Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/10201 E. 2026/1116 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/10201
Karar No
2026/1116
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2022/242 E., 2023/468 K.

İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin Yatırım Teşvik Belgesi Sahiplerine Prim İndirimi Teşviki kapsamında 24.12.2015 tarih, ... numaralı teşvik belgesine istinaden Şubat/2016’dan itibaren 164 kişi üzerinden teşvikten yararlanmaya başladığı, ancak bu sayının vardiyalı çalışmalar dikkate alınmadan tespit edildiği, bunun üzerine davacı şirketin, Ekonomi Bakanlığı Teşvik Uygulama ve ...Genel Müdürlüğüne itirazda bulunduğu ve 3 vardiya üzerinden hesaplanmak üzere 403 kişi olarak yatırım teşvik belgesinin revize edildiği, 2016 yılı Haziran ayından itibaren davacı şirketin ilgili teşvikten 403 kişi üzerinden yararlanmaya başladığı ancak 2016 yılı Şubat, Mart, Nisan, Mayıs aylarında teşviklerden 403 kişi üzerinden yararlanamadığı, 23.05.2018 tarihinde teşviklerden yararlanılamayan 239 çalışan işçi için 2016 yılı Şubat, Mart, Nisan, Mayıs aylarında geriye doğru faiziyle yararlanmak için başvuruda bulunulduğu, ancak davalı Kurumca yatırım teşviklerinden geriye doğru yararlanma talebinin reddedildiği iddiasıyla davacı şirketin yararlandırılamadığı teşviklerden faiziyle birlikte geriye dönük olarak yararlandırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II.CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca belirlenen bilgiler doğrultusunda, ilave istihdam sayısının 2016/2, 3, 4 ve 5. aylarda 164 sigortalı, 2016/6. ayı itibariyle de 403 sigortalı için 5510 sayılı Kanun'un Ek 2. maddesinde öngörülen sigorta prim desteğinden yararlandırıldığı, davacı şirketin 403 sigortalı için revize tarihi olan 2016/6. ayı itibariyle değil de 2016/2, 3, 4 ve 5. aylar için de sigorta prim desteğinden yararlanmayı talep ettiği, davacının bu talebinin hukuka uygun bulunmadığı, ilgili kanunlar gereğince geriye yönelik teşvikten yararlanma imkanının olmadığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEMESİ İLK KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından 12.11.2019 tarihli ve 2018/598 Esas, 2019/592 Karar sayılı kararla davacının davasının kabulü ile davalı Kurumun 19.11.2018 tarihli, 44514579/206.99/16575567 sayılı yatırım teşfiklerinden geriye doğru yararlanma talebinin reddine dair kararının iptali ile davacının bu karara dayalı geçmişe dair yararlandırılmadığı ve yararlanma talep ettiği aylara ilişkin teşviklerden geriye dönük olarak yararlandırılması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 12.11.2019 tarihli ve 2018/598 Esas, 2019/592 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin 22.04.2021 tarihli ve 2020/218 Esas, 2021/615 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 22.04.2021 tarihli ve 2020/218 Esas, 2021/615 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuş ve Dairemizce 29.12.2021 tarihli ve 2021/6988 Esas, 2021/16964 Karar sayılı ilamla aşağıdaki gerekçeyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur: "...Eldeki davada ise, mahkemece, yazılı şekilde davanın kabulüne dair karar verilmiş ise de, kurumca yapılan bütün teşvikleri bünyesinde topladığı anlaşılan Ek 17. maddenin gelmesi ile oluşan bu yeni durumun dikkate alınması ile maddenin 4. fıkrasındaki hükmün iptali ile oluşan bu yeni durumun dikkate alınması, davaya konu uyuşmazlığa ilişkin yasal tüm dayanakların irdelenmesi ile beraber, teşvik hükümlerinden faydalandırılma ve faydalandırılma sonrasında fazla ödenen tutarların iadesi/mahsubu istemleri bakımından, ek 17. maddenin ilk üç fıkrası da dâhil olmak üzere yasal tüm dayanaklar irdelenmeli, davalı Kurumun da bu madde kapsamında resen veya davacı şirketin başvuru üzerine, işlem yapıp yapmadığı hususu ile teşvik veya destekten faydalandırılma şartlarının varlığı ile birlikte incelenmeli ve sonucuna göre bir karar verilmelidir..."

2.İlk Derece Mahkemesi tarafından bozma ilamına uyularak yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının Yasa'da belirtilen süre içerisinde 23.05.2018 tarihinde Kuruma başvurmuş olduğu, davalı Kurumun davacı işyerinde gerçekleştirilen ekspertiz raporunda çalışan işçi sayısı konusundaki tespitinin aksini gösterir hiçbir bilgi veya belgenin dosyaya sunulmadığı, Yasa'nın yürürlüğe girdiği tarihten önce dava dışı Ekonomi Bakanlığı (Teşvik Uygulama ve ...Genel Müdürlüğü) tarafından düzenlenen 24.12.20 15... .05.2016 teşvik belgeleriyle yapılmış olduğu ve 11.05.2016 teşvik belgesinin, ilk teşvik belgesi olan 24.12.2015 tarihli teşvik belgesinde yapılan hatanın düzeltilmesine yönelik "tadil/düzeltme” belgesi olduğu, bozma sonrası düzenlenen kök ve ek bilirkişi raporunun gerekçeli, denetlenebilir ve hükme esas alınabilir nitelikte olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı Kurumun 19.11.2018 tarihli 44514579/206.99/16575567 sayılı talebin reddine dair kararın iptali ile davacının bu karara dayalı geçmişe dair yararlandırılmadığı veya yararlanma talep ettiği aylara ilişkin teşviklerden geriye dönük olarak 23.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte yararlandırılması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.

VI.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; cevap dilekçesini tekrar ederek Kurum işlemlerinin yerinde olduğu iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, prim teşvik hükümlerinden yararlandırılması gerektiğinin tespitine ilişkindir. 1.Temyiz olunan nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen kararın, bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 10.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/10201, K. 2026/1116, T. 10.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-10201-e-2026-1116-k-5e491dc3f453