Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/9380 E. 2023/10132 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/9380
Karar No
2023/10132
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3362 E., 2023/1047 K. KARAR : Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Akseki Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2021/127 E., 2021/182 K. Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kurum işleminin iptali ile tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı SGK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı Kuruma bağlı 7233790868 Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunu, ... İl Müdürlüğü Muratpaşa Sosyal Güvenlik Merkezinin 15.01.2014 tarihli ve 839731 sayılı yazısı ile davacının çiftçiliği bıraktığı gerekçesiyle sigortalılığının iptal edildiğini, 07.10.2010 tarihli belgenin gerek altındaki imza gerekse içerik olarak doğru olmadığını, davacının hiçbir zaman çiftçiliği bırakmadığını, durumun düzeltilmesi için Akseki İş Mahkemesine 2014/112 E. sayılı dosyası ile başvurulduğunu, öncelikle davalı Kuruma başvurulması gerektiğini, başvurunun bir dava şartı olduğu gerekçesi ile davasının reddedildiğini, durumun düzeltilmesi için kuruma yapılan başvuruya olumlu yanıt verilmediğini ileri sürerek, sigortalılığın iptaline ilişkin Kurum işleminin iptali ile davacının 26.11.2008 ile dava tarihine kadar Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiş, bozmadan sonra 02.03.2023 havale tarihli dilekçesi ile 26.11.2008-30.04.2011 tarihleri arası dönem yönünden davanın kabulünü istemiş, sonrasına ilişkin dönem yönünden ise davayı takipsiz bıraktıklarını beyan etmiştir. II.CEVAP Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI Dosya kapsamına göre, davacı ...'ün farklı tarihlerde ziraat odası kayıtlarının olduğu, ilk verilen sigortalılık belgesinde oda kayıt tarihinin 25.11.2008 olduğu, 02.04.2018 tarihli kolluk araştırma tutanağı ile davacının 2008-2017 yılları arasında tarım ve hayvancılık işi ile uğraştığı, kendisine ait arazilerinin olduğu ve bunları kiraya vermediği, tarımsal faaliyetini kendi arazisinde yaptığı, 1 adet at ve 2 adet keçisinin olduğunun tespit edildiği, TAKBİS malvarlığı sorgulamasında, davacının maliki olduğu 11 adet tarla ile 1 adet bağ cinsinde taşınmazının olduğu, tarla vasfındaki taşınmazların Hocaköy mevkiinde bulunduğu, araç takyidat sorgulamasında, 1 adet iki tekerli motorsiklet taşıtının olduğu, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünce yapılan 01.01.2006 ile 01.10.2018 tarihleri arasındaki adres bilgileri raporunda tek adresin .....i/... olduğunun görüldüğü, beyan tarihinin 17.11.2006 tarihi olduğu, Hocaköy Mahalle Muhtarının 31.12.2018 tarihli beyan dilekçesinde özetle, davacının 26.11.2008 ile 29.05.2017 tarihleri arasında Hocaköy Mahallesinde ikamet ettiğini, buradan hiç ayrılmadığı, dinlenen tanıkların beyanlarına göre de davacının her yıl kesintisiz tarım ile uğraştığı ve tarımsal faaliyetini kesintisiz sürdürdüğü anlaşılmakla, davanın kabulü ile davacı ...'ün tarım Bağ-Kur Sigortalılığının başlangıç tarihinin 01.12.2008 tarihi olarak tespitine ve dava tarihi olan 15.10.2015 tarihine kadar Tarım Bağ-Kur Sigortalısı olduğunun tespitine, karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. B.İstinaf Sebepleri: Davalı SGK Vekilinin İstinaf Sebepleri Davalı SGK vekili istinaf dilekçesinde; 2926 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olarak kabul edilebilirlik şartlarının yasa ve içtihatlar doğrultusunda belirlenmiş olduğunu, bu belirlenen ilkeler esas alınarak mahkeme tarafından davacının vergi kaydı, oda kaydı araştırması yapılmış, vergi kaydının bulunmadığının görülmüş olduğunu, çeşitli kuruluşlara yazılan yazılardan da davacıya ait kayıt, teslimat bilgisi araştırmalarının olumsuz sonuçlandığını, davacının tespiti istenen dönemde herhangi bir ürün satışına dair belge, tevkifat kesintisi, prim ödemesi de bulunmadığını, davanın niteliği gereği davacının hangi yıllar arasında tarımsal faaliyette bulunmuş ise o yıllara ilişkin oda ve vergi kaydı bulunmasının yanında, satışını yaptığı ürünlere ilişkin makbuzların da ibrazının zorunlu olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 17.01.2022 tarihli ve 2022/151 - 2022/73 E.K. sayılı kararı ile davacı tarafından açılan önceki davada 26.11.2008 - 30.04.2011 tarihleri arası tespit talebi ileri sürülmüş olup, bu duruma göre bu tarihler arası dönem yönünden davanın derdestlik yönünden reddi gerektiği gerekçesiyle, istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile 26.11.2008 - 30.04.2011 tarihleri arası dönem yönünden davanın derdestlik nedeniyle reddine, 01.05.2011 - 15.10.2015 tarihleri arası dönem yönünden davanın kabulüne, bu