Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/9340 E. 2023/10966 K.
Konu: Aidiyet Ve Tespit
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/9340
- Karar No
- 2023/10966
- Karar Tarihi
- Konu
- Aidiyet Ve Tespit
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1781 E., 2023/770 K. KARAR : Davalı yönünden Esastan Ret, Davacı yönünden Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Dörtyol 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/83 E., 2020/91 K. Taraflar arasındaki aidiyet ve tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin esastan reddine, davacı vekilinin istinaf isteminin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin SGK kayıtlarındaki doğum tarihinin 11.08.1958 tarihi olarak düzeltilerek tahsisine ve 11272190 sicil numarasına ait kayıt ve hizmet bilgilerinin müvekkiline ait olduğunun tespiti ile sicil kayıtlarının müvekkilinin nüfus kayıtlarına göre düzeltilmesi ile müvekkilinin borçlanma talebinin kabulüne karar verilmesini, emeklilik hesabında dikkate alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, açılan davanın tüm talepleri yönünden reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Davanın kısmen kabul, kısmen reddine, 1-SGK’nın 11272190 sicil numaralı sigortalı dosyasının davacı ... (...)’a ait olduğunun tespiti ile .. ve ... sicil numaralı sigortalı dosyalarındaki kayıt ve hizmetlerinin birleştirilmesine, 2-Davacının sigorta sicil kayıtlarındaki doğum tarihinin nüfus kaydındaki şekliyle düzeltilmesine, 3-Davacının 2 doğum karşılığı 720 gün X 2 = 1440 gün doğum borçlanması olduğunun tespitine ve bu nedenle davalı SGK’nın doğum borçlanması talebinin reddine ilişkin 23.05.2013 tarih 1949126 sayılı işleminin iptaline 4-Davacının düzeltilmiş doğum tarihinin emeklilik talep ve hesabında dikkate alınması gerektiğinin tespitine " karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B.İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın kısmen kabulü ile kısmen reddi şeklinde hüküm kurulamasının hatalı olduğunu beyanla Yerel Mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 2.Davalı SGK vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının 01.06.1977 tarihli ilk işe giriş bildirgesinde doğum tarihinin 25.03.1958 olduğunu, Nisan 1978 yılına ait işe giriş bildirgesinde de doğum tarihinin 1958 olduğunu, davacı dava dilekçesinde ilk işe giriş bildirgesinin 1972 tarihinde verilmiş olduğunu iddia etmiş ise de ... sicil numaralı kurum kayıtlarında böyle bir kayda rastlanmadığını, mahkemece bu hususta herhangi bir araştırma yapılmadığını, hükümde 1977 yılının esas alındığını, sosyal güvenlik hakkının kişiye sıkı sıkıya bağlı devredilemeyen haklardan olduğunu, davacı ile işe giriş bildirgelerindeki kimlik bilgileri yazılı kişinin aynı kişiler olup olmadığının kesin şekilde belirlenmesi gerektiğini, ... kızı ... adında başka şahıslar olduğu tespit edilirse hak alanını ilgilendirmesi nedeniyle yöntemince davada hasım gösterilmesi gerektiğini, dinlenecek tanıkların kayıtlara geçmiş ve davacı ile aynı sürede çalışmış kişilerden seçilmesi gerektiğini, mahkemece eksik araştırma ve inceleme yapıldığını, 11272190 ve 3101011272190 sicil numaralı sigortalı dosyalarındaki kayıt ve hizmetlerin birleştirilmesi ve davacının sigorta sicil kayıtlarındaki doğum tarihlerinin nüfus kaydındaki şekilde düzeltilmesine karar verilemeyeceğini, Kurum aleyhine vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini, bu sebeplerle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "... davada reddedilen talep bulunmadığından davanın kısmen kabulüne dair hüküm kurularak davalı lehine vekalet ücreti takdiri hatalıdır. Bu yöndeki davacı isitinafının kabulü gerekir." gerekçelerini dayalı olarak, "1-Davalı SGK nın istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, 