Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/9940 E. 2023/9369 K. – Hizmet Tespiti
Konu: Hizmet Tespiti
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/9940
- Karar No
- 2023/9369
- Karar Tarihi
- Konu
- Hizmet Tespiti
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2261 E., 2023/1481 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 36. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/370 E., 2021/197 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili, davalı vekili ve feri müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili, davalı vekili ve feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı nezdinde 15.05.2019 ile 28.08.2019 tarihleri arasında çalışmış olduğunun ve sigorta kayıtlarına işlenerek davacının aylık 3.000,00-TL aylık ve 400,00-TL bedelinde yemek kartı verildiği iddiasıyla bu günlere ait sigorta primlerinin işverenden alınarak yatırılmasına tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının bir başka şirkette zaten sigortalı olduğunu davacının son derece kötüniyetle hareket ettiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının tespitini talep ettiği sürelerin tam olarak açıklattırılması gerektiğini, davacının çalışmaları bakımından Kurum kayıtlarının esas olduğunu, dava ile ileri sürdüğü iddiaları Kurum kayıtlarına eş değerde belgelerle kanıtlaması gerektiğini, davacının çalışma iddialarını salt tanık anlatımlarına dayalı olarak kanıtlamasına muvafakat etmediklerini, davacının işyerinde devamlı olarak hizmet akdiyle çalışmış olduğunu tanık beyanları dışında resmi, yazılı ve sağlıklı deliller ile ispatlanması gerektiğini, Kurumun davanın açılmasına sebebiyet vermediğini beyanla davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının hizmet dökümünün incelenmesinde, 30.11.2018 ila 19.05.2019 tarihleri arasında dava dışı bir işyerinden sigorta bildirimlerinin yapıldığı, davacı vekili tarafından sunulan 26.04.2021 tarihli beyan dilekçesinde davacının sehven Biosis firmasından 19.05.2019'a kadar sigorta bildirimlerinin yapılması nedeniyle 20.05.2019 tarihi itibariyle sigortalılığının tespitini talep etmiş olduğu anlaşılmıştır. Davalı şirketin 11.06.2018 tarihinde kanun kapsamına alınmış olduğu ve halen faaliyetine devam ettiği görülmüştür. Dosya kapsamında dinlenen tanık anlatımlarından davalı şirketin, ortopedi cerrahi malzeme satışı üzerine faaliyet gösterdiği, ameliyatlara girip kullanılacak protezlerin malzemelerini verildiği, davacının şirkette 2 hafta kadar ameliyat teknikeri olarak çalıştığı, 2019 yılı Mayıs ayı davacı ile bir çalışanın bir hastaneye malzeme götürdükleri bir gün davacının ameliyathanenin içerisinde malzeme toplayacağı sırada elinin kesilmesi üzerine yaralandığı sonrasında tedavi işlemlerinin yapıldığı, yani davacının kaza olayının yaşandığı güne kadar iki hafta süre ile çalıştığı anlaşılmakla; davanın kısmen kabulü ile davacının 20.05.2019-31.05.2019 tarihleri arasında davalı işveren nezdinde kesintisiz asgari ücret ile çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı vekili ve feri müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili; davacının 15.05.2019 tarihinde davalı şirket nezdinde işe başladığı, aylık net ücretinin 3.000-TL olduğunu, 400-TL bedelinde yemek kartı verildiğini, davacının 31.05.2019 tarihinde talimat üzerine gittiği Özel A Hastanesinde iş kazasına uğradığını, İş kazası neticesinde davacının "sağ el 4. parmakta distel total ampütasyon" meydana geldiğini, bunun Özel Derindere Hastanesi tarafından tanzim edilen 31.05.2019 tarihli "Geçici Adli Rapor" ile sabit olduğunu, buna ek olarak yine aynı hastane tarafından "İş Göremezlik Raporu" (01.06.2019-30.06.2019) da düzenlendiğini, son çalışma tarihinin 