Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/9362 E. 2023/9916 K. – Hizmet Tespiti
Konu: Hizmet Tespiti
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/9362
- Karar No
- 2023/9916
- Karar Tarihi
- Konu
- Hizmet Tespiti
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/3841 E., 2022/1414 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bingöl 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2017/13 E., 2019/353 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; davacının 11.07.2012 tarihi ile 11.08.2012 tarihleri arasında sigortaya bildirilmeyen hizmetlerinin tespitini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... ve Su İşleri Bakanlığı vekili, davanın husumet nedeniyle reddi gerektiğini, davanın Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğüne yönetilmesi gerekirken Bakanlıklarının taraf olarak gösterilerek husumetin ileri sürüldüğünü, müvekkil Bakanlığın ayrı bir tüzel kişiliğinin bulunduğu ve ihaleye konu sözleşmede tarafın Devlet Su İleri Genel Müdürlüğü olduğunu, açılan davanın yersiz ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Fer'i müdahil SGK vekili, kanunda öngörülen 5 yıllık hak düşürücü süre nazara alındığnda hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, davacının kurum nezdinde çalıştığına ilişkin herhangi bir kaydın bulunmadığını, davacının iddisanı kurum kayıtları ile eş değer belgelerle ortaya koyarak kanıtlaması gerektiğini, davaya esas alınacak belgelerin asıl olan kurum kayıtlarının olduğunu, hizmet tespit davalarında Yargıtay yerleşik içtihatlarında izlenen usul ve esasların gözetilmesi gerektiğini savunarak bu nedenle haksız yere açılan davanın reddine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. 3.Davalı limited şirket cevap dilekçesi vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince"...Her ne kadar davacı vekili davayı Orman ve Su İşleri Bakanlığına yöneltmiş ise de tüm tanıkların ortak beyanı ile davacının çalıştığı işyerinin anahtar teslim götürü bedel suretiyle iş aldığı, çalışanların başında takım kılavuzunun bulunduğu, çalışanların bu kişi aracılığıyla işe girdiği, metre usulüyle ücretin belirlendiği ve bu kılavuzun davalı Gelkur adlı şirket sigortalısı olduğu gözetildiğinde işin davalı Bakanlıktan ihale suretiyle alındığına kanaat edinilmiştir. İhale makamı olan kamu kurumunun 4857 sayılı İş Yasası madde 2 anlamında üst işveren niteliği bulunmamaktadır. Nihayetinde verilen iş ihale edilmiş ve sonuç ihale alıcısı tarafından taahhüt edilmiştir. Bu durumda davalı kamu kurumu ile diğer davalı şirket Gelkur arasında alt işverenlik ilişkisi bulunmadığından davanın bu davalı açısından husumet nedeniyle reddi gerekmiştir. Bir an için davacı vekilinin hasımda yanılma nedeniyle davayı Bakanlığa yönelttiği, aslında DSİ'ye yöneltmek istediği kanaat edilse dahi her iki kurumun ayrı tüzel kişiliklerinin bulunduğu bu durumda da ilgisi bulunmayan davalı Kurum yönünden yine davanın reddi gerekecektir. Hasımda yanılma suretiyle taraf değişikliğine gidilse dahi (ki davacının bu yönde talebi bulunmamaktadır) davalı ihale makamı olarak nitelendirilen Kurum yönünden davanın reddinin gerektirir gerekçelerin DSİ için de geçerli olduğu anlaşılmakla taraf değişikliğinin sonuca etki etmeyeceğine kanaat edinilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir." gerekçesiyle "1-Davalı ...Kur ... Şti yönünden Davanın Kabulü ile, -Davacının, davalı ... sicil nolu ... İnş. Tic. San. Ltd. Şti. adlı işyerinde; 11/07/2012-11/08/2012 tarihleri arasında sürekli ve kesintisiz bir şekilde hizmet akdine dayalı olarak çalıştığının ve bildirilmeyen hizmetinin bulunduğunun Tespitine, 2-Diğer davalı bakanlık yönünden davanın husumet nedeniyle Reddine," karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili, dava dosyasında bulunan ... Söğütlü (Çaytepe) Beldesi Üstüntaş ve ... Mahalleleri Taşkın Koruma işine ait sözleşmeden anlaşılacağı üzere işin asıl işvereninin Orman ve Su İşleri Bakanlığı DSİ Genel Müdürlüğü olduğunu, İK ve Sosyal Güvenlik Mevzuatı'na göre müvekkile karşı alt işverenle birlikte asıl işverenin müteselsilen sorumlu olduğunu ve bu nedenle davanın husumet yokluğu nedeniyle