2- Davalı SGK harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK 353/1-b-2 maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve ilk derece mahkemesi kararı tamamen ortadan kalkmakla, ilk derece mahkemesi kararı yerine, Davanın kabulü ile, a-SGK’nın 11272190 sicil numaralı sigortalı dosyasının davacı ... (...)’a ait olduğunun tespiti ile ... ve ... sicil numaralı sigortalı dosyalarındaki kayıt ve hizmetlerinin birleştirilmesine, b-Davacının sigorta sicil kayıtlarındaki doğum tarihinin nüfus kaydındaki şekliyle düzeltilmesine, c-Davacının 2 doğum karşılığı 720 gün X 2 = 1440 gün doğum borçlanması olduğunun tespitine ve bu nedenle davalı SGK’nın doğum borçlanması talebinin reddine ilişkin 23.05.2013 tarih 1949126 sayılı işleminin iptaline ç-Davacının düzeltilmiş doğum tarihinin emeklilik talep ve hesabında dikkate alınması gerektiğinin tespitine," karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davanın ispat edilemediğini, Mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu karar verildiğini, Kurum lehine vekalet ücretine ve yargılama giderine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, sigortalılığın davacıya aidiyeti, davacının SGK dosyasındaki yaşın düzeltilmesi, düzeltilmiş doğum tarihine göre emeklilik hesabının yapılması, doğum borçlanması talebinin kabulü istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Yaş tashihi hukuki bir terim olarak "kişinin nüfus tesciline esas olan tarihlerin ve yaş kaydının nüfus kütüğündeki düzeltme" işlemini ifade etmektedir. Bireyin evlenmesi, askere alınması, seçme ve seçilme hakkını kullanması, sigortalı olabilmesi, emeklilik hakkına kavuşması gibi birçok sosyal, ekonomik, siyasal hak ya da ödevin yaş şartına bağlanmış olması birtakım hakların kazanılmasında ya da ödevlerden imtina edilmesinde yaş unsurunun önemli bir parametre olduğunu ortaya koymaktadır (...nun 27.10.2022 tarih ve 2020/(21)10-680 E. 2022/1397 K. sayılı kararı). 2. Kişilerin yaşının kamu ve özel hukuka ait hakların edinilmesi ve kullanılması ile mükellefiyetlerin yükletilmesi açısından hukuki sonuçları itibariyle bahsedilen önemi nedeniyle kişinin yaşının doğru tespit edilmesi ve varsa hataların giderilmesi bir zorunluluktur. 3. 4721 sayılı Kanun'un 39 uncu maddesi uyarınca kişinin nüfus tesciline esas olan doğum tarihlerinin ve yaş kaydının düzeltilmesi işlemi ancak mahkeme kararı ile mümkündür. Bu bağlamda 5490 sayılı Kanun'un 35 inci maddesinde kesinleşmiş mahkeme hükmü olmadıkça nüfus kütüklerinin hiçbir kaydının düzeltilemeyeceği ve kayıtların anlamını ve taşıdığı bilgileri değiştirecek şerhler konulamayacağı ancak olayların aile kütüklerine tescili esnasında yapılan maddi hataların nüfus müdürlüğünce dayanak belgesine uygun olarak düzeltileceği düzenlenmiştir. 4. Kişinin yaşı, düzeltme (tashih) davası mahkemece kabul edilerek düzeltildiğinde doğuracağı hukuki sonuçlar artık kişinin mahkemece düzeltilen yaşına göre belirlenir. Bir başka deyişle kişinin yaşıyla ilgili işlem ve kararlarda bu değişen yaş esas alınır. 5. Sosyal güvenlik haklarının bir kısmından yararlanmak belli bir yaşı ikmal etmek ya da ikmal etmemiş olmak şartlarına bağlanmaktadır. 506 sayılı Kanun'un 120 nci maddesi uyarınca Malullük, Yaşlılık ve Ölüm Sigortalarına ilişkin yaş ile ilgili hükümlerin uygulanmasında, sigortalıların ve hak sahibi çocuklarının, sigortalının yürürlükten kaldırılmış 5417 ve 6900 sayılı kanunlara veya bu kanuna tabi olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihte nüfus kütüğünde kayıtlı bulunan doğum tarihleri, sigortalının sigortaya tabi olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten sonra doğan çocuklarının da nüfus kütüğüne ilk olarak yazılan doğum tarihleri esas tutulur. Anılan maddenin 3 üncü fıkrasında ise İş Kazası, Meslek hastalığı, Malûllük, Yaşlılık ve Ölüm sigortalarından gelir ve aylık tahsisleri ile sermaye değerinin hesabında, iş kazasının olduğu veya meslek hastalığının hekim raporuyla ilk defa tespit edildiği veya sigortalıların bu Kanuna ve bu Kanunla yürürlükten kaldırılmış kanunlara tâbi olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten sonraki yaş düzeltmelerinin dikkate alınmayacağı düzenlenmiştir. 