Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/9740 E. 2023/10822 K.

Konu: Hizmetin Aidiyetinin Tespiti

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/9740
Karar No
2023/10822
Karar Tarihi
Konu
Hizmetin Aidiyetinin Tespiti

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1006 E., 2023/1609 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... İş Mahkemesi SAYISI : 2022/145 E., 2023/63 K. Taraflar arasındaki hizmetin aidiyetinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı asıl dava dilekçesinde; davacının adı ve soyadı ile olmakla birlikte dava dışı ...'a ait ... sigorta sicil numarası ile 1994 ve 1995 yıllarında, davalı işverene ait ... sicil sayılı işyerinden yapılan bildirimlerin davacıya ait olduğunun tespitini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... İlçe Nüfus Müdürlüğüne müzekkere yazılarak ilçede yaşayan ... isimli kişiler tespit edilerek beyanlarına başvurulduğu, ... İlçesinde yaşayan ve davacıyla aynı ismi taşıyan üç kişinin tespit edilerek beyanlarının alındığı ve her üçünün de davacı adına 1994 yılında hizmet bildirimi yapan ve işveren olarak kayıtlarda gözüken ...'yi tanımadığı, birisinin çiftçilik yaptığı, diğerinin hayvancılıkla uğraştığı, diğer ...'in ise 1994-1995 yıllarında Kıbrıs'ta askerlik yaptığını beyan ettiği, davacı ...'i bizzat görüp teşhis etmesi için daha önce tanık olarak dinlenen bordro tanıkları ..., ..., ..., ... ile komşu işyeri tanığı ... yeniden mahkemeye davet edilerek davacı asilin ...'ye ait işyerinde talep konusu tarihte çalışıp çalışmadıklarının sorulduğu, dinlenen tüm tanıkların duruşma esnasında davacı asili tanıdıklarını ve birlikte çalıştıklarını beyan ettikleri, dinlenen tanıkların üst mahkemenin kaldırma kararından önceki beyanlarıyla paralel nitelikte beyanda bulundukları, somut ve görgüye dayalı anlatımlarda bulundukları anlaşılarak tanık beyanlarına itibar edildiği, davacının imzasını içeren ücret bordrosu, işyeri giriş-çıkış kayıtları veya puantaj gibi kayıt ve belgelerin dosyaya sunulmadığı, işyerine ait 1994 yılı dönem bordrolarının celp edildiği, bordro tanığı olarak dinlenen ...'un davacı ile birlikte 01.05.1994 tarihinde işe başladığını bildirdiği, sicil numarasının "17818" olarak kayda geçtikten sonra üstünün çizildiği, her iki çalışan sigortalının isimlerinin alt alta kaydedildiği ,davacının sigorta sicil numarasının 17818368 olarak kayıtlara geçtiği, 1994 yılının Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık aylarında beşer gün üzerinden toplan 40 gün hizmet bildiriminin yapıldığı, ne var ki yukarıda belirtildiği gibi davacıyla aynı tarihte çalışmaya başladığı anlaşılan ... isimli çalışan adına 1994/2 nci dönemine ilişkin aynı sicil numarasıyla hizmet bildiriminin yapıldığı, 1994 yılının 3 üncü dönemine ilişkin adı geçen sigortalının farklı bir iş yerinden 120 gün sigorta bildiriminin yapıldığı, bu açıklamalar doğrultusunda 1994/2 nci dönemine ait hizmet bildiriminin tanık beyanlarına göre davalı işyerinde çalıştığı tereddütsüz ve açıkça anlaşılan davacı adına yapılması gerekirken sehven 17818368 sicil numaralı sigortalı ... adına yapıldığı aynı şekilde 1994/3 üncü dönemine ait hizmet bildiriminin davacı adına yapılması ve kayıtlara geçmesi gerekirken, söz konusu dönemde ... sicil numaralı farklı bir iş yerinde çalıştığı anlaşılan ... adına sehven yapıldığı kanaatine varıldığı, somut ve görgüye dayalı tanık beyanları, dosyaya celp edilen kayıt ve belgeler, itibara değer görülen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalıya ait ....45 sicil numaralı iş yerinde 01.05.1994 tarihinde çalışmaya başladığı, 1994 yılının 2 nci ve 3 üncü dönemlerinde 20'şer gün olmak üzere toplam 40 gün çalıştığı, hizmetlerinin Kurum kayıtlarına sehven ... isimli çalışana ait olan 17818368 sicil numarası üzerinden bildirildiği kanaatine varıldığı gerekçesiyle, davacının davalıya ait ....45 sicil numaralı iş yerinde 01.05.1994 tarihinde hizmet akdine tabi olarak çalışmaya başladığının, sicil numarasının sehven 17818368 olarak yazıldığının, 1994 yılının Mayıs ayında 5 gün, Haziran ayında 5 gün, Temmuz ayında 5 gün, Ağustos ayında 5 gün, Eylül ayında 5 gün, Ekim ayında 5 gün, Kasım ayında 5 gün, Aralık ayında 5 gün olmak üzere bildirilen toplam 40 günlük hizmet süresinin ... T.C. Kimlik numaralı davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Kurum