Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/923 E. 2023/2368 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/923
- Karar No
- 2023/2368
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1391 E., 2022/1603 K. DAVACILAR :1-... 2-... 3-... 4-... vekilleri Avukat ... DAVALILAR : 1-... vekili Avukat ... 2-... vekili Avukat ... 3- ... Enerji Dağıtım ve Perakende Satış Hizmetleri A.Ş. vekili Avukat ... İHBAR OLUNANLAR : 1-... vekili Avukat ... 2- ... Doğalgaz Enerji Gıda Turizm Sofra ve Taahhüt Hizmetleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 01.07.2021 HÜKÜM/KARAR : Esastan red İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/226 E., 2022/116 K. Taraflar arasındaki iş kazası tespiti ile ölüm geliri bağlanması istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın konusuz kaldığından hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı muris ...'ın teşoran firması ... Enerji Dağıtım ve Perakende Satış İşlemleri A.Ş. işyerinde 19.03.2015 tarihinden beri elektronik teknikeri olarak çalıştığını, davacı ... hastalıkları olup bu hastalığına dair bilgi ve belgelerin taşeron şirketin bilgisinde olduğunu, son yaptığı görevin sağlık duruma elverişli bir iş olmadığını, 01.01.2021 Cuma günü çalışma yapılmaması nedeniyle işveren tarafından verilen iş emri gereği muris davacının 03.01.2021 tarihinde sabahleyin ... A.Ş.'ye ait araç ile gittiği sayaç okuma görevine gittiğini, zaruri ihtiyaçlarını giderdiği sırada geçirdiği kalp krizi sonucu düşerek vefat ettiğini, müvekkili murisin ölümünün iş kazası olduğunun tespitini ve ölüm aylığı ve ölüm geliri bağlanmasını talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; müvekkili kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... ve ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacının ölüm sebebinin iş kazasından kaynaklanmadığını, müvekkili şirket ile müvekkili ... arasında alt işveren ilişkisi bulunduğunu, davanın yüklenici firmaya da ihbar edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İhbar olunan... vekili cevap dilekçesinde özetle; mağdur işçinin sigortalı şirketin işçisi olup olmadığının ve dava konusu olayın iş kazası niteliğinde olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, meydana gelen kazanın oluşumunda davalı işverenin kusur ve sorumluluğunun aynı zamanda kaza ile zarar arasında illiyet bağının tespiti gerektiğini, sosyal sigortalar kurumu tarafından davacı lehine, herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının sorulmasının gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin poliçe ile sınırlı olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davanın konusuz kaldığından hüküm tesisine yer olmadığına " şeklinde karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; Sigortalı ...’nın ölümünün iş kazası olduğunun tesbitine ve hak sahiplerine “Ölüm aylığı ve Ölüm Geliri “ bağlanması talebinin SGK tarafından zımnen reddedilmiş olması nedeniyle bu işlemin iptali ile sigortalının hak sahiplerine “Ölüm aylığı ve Ölüm Geliri “ bağlanmasına “ karar verilmesi gerekirken sadece SGK vekillerinin dilekçelerindeki beyanları ile yetinilerek sanki ölüm aylığı ve ölüm geliri bağlanmış gibi dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin hükmün kaldırılması nedeni olduğunu, mahkemece davalılar ... A.Ş ve ... Enerji Dağıtım ve Perakende Satış A.