28.08.2019 olacağını, bu arada Kuruma tarihlerin doğru bildirim yapılmadığını öğrendiğini, SGK kayıtları celp edildiğinde; davacının eski işvereni Biosis firmasının davacının işten çıkış tarihini 14.05.2019 yerine sehven 19.05.2019 olarak bildirdiğinin anlaşıldığını, Biosis firmasının bu hatanın düzeltilmesi amacıyla SGK'ya herhangi bir başvuru yapmadığını, bu nedenle dava konusu talebi hakkında açıklamada bulunma ve davacının işe giriş tarihini 20.05.2019 olarak değiştirme gereği hasıl olduğunu, Bu kapsamda dosyaya sunduğu 20.04.2021 tarihli dilekçe ile davanın kabulüne, davacının davalı nezdinde 20.05.2019 ile 28.08.2019 tarihleri arasında (bu tarihler dahil) çalışmış olduğunun tespitine ve sigorta kayıtlarına işlenerek bu günlere ait sigorta primlerinin işverenden tarafından yatırılmasına karar verilmesi talep edildiğini, mahkemenin kısmen kabul kararının hatalı olduğunu, tanık Melis Canerin ifadesinden bahsedilmediğini, 01.07.2019-18.08.2019 ve 19.08.2019-28.08.2019 dönemlerine ilişkin olarak da ... Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından verilen rapor süresini hesaba dahil etmediğini, iş kazası geçirilen 31.05.2019 tarihininin son iş günü olarak değerlendirdiğini, dosyaya sunduğu mesajlaşmalar, banka dekontu ve tanık beyanları ile sabit olduğu üzere davacının aylık 3.000-TL net ücret ile çalıştığı halde asgari ücret ile çalıştığı yönünde karar verildiğini, davacı aleyhine olan kısım yönünden kaldırılmasına, davanın kabulüne, davacının davalı nezdinde 20.05.2019 ile 28.08.2019 tarihleri arasında (Bu tarihler dahil) aylık net 3.000-TL ile çalışmış olduğunun tespitine ve sigorta kayıtlarına işlenerek bu günlere ait sigorta primlerinin işverenden alınarak yatırılmasına karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davalı vekili; davacının işe giriş bildirgesine esas belgelerinin davalı şirket yetkililerince istenildiği, bu hususun dinlenen tanık beyanları ile de doğrulandığı, davacının ise aynı tarihlerde bir başka iş yerinde zaten sigortalı olarak çalıştığı ve bu nedenle tamamen kötü niyetli olarak sigorta girişine esas belgeleri davalı şirket yetkililerine vermediğini, bu yöne ilişkin davalı şirkete atfı kabil bir kusur isnadının mümkün olmadığını tüm dosya kapsamı ile açıkça ortada iken Yerel Mahkeme'ce mesele-i maddiyenin takdirinde ve delillerin takdirinde hata edilerek kötü niyetli hareket eden davacı lehine ve davalı şirket aleyhine karar tesisinin usul ve yasaya açıkça aykırı olduğunu bu hususların istinaf olunan kararın kaldırılmasının gerektiğini, Mahkemece 6.celseden itibaren davacı yana davacının dava dilekçesinde iddia ettiği tarihlerde sigortalı olduğu dava dışı 221346 sicil numaralı iş yerinden yapılan bildirimler hususunda beyanda bulunması için 2 haftalık sürelerin verildiğini, davacı yanca verilen sürelerde ara karar gereklerinin yerine getirilmediğini, nihayet davacı yanın 20.04.2021 tarihli dilekçesi ile talebini daralttığını, HMK.'nın emredici hükümlerine göre neticei talebin daraltılması veya genişletilmesinin ancak ıslah ile mümkün olabileceği nazara alındığında davacı yanın buna ilişkin ıslah dilekçesi sunmadan neticei talebini daraltmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ilamın istinaf kanun yolu ile incelenerek kaldırılmasına, masrafların karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Fer’i Müdahil SGK vekili; davacı tarafından ...'ne ait işyerinde 15.05.2019-28.08.2019 tarihleri arasında geçtiğini iddia ettiği çalışmalarının sigortalı çalışma olarak tespitine dair davanın reddi yerine kısmen kabulüne karar verilmesinin yerinde olmadığını, davacının işyerinde devamlı olarak hizmet akdiyle çalışmış olduğunu, tanık beyanları dışında, resmi, yazılı ve