Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/11594 E. 2025/8943 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/11594
- Karar No
- 2025/8943
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/482 E., 2024/729 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/216 E., 2024/114 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kısmen kabulüne birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile asıl davanın kısmen kabulüne birleşen davanın reddine dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili ve davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 04.08.2014 tarihinde davalının taşeron olarak çalıştığı ... konutları ... inşaat isimli işyerinde, pvc yapımı işinde çalıştıktan sonra iş çıkışı karanlık olan inşaattan inerken 6. kattan asansör boşluğuna düştüğünü, inşaatın korumasının olmadığını, asansör boşluklarının açık olduğunu, merdivenlerin korumasız olduğunu, inşaat içerisinde aydınlatmanın olmadığını ve olay yeri inceleme raporunda bu hususların belirtildiğini, olay günü ... Devlet Hastanesinde yoğun bakıma alınan davacının hayati tehlike geçirdiğini ileri sürerek maddi ve manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... İnşaat şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle usule ilişkin itirazlarının olduğunu, söz konusu kazanın davacının inşaatta bulunmaması gereken bir zaman diliminde meydana geldiğini, davacının müvekkili firmanın taşeronu olan diğer davalının çalışanı olduğunu, müvekkili firmanın kendi işinin gerektirdiği iş güvenliği konusunda gerekli tüm tedbirleri aldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının beyan etmiş olduğu hususların kabulünün mümkün olmadığını, müvekkili firmanın davacının geçirmiş olduğu kazaya yönelik hiç bir kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararında özetle; ".ahkememiz 2019/216 Esas sayılı dosyası ile birleşen Gaziantep 6. İş mahkemesinin 2023/134 Esas ve 2023/81 Karar sayılı ilamı birlikte değerlendirildiğinde. A)Asıl dava yönünden Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, 1-)132.938,15-TL maddi tazminat alacağının iş kazası tarihi olan 04.08.2014 tarihinden yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 2-)25.000-TL net manevi tazminat alacağının iş kazası tarihi olan 04.08.2014 tarihinden yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, B) Birleşen dava yönünden davanın kabulüne, 1-)492.672,21-TL maddi tazminat alacağının iş kazası tarihi olan 04.08.2014 tarihinden yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,..." karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerinin istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; "...mahkemece birleşen dosya yönünden tam kabul kararı verildiği anlaşılmakla kaldırma kararımız öncesindeki ilk karara davacı tarafın istinafının sadece manevi tazminata yönelik olduğu ve davalılar açısından usuli kazanılmış hak oluştuğu nazara alındığından birleşen davanın reddine karar vermek gerekmiştir. .." gerekçesi ile "..A)İlk Derece Mahkeme Kararının kaldırılmasına, B)Asıl dava yönünden Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, 1-)132.938,15-TL maddi tazminatın iş kazası tarihi olan 04.08.2014 tarihinden yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 2-)25.000-TL net manevi tazminatın iş kazası tarihi olan 04.08.2014 tarihinden yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, C-) Birleşen davanın reddine,,." karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Müvekkilinin hakkında yerel mahkemece verilen maddi tazminatın istinaf mercince SGK'dan davacıya bağlanabilecek olan sürekli iş göremezlik gelirinin ilk peşin sermaye değerini tespit ettirerek, bu gelirin rücuya tabi kısmını maddi tazminattan tenzil etmek sebebiyle miktar olarak düzeltilip daha azına hükmedilmesi hakkaniyete aykırı olduğu, İstinaf mercince davalılar açısından usuli kazanılmış hak oluşturduğu gerekçesiyle birleşen davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğu, ayrıca istinaf dilekçesinin netice ve talep kısmından sadece manevi tazminat hakkında verilen hükmü istinaf ediyoruz diye bir ibare belirtilmemiş olup söz konusu gerekçeli kararın hükmünü istinaf ettiğimizi belirtmiştik bu durumda da usuli kazanılmış hak oluşmayacağı belirterek temyiz talebinde bulunmuştur. Davalı ... şirketi vekili temyiz dilekçesinde özetle; kaldırma kararı sonrası yerel mahkemece davacıya SGK'na gelir bağlanması için başvuruda bulunması istendiğini, SGK tarafından davacıya 76.961,36 TL gelir bağlandığını, davacıya SGK tarafından bağlanan iş bu gelirin bilirkişi raporu ile tespit edilen 132.938,15 TL maddi tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini belirterek temyiz kanun yoluna başvurmuştur. Davalı ... İnşaat şirketi vekili temyiz dilekçesinde özetle; kaldırma kararı sonrası yerel mahkemece davacıya SGK'na gelir bağlanması için başvuruda bulunması istendiğini, SGK tarafından davacıya 76.961,36 TL gelir bağlandığını, davacıya SGK tarafından bağlanan iş bu gelirin bilirkişi raporu ile tespit edilen 132.938,15 TL maddi tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini belirterek temyiz kanun yoluna başvurmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık,iş kazası sonucu maddi ve manevi tazminatın davalı taraftan tahsili istemine ilişkindir. 1- Davacı vekilinin hükmedilen manevi tazminat miktarına ve davalılar vekilleri yönünden kabul edilen maddi tazminat miktarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan kesinlik sınırının 378.290,00 TL olup hükmedilen tazminata yönelik temyizi kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşılmakla temyiz itirazlarının miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. 2- Davacı vekilinin hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, dosya kapsamında toplanan bilgi ve belgelere, delil ve ispat durumuna göre, kusur belirlemesine dair kabulün dosya kapsamı ile dairemizce benimsenen ilkelere uygun olmasına, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenlerin istinaf sebepleri olarak da dermeyan edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçesi açıklanarak itirazların karşılanmış olmasına göre, ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olması karşısında temyiz edenlerin sıfatlarına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR 1. Davacı vekilinin hükmedilen manevi tazminat miktarına ve davalılar vekilleri yönünden kabul edilen maddi tazminat miktarına yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE, 2.Davacı vekilinin hükmedilen maddi tazminata yönelik tüm temyiz itirazlarının temyiz kapsam ve nedenleri gözetilerek reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, Davalılardan peşin olan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.