vekili, davanın kabulüne elverişli yazılı delil bulunmadığını, Kurum kayıtlarının aksinin aynı nitelikte belgelerle ispatlanması gerektiğini, çelişkili tanık anlatımları, hatalı ve çelişkili bilirkişi raporuna dayanılarak karar verildiğini, işe giriş bildirgesi ve Kuruma verilmesi gereken belgelerin süresi içinde düzenlenip verilmesinin fiili çalışmanın varlığının ortaya konulması bakımından tek başına yeterli olamayacağını, eksik inceleme ile hatalı olarak karar verildiğini, Kurumun taraf sıfatının fer'i müdahil olması gerektiğini ve aleyhine herhangi bir yargılama gideri yükletilmemesi gerektiğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının adı ve soyadı ile olmakla birlikte dava dışı ...'a ait ... sigorta sicil numarası ile 1994 ve 1995 yıllarında, davalı işverene ait ... sicil sayılı işyerinden yapılan bildirimlerin davacıya ait olduğunun tespitine ilişkin davada, aynı yer nüfusuna kayıtlı, davacı ile aynı isim soyismi taşıyan kişilerden yaşı itibariyle çalışma ihtimali olan kişilerin tespit edilip dinlendiği, dinlenen kişilerin dava konusu çalışmaların kendilerine ait olmadığını açıkça dile getirdikleri, dinlenen bordro tanıklarının mahkeme huzurunda bulunan davacının davalı işverene ait işyerinde çalıştıklarını doğruladıkları, davanın kabulüne ilişkin ilk derece mahkemesi kararında bir isabetsizlik görülmediği, davacı tarafın kendisine ait bildirilmiş sigortalılığın tarafına mal edilmesine dair talebinin reddine ilişkin Kurum işleminin iptalini talep etmiş olmakla iş bu talebin muhatabının Kurum olduğu, iş bu talep hakkında verilecek kararın Kurumun işlemin iptali niteliğini taşıdığı, Kurumun davada taraf olarak bulunmasında bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili, Kurum kayıtlarının aksinin yazılı delille ispatı gerektiği, Kurumun davada sıfatının fer'i müdahil kabul edilerek lehine vekalet ücreti verilmesi gerektiğini belirterek temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, aidiyet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesinin 10 uncu fıkrası hükümleridir. 3. Değerlendirme Dava, aidiyet istemine ilişkin olup; bu tür aidiyet davaları kamu düzeni ile ilgili olduğundan çalışmaların başka bir sigortalıya ait olup olmadığı noktasında titizlikle inceleme yapılması ve toplanan delilerle hiçbir kuşku ve duraksamaya yol açmayacak şekilde hizmetin gerçekte kime ait olduğunun saptanması gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 19.09.2007 gün ve 2007/21-600 E., 2007/604 K. sayılı kararı da aynı yöndedir. Eldeki dosyada, davacı, dava dışı ...'a ait sigorta sicil numarası ile 1994 ve 1995 yıllarında, davalı işverene ait ... sicil sayılı işyerinden yapılan bildirimlerin kendisine aidiyetinin tespitini talep etmiştir. Her ne kadar Mahkemece, ... tanık olarak dinlenmiş ise de beyanının, " Davacıyı 1990'lı yıllarda ...'ye ait iş yerinde birlikte çalışmamız nedeniyle tanırım, birlikte çalıştığımız ... şu anda salonda sol tarafımda bulunan kişidir, hatırladığım kadarıyla davacıyla birlikte 1993-1994-1995 yılları civarında birlikte çalıştık, ben o dönemler nişanlanmıştım, bu nedenle hatırlıyorum, davacı sebze kasası imalatı işiyle uğraşıyordu, ben de hizar makinesinde çalışıyordum, davacıyla birlikte hatırladığım kadarıyla 2 yıldan fazla çalışmışlığımız vardır, davacı haftanın 6 günü kesintisiz olarak bu iş yerinde çalışmıştır, 1 gün tatilimiz olurdu, bazen hafta sonları bile çalışıyorduk, dini bayramlarda çalışmıyorduk, davacının sigorta girişinin yapılıp yapılmadığını bilemiyorum, fakat o tarihlerde bizim sigorta sürelerimiz de tam olarak bildirilmemiştir, sigortanın ne olduğunu tam olarak bilemiyorduk " şeklinde olması ve dosyada bulunan 1994 yılı dönem bordrosunda ... adına sigorta sicil numarası olmaksızın 6 gün bildirim yapılmış olması dikkate alındığında, adı geçen dava dışı şahsın da hak alanını ilgilendirdiği için husumetin bu şahsa da yöneltilmesi suretiyle taraf kılınması, göstereceği deliller toplanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozma sebebidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle ; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının, bozma nedenine göre sair yönler incelenmeksizin BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/9740, K. 2023/10822, T. 06.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-9740-e-2023-10822-k-1ef4c3d14c77