506 sayılı Kanun'un söz konusu hükümleri 5510 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesiyle yürürlükten kaldırılmış ise de benzer düzenlemeler 5510 sayılı Kanun'un 57 nci maddesinde korunmuştur. 6. Sigortalı olarak ilk tescil tarihinden sonra yapılan yaş tashihlerinin yaşlılık aylığı bağlanmasında dikkate alınamayacağına ilişkin söz konusu düzenlemelerin asıl amacı yaş büyütmek suretiyle daha erken yaşlılık aylığı almak gibi kötü niyetli uygulamaların önüne geçmektir. Böylesi bir durumda yaş tashihine ilişkin mahkeme kararı geçerliliğini ve değerini korumakla birlikte sadece kanun hükmü nedeniyle emeklilik yönünden sonuç doğurmamaktadır (...nun 27/10/2022 tarih ve 2020/(21)10-680 E. 2022/1397 K. sayılı kararı). 7. Nüfus kayıtlarının sel, deprem gibi doğal afetler veya yangın gibi nedenlerle zayi olması nedeniyle dayanak kayıtlara ulaşılmaması ya da açık maddi hata durumlarında kişinin gerçek yaşının kayda yansıtılmasına ilişkin davalar, nüfusa asıl doğum günü yazılmayıp da küçük veya büyük yazılan kişi tarafından açılan doğum günün düzeltilmesi sonucunu doğuran klasik yaş tashihi davalarından farklıdır. Kayıt tashihi niteliğindeki bu tür davalar yaş tashihi ile ilgili olmayıp 506 sayılı Kanun'un 120 ve 5510 sayılı Kanun'un 57 nci maddelerinin uygulanma yeri yoktur (...nun 24.12.2018 tarih ve 2008/10-784 E. 2008/768 K. sayılı kararı). 8.Dosyanın incelenmesinde; davacının yaşının düzeltilmesi istemiyle açtığı dava sonucunda, Dörtyol 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.01.2014 tarihli, 2013/207 Esas 2014/59 Karar sayılı kararıyla, doğum tarihi 11.08.1965 iken 11.08.1958 olarak düzeltildiği, davacının kurum nezdindeki sicil kayıtlarının düzeltilmiş doğum tarihine göre tashihi ile emeklilik hesabında dikkate alınmasını, 01.06.1977 tarihli işe giriş bildirgesindeki 11272190 sigorta sicil numarası ile mevcut olan kaydın kendisine ait olduğunun tespitini, .. ve ... sicil numaralı kayıtların birleştirilmesi ile doğum borçlanması talebinin kabulüne karar verilmesi talepleriyle eldeki davanın açıldığı, davacının yaş düzeltilmesi davasının sonuçlanmasından önce 20.12.2012 tarihli doğum borçlanması talebinde bulunması üzerine, Dörtyol İlçe Nüfus Müdürlüğünün 16.04.2013 tarihli yazısına göre ... ve ... kızı, ... 11.08.1965 doğumlu ...'ın künyesinde yapılan tetkiklerde doğum tarihinde herhangi bir yaş düzeltmenin mevcut olmadığının Kuruma bildirilmesi üzerine, ... sicil numarasında kayıtlı ... olmadığına kanaat getirildiğinden, talebine yönelik işlem yapılmadığının bildirildiği, ancak dosya içeriğinde yer alan, davacının 05.10.2017 tarihli hizmet döküm cetvelinde, davacının kendisine aidiyetini ileri sürdüğü ... sicil numarasına ait ... tarihli işe giriş bildirgesine istinaden sigortalı çalışmalarının hizmet kaydında yer aldığının anlaşılmasına göre Mahkemece öncelikle davacının ... sicil numaralı kaydın davacıya aidiyeti ve doğum borçlanması taleplerine ilişkin olarak davanın konusuz kalıp kalmadığı Kurumdan sorulmalı, davacının kesinleşen yaş tashihi davası dikkate alınarak yukarıda değinilen yasal düzenlemeler uyarınca ilk sigortalılık tescilinden sonra yapılan yaş tashihi niteliğindeki ilamın emeklilik / yaşlılık aylığı işlemlerinde dikkate alınmasının mümkün olmadığı gözetilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir. 9. Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.