sağlıklı deliller ile (işyeri kayıtları, ücret tediye bordrosu, makbuz, ticari defterler, zabıta kayıt ve defterleri, vergi karnesi vs…) ispatlanması, çalışma konusu işin niteliği, devamlılık gösterip göstermediği dikkate alınarak ücret konusu titizlikle araştırılması, asgari ücretten daha yüksek bir ücretle çalışıldığı iddiası karşısında H.M.K. gereğince bu iddianın yazılı deliller ile ispatı gerektiği, sadece tanık beyanlarına dayanılarak hüküm verilmemesi ve Kuruma başvuru şartının yerine getirilmesi gerektiğini, kararının kaldırılarak, kısmen reddine dair verilen kararının onanması gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bordrolu tanıkların dinlendiği, 20.05.2019 ve 31.05.2019 arası çalışmanın tespitine dair kısmen kabul kararı verildiği, asgari ücretin üstünde çalışmaya dair banka kaydı dışında belge sunulmadığı ve yatırılan tutarın asgari ücret üzerinde olmadığı, mesajlarda 2750 TL düşünüldüğü belirtildiği, 400 TL yemek kartı ve araç verildiği yazılı olduğu ancak bu tutarın ödeneceğine veya ödendiğine dair bir mesaja ve yazılı belgeye rastlanmadığı, davacının talebi kabul edilmese bile rapor sonuna kadar (30.06.2019) çalışmış sayılması gerektiğini iddia ettiği ancak 30.06.2019 tarihine kadar uzun vadeli sigorta kollarından sayılmadığı ve prim ödenmediğinden kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davacının dönem asgari ücret ile çalıştığı kabul edilerek karar verildiği, davacı tanıklarının davacı çalışmasını doğruladığı anlaşılmakla, ... 36. İş Mahkemesi'nin 10.06.2021 tarih, 2019/370 Esas- 2021/197 Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davacı vekili, davalı vekili ve feri müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı vekili ve feri müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarla kararın bozulmasını istemiştir. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarla birlikte her ne kadar 30.06.2019 tarihine kadar uzun vadeli sigorta kollarından sayılmadığı ve prim ödenmediğinin ileri sürülmesine rağmen, davalı tarafın zaten davacıyı 1 gün dahi sigortalı göstermediğini, sigorta girişini yapmadığını ve buna bağlı olarak hiç prim ödenmediğini, davacının sigorta girişini yapmayan davalının 30.06.2019 tarihine kadar prim ödemesinin beklenemeyeceğini, bu yönüyle istinaf Mahkemesi kararının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ücret tespitine ilişkin olarak da, banka dekontunun dosyada mübrez olduğunu, ödemeye ilişkin en güçlü delilin banka dekontu olduğunu, tanık ...'ın beyanının da banka dekontu ile teyit edildiğini, davacı ile davalı arasındaki telefon yazışmalarının dosyaya ibraz edildiği, telefon yazışmaları, tanık beyanı ve banka dekontunun tamamen örtüştüğünü, davacının davalı iş yerinde vasıflı ve tecrübeli bir çalışan olarak işe başlamış olduğun, dolayısıyla kendisinin asgari ücretin üzerinden bir bedelden çalışmış olmasının doğal ve olması gereken olduğunu beyanla kararın bozulmasını istemiştir. Feri müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarla kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının davalı nezdinde 15.05.2019 ile 28.08.2019 tarihleri arasında çalışmış olduğunun tespitine ve sigorta kayıtlarına işlenerek davacının aylık 3.000,00-TL aylık ve 400,00-TL bedelinde yemek kartı verildiği iddiasıyla bu günlere ait sigorta primlerinin işverenden alınarak yatırılmasına karar verilmesininin tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 2. 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin 9 uncu fıkrası 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili, davalı vekili ve feri müdahil kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıdaki yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.