tarihler arasında davacının tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, karar verilmiştir. V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır. 2.Daire kararında; ...somut olayda, işin esasına girilmeyerek kuruma başvuru koşulunun gerçekleşmemesi nedeniyle dava şartı yokluğundan ve usulden reddedilen davanın derdest bir dava kabul edilemeyeceği, öte yandan davacı tarafça 31.10.2014 tarihinde açılan ve esasına girilmeksizin 20.05.2015 tarihinde dava şartı yokluğundan reddedilen davanın, Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi olan 13.10.2021 tarihinden önce 28.09.2021 tarihinde kesinleştiği anlaşıldığından, derdestlik nedeniyle davanın kısmen reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu belirtilerek, hüküm bozulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin 13.04.2023 tarih ve 2022/3362 - 2023/1047 E.K. sayılı kararı ile bozma ilamına uyulmuş, davacı vekili tarafından 13.04.2023 günlü karar celsesinde, 26.11.2008-30.04.2011 tarihleri arası dönem yönünden davanın kabulü talep edilmiş, sonrasına ilişkin dönem yönünden ise davayı takipsiz bıraktıklarının beyan edilmesi üzerine, 30.04.2011 tarihi sonrası döneme ilişkin talep bakımından tefrik kararı verilmiştir. Davalı Kurum başlangıçta bu dönem (26.11.2008-30.04.2011) yönünden davacıyı sigortalı saymış, primleri de tahsil etmiştir. Daha sonra ziraat odası kayıtlarında oynama-karalama ve düzeltmeler yapıldığından bahisle bu kayıtların davacı bakımından dikkate alınmaması konusundaki denetmen raporuna dayalı olarak bu sigortalılığı iptal etmiştir. Yukarıda yazıldığı gibi iptal edilen süreye ilişkin primler tahsil edilmiştir. Ziraat odası kayıtlarının düzgün tutulmamasında davacının hukuken sorumluluğu yoktur. Üye aidatı tahakkuk ve takip müfredat kartı da dikkate alındığında ihtilaflı dönemde davacının ziraat odası üyeliğinin varlığını kabul etmek gerekir. Sözü edilen kayıtlardaki oynama ve/veya karalamalar tefrik kararı verilen talep bölümüyle ilgilidir. Kurumun oda kayıtlarına ilişkin bu yaklaşımını karşın kanun koyucu 5510 sayılı Kanun'un geçici 54 üncü maddesi ile engellemiştir. (2014 yılında) Öte yandan toplanan deliller davacı lehine Tarım Bağ-Kur sigortalısı sayılmasını gerektiren koşulların varlığını da ortaya koymuştur. Bu itibarla açıklanan gerekçe ve nedenlerle tefrik edilen dava bölümü dışarıda tutularak davanın kabulüne ilişkin aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ve nedenlerle; 1-Davanın kabulü ile davacının 26.11.2008 - 30.04.2011 tarihleri arasında tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, aykırı kurum işlemlerinin iptaline, 2-Davalı Kurum harçtan muaf olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, davacı tarafça yatırılan toplam 62,80 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya iadesine, 3-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 9.200,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan toplam 906,05 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı ve davalı tarafından yatırılan ve arta kalan gider avansının karar kesinleştiğinde HMK'nın 333. Maddesi uyarınca taraflara ayrı ayrı iadesine, 6-Davacı istinaf yargılamasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 11.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. VI.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı SGK Vekilinin Temyiz Sebepleri Davalı SGK vekili; 2926 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olarak kabul edilebilirlik şartlarının yasa ve içtihatlar doğrultusunda belirlenmiş olduğunu, bu belirlenen ilkeler esas alınarak mahkeme tarafından davacının vergi kaydı, oda kaydı araştırması yapılmış, vergi kaydının bulunmadığının görülmüş olduğunu, çeşitli kuruluşlara yazılan yazılardan da davacıya ait kayıt, teslimat bilgisi araştırmalarının olumsuz sonuçlandığını, davacının tespiti istenen dönemde herhangi bir ürün satışına dair belge, tevkifat kesintisi, prim ödemesi de bulunmadığını, davanın niteliği gereği davacının hangi yıllar arasında tarımsal faaliyette bulunmuş ise o yıllara ilişkin oda ve vergi kaydı bulunmasının yanında, satışını yaptığı ürünlere ilişkin makbuzların da ibrazının zorunlu olduğunu belirterek, hükmün temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, aksi Kurum işleminin iptali ile tarım bağ-kur sigortalılığının tespitine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçici 7 inci maddesi delaletiyle mülga 2926 sayılı Kanun'un 2, 3, 6, 9 ve 10 uncu maddeleri. 3.Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle, Davalı SGK vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/9380, K. 2023/10132, T. 24.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-9380-e-2023-10132-k-a3508959ec1f