sayılı Kanun'un ek 2 nci maddesinde belirtilen teşvik hakkından faydalandırılma hakkının varlığı irdelenmek suretiyle bir karar verilmelidir..."
4.İlk Derece Mahkemesi tarafından bozma ilamına uyularak yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirketin sermayesinin % 87,72'sinin ... Büyükşehir Belediyesi ne ait olduğu, sermayesinin % 50'sinden fazlasının kamuya ait olup 5335 sayılı Kanun 30/2. maddesinde sayılan işyerlerinden olduğu, yasal düzenleme ile 2009 yılında teşvik uygulaması getirilirken işverenler yönünden herhangi bir ayrım yapılmaksızın teşvik unsurlarının belirlendiği, 2012 yılında teşvik ile ilgili işverenlerin belirlenmesinde kamu Kurum ve kuruluşları ile kamuya ait veya % 50'den fazla hissesi kamuya ait şirket hisselerinde teşvik uygulamasına son verildiği, davacı şirketin sermayesinin %50'sinden fazlası kamuya ait işyeri olup yasa gereği teşvik kapsamından çıktığı, sonuç olarak son yasal düzenlemeye göre davacının teşvikten yararlanma hakkı ortadan kalkmakla düzenlenen teşvik belgesinin sigorta primi işveren hissesi desteğinin devam etmesine yasal imkan bulunmadığı, yapılan işlemin yasal ve yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
VI.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; teşvik belgesinin düzenleme tarihi itibariyle teşvik şartlarını haiz olduğu, buna göre yatırım yapıp istihdam sağladığı, işlemin kazanılmış haklarına zarar verdiği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, prim teşvik hükümlerinden yararlandırılması gerektiğinin tespiti ile aksine Kurum işleminin iptaline ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın, bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 17.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.