reddinin usul ve esasa aykırı olduğunu; ... İnş. Tic. ve San. Ltd. Şti'nin yüklenici olarak yapmakta olduğu ... Söğütlü Beldesi Üstüntaş ve ... Mahalleleri Taşkın Koruma İnşaatında çalışan müvekkilin işveren tarafından sigorta bildirimlerinin yapılmadığını, ancak iş resmî bir kurumun ihaleli işi olmasına rağmen ilgili kurum tarafından işçilerin sigortalı olarak çalışıp çalışmadıkları yönünde bir denetimin de yapılmadığını; taraflar arasındaki sözleşme şartlarından da anlaşıldığı üzere asıl işverenin Orman ve Su İşleri Bakanlığı DSİ Genel Müdürlüğü tarafından çalışanların iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin alınması gerekirken asıl işveren yönünden hiçbir denetimin yapılmadığını, asıl işverenin işi ihale ettikten sonra ilgilenmeyerek sözleşmeye aykırı davrandığını, dosya kapsamında dinlenen bordro tanıkları ve kazalı tanık beyanlarının da anılan iddiaları doğruladığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın husumet yönünden de kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. 2.Fer'i müdahil vekili, söz konusu prime esas kazançların tespitinde tanık beyanları ve diğer hesap dökümlerinin yeterli olmadığı gibi emsal ücret araştırması yapılmadan hüküm tesis edildiğini, dinlenen tanık beyanlarının çelişkili olduğunu ve hükme esas alınmaması gerektiğini; Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin 17.06.2014 tarih ve 2013/11886 E., 2014/14150 K. sayılı ilamında belirtilen usullerin yerine getirilmesi gerektiğini, yerel mahkemece bu hususlara uyulmayarak eksik inceleme yapıldığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile " ...Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre ve özellikle, davacının davalı şirkete ait işyerinde 11.07.2012-11.08.2012 de hizmet akdine dayalı olarak çalıştığının dinlenen bordro tanıkları, şirket ile diğer davalı arasındaki ihale evrakları, şirketçe iş kazası üzerine verilen işe giriş bildirgesi SGK denetmen raporu ve dosya kapsamından sabit bulunması davalı şirketçe davacının primlerinin ödenmediğinin anlaşılması, davalı şirketin DSİ den taşkın koruma inşaatı ihalesi alarak işçileri çalıştırdığının anlaşılması Bakanlığın davada işveren taraf sıfatı olmadığından davanın husumetten reddinin gerekmesi karşısında davacı ve feri müdahilin istinaf taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Fer'i Müdahil Kurum vekili özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 124 ncü maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesi. 3. Değerlendirme 1.Dosya kapsamı incelendiğinde, dava dilekçesinde ... İnş.Ltd.Şti ile birlikte Orman ve Su İşleri Bakanlığı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü'nün davalı olarak gösterildiği, İlk Derece Mahkemesinin karar başlığı kısmında davalının Orman Genel Müdürlüğü olarak gösterildiği, hüküm kısmında ise davalı bakanlık yönünden davanın husumet nedeniyle reddine karar verildiği anlaşılmıştır. 2.İlk Derece Mahkemesi, davalı Kurum ile davalı şirket arasında alt işverenlik ilişkisinin bulunmadığı, bir an için davacı vekilinin hasımda yanılma nedeniyle davayı bakanlığa yönelttiği, aslında DSİ'ye yöneltmek istediği kanaat edilse dahi davalı Kurum yönünden yine davanın reddi gerekeceği, davacının talebi bulunmamakla birlikte hasımda yanılma nedeniyle taraf değişikliğine gidilse dahi DSİ'nin de asıl işveren olamayacağı gerekçesiyle yazılı şekilde karar vermiştir. 3.Davacının, diğer davalıyı Orman ve Su İşleri Bakanlığı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü şeklinde gösterdiği, İlk Derece Mahkemesi bu hususu açıklığa kavuşturmadan, gerekçeli karar başlığında Orman Genel Müdürlüğü olarak belirleme yapmasına karşılık hüküm kısmında bakanlık adına hüküm kurarak infazda tereddüte sebebiyet verdiğinden, öncelikle davanın kime karşı açıldığı netleştirilip gerekirse HMK'nın 124 ncü maddesi kapsamında davaya dahil edilme sağlanarak hüküm kurulması gerekmektedir. 4.Husumetin kime yöneltildiği netleştirildikten ve gerektiğinde HMK'nın 124 üncü maddesi gereği yerine getirildikten sonra asıl-alt işveren ilişkisinin tartışılıp sonucuna göre karar verilmelidir. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.