Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/9586 E. 2023/8869 K. – Sigorta Başlang

Konu: Sigorta Başlangıcı Olduğunun Tespiti

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/9586
Karar No
2023/8869
Karar Tarihi
Konu
Sigorta Başlangıcı Olduğunun Tespiti

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki sigorta başlangıcı olduğunun tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı SGK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının 15.02.1993 tarihinde ilk defa sigortalı olarak olarak çalışmaya başladığını ve kurum tarafından sigortalı kimlik belgesi ve numarası verilerek ilk işe giriş tescil edildiğini, sonrasında E-Devlet üzerinde yaptığı sorgulamada ilk işe giriş tarihinin 01.04.2005 tarihinin olarak göründüğünü, Samsun Sigorta İl Müdürlüğüne müracaat ettiğinde sigortalı ilk işe giriş bildirgesi verildiği ancak sigortalı çalışmasına rastlanmadığı gerekçesiyle kurum ilk işe giriş tarihini reddettiğini, bu nedenlerle davanın kabulü ile sigortalı hizmetinin başlangıç tarihinin 15.02.1993 olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı SGK vekili, 15.02.1993 tarihinde bir gün süre ile aktif sigortalı olarak çalıştığının tespitini talep ettiğini ancak davacının bordrolarda adına rastlanmamdığını, eylemli veya gerçek biçimde çalışmanın varlığı saptanmadıkça hizmet akdine dayanılarak dahi sigortalılıktan söz edilemeyeceğini, Yöntemince düzenlenen işe giriş bildirgesi salt işe alınmayı göstermekle birlikte çalışmanın mevcudiyeti yönünden yalnız başına yeterli kabul edilemeyeceğini, bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Davanın kabulü ile davacının, 57867 işyeri tescil numaralı ... Yapı Kooperatifi işyerinde 15.02.1993 tarihinde günün asgari ücreti ile bir gün süre ile çalıştığının, sigorta başlangıç tarihinin 15.02.1993 olduğunun tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı SGK vekili, davacının tespiti istenen tarihte fiili çalışması olmadığının Kurum kayıtları ile sabit olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçe içeriğini tekrarla, kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının 15.02.1993 tarihinin sigortalılığının başlangıç tarihi olarak tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 2 nci, 6 ncı ve 108 inci maddeleri. 2.Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Kanunun 108 inci maddesinde sigortalılık süresi düzenlenmiş olup, sigortalı statüsünde bulunmayan bir kimsenin sigortalılık süresinden söz edilemez. Olağan olarak sigortalılık niteliği, 506 sayılı Kanun'un 2 nci maddesine göre hizmet akdinin kurulması ve 6 ncı madde gereğince, çalışmaya başlanması ile edinilir.

3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114 üncü maddesinin 2 inci fıkrasında, “Diğer Kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır.” şeklinde düzenleme gözetildiğinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu dışındaki Kanunlar ile de dava şartı düzenlenebileceği anlaşılmaktadır.

3. 11.09.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6552 sayılı Kanun'un 64 üncü maddesi ile 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 7 nci maddesine “31.05.2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile diğer sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklarda, hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talepleri hariç olmak üzere, dava açılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat edilmesi zorunludur. Diğer kanunlarda öngörülen süreler saklı kalmak kaydıyla yapılan müracaata altmış gün içinde Kurumca cevap verilmezse talep reddedilmiş sayılır. Kuruma karşı dava açılabilmesi için taleplerin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması şarttır. Kuruma başvuruda geçirilecek süre zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesaplanmasında dikkate alınmaz.” hükmü 3 üncü fıkra olarak eklenerek 5510 sayılı Kanun ile diğer sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan davalarda (hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talepleri hariç) dava açılmadan önce Kuruma başvuru zorunlu hale getirilmiştir.

4. 25.10.2017 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanan 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu, 5521 sayılı Kanunu yürürlükten kaldırarak onun yerini almıştır. 7036 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinde de "...31.05.2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile diğer sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklarda, hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talepleri hariç olmak üzere, dava açılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına başvurulması zorunludur. Diğer kanunlarda öngörülen süreler saklı kalmak kaydıyla yapılan başvuruya altmış gün içinde Kurumca cevap verilmezse talep reddedilmiş sayılır. Kuruma karşı dava açılabilmesi için taleplerin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması şarttır. Kuruma başvuruda geçirilecek süre zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesaplanmasında dikkate alınmaz..." şeklinde düzenleme yapılarak 5510 sayılı Kanun ile diğer sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan davalarda dava açılmadan önce Kuruma başvuru şartı tekrar edilmiştir.

5.Belirtilen açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde, 06.08.2018 tarihinde açılan dava ile davacı, 15.02.1993 tarihinin sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabul edilmesi gerektiğinin tespitini istemiştir. Mahkemece, davacı tarafından davanın esasına girilerek, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Yukarıda belirtilen açıklamalar ışığında,davacının, Kuruma başvuru şartının ilk olarak getirildiği 5521 sayılı yasanın yürürlüğe girdiği 11.09.2014 tarihinden önce, 02.09.2013 tarihinde kuruma başvurduğu,ancak dava açmadan önce kuruma başvuru şartının yasal zorunluluk haline getirilmesinden sonra davaya konu istem hakkında, Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat ve Kurum tarafından bu müracaata konu istemin reddine ilişkin bir işlem veya eylem bulunmadığı görülmekle, mahkemece, davacı tarafa 6100 sayılı HMK.'nın 115 inci maddesinin 2 inci fıkrası uyarınca, 7036 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasında yer alan düzenleme doğrultusunda, davaya konu istemi hakkında Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat etmesi ve bu müracaat hakkında anılan yasal düzenleme uyarınca Kurumun red iradesini gösterir işlem veya eyleminin olduğunun belgelenmesi için kesin süre ihtaratlı önel verilmeli, bu süre içerisinde dava şartı eksikliğinin tamamlanmaması halinde, dava, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilmeli, Kuruma müracaat ve müracaatın reddine dair Kurum işlem veya eylemine ilişkin dava şartının tamamlanması halinde ise davanın esasına girilerek, varılacak sonuca göre karar verilmelidir.

Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm verilmesi, usul ve Yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

27.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/9586, K. 2023/8869, T. 27.09.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-9586-e-2023-8869-k-662e38c231e8