Ş.'nin kusursuz olduklarının SGK cevap dilekçesinde belirtildiği belirtilerek bu konuda hiçbir araştırma yapılmadığını, belirtilenin aksine her iki davalının da kusurlu olduklarını, muris ...’nın ısrarlı taleplerine rağmen kırsal ve tarımsal alanda, arazide fiilen dolaşarak Sulama Birliklerine ait sayaçları okumak, şeklindeki görevinin sağlık durumuna uygun olmadığını, sağlık durumunu uygun görev verilmesini talep etmesine rağmen bunu yerine getirmeyen davalı işverenlerin ölümün meydana gelmesinde tamamen kusurlu olduklarını, davalı şirketlerin kusurlu olmasından dolayı peşin sermaye değerli ölüm geliri bağlanması gerektiği halde eksik tahkikat sonucu dava konusuz kaldığından dolayı karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkeme kararıyla dava açılmasına sebebiyet vermeyen Kurum aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının bu yönden kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... A.Ş. ve ... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; olayın iş kazası kapsamında olmadığını, müvekkili şirketler arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunmadığını, iş kazası olduğunu kabul etmemekle birlikte müvekkili şirketlerin işveren konumunda olmadıklarından bu davada kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, mahkeme tarafından işin esasına girilmeden diğer davalının olayı iş kazası olarak kabul etmesi sebebiyle hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle dava konusuz kalmış olsa bile davanın açılmasına müvekkilleri sebep vermediğinden aleyhlerine yargılama giderlerine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Somut olayda, davacının 09.03.2021 tarihinde Kuruma başvuru yaparak iş kazası tespitinin yapılmasını istediği, Kurum tarafından kanunda belirlenen 60 günlük işlem yapma süresi geçtikten sonra 16.07.2021 tarihli ünite kararı ile davacının yaşadığı olayın iş kazası olarak kabul edildiği, Kurum tarafından yapılan işlem neticesinde davacının talebinin konusuz kaldığı, bu yönün davalı işverenin de kabulünde olduğu, davaya konu olayda davalı kurum müfettişince diğer davalı işverenler yönünden kaçınılmazlık ilkesinin mevcut olduğuna dair tespit yapıldığı, davalı işverenlerin kusurunun tespiti ve bilahare peşin sermaye değerli geliri bağlanması hususunun rücuen tazminat davası konusu olabileceği iş bu davaya konu istemin esasını çözecek istem ve talepler olmadığı buradan hareketle davacının dava açmakta haklı olduğu taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine, karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili dilekçesinde; Sigortalı ...’nın ölümünün iş kazası olduğunun tesbitine ve hak sahiplerine “Ölüm aylığı ve Ölüm Geliri “ bağlanması talebinin SGK tarafından zımnen reddedilmiş olması nedeniyle bu işlemin iptali ile sigortalının hak sahiplerine “Ölüm aylığı ve Ölüm Geliri “ bağlanmasına “ karar verilmesi gerekirken sadece SGK vekillerinin dilekçelerindeki beyanları ile yetinilerek sanki ölüm aylığı ve ölüm geliri bağlanmış gibi dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin hükmün kaldırılması nedeni olduğunu, mahkemece davalılar ... A.Ş ve ... Enerji Dağıtım ve Perakende Satış A.Ş.'nin kusursuz olduklarının SGK cevap dilekçesinde belirtildiği belirtilerek bu konuda hiçbir araştırma yapılmadığını, belirtilenin aksine her iki davalının da kusurlu olduklarını, muris ...’nın ısrarlı taleplerine rağmen kırsal ve tarımsal alanda, arazide fiilen dolaşarak Sulama Birliklerine ait sayaçları okumak, şeklindeki görevinin sağlık durumuna uygun olmadığını, sağlık durumunu uygun görev verilmesini talep etmesine rağmen bunu yerine getirmeyen davalı işverenlerin ölümün meydana gelmesinde tamamen kusurlu olduklarını, davalı şirketlerin kusurlu olmasından dolayı peşin sermaye değerli ölüm geliri bağlanması gerektiği halde eksik tahkikat sonucu dava konusuz kaldığından dolayı karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan ilk derece mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili dilekçesinde; yerel mahkeme kararıyla dava açılmasına sebebiyet vermeyen Kurum aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının bu yönden bozulmasına talep etmiştir. Davalı ... A.Ş. ve ... A.Ş. vekili dilekçesinde; olayın iş kazası kapsamında olmadığını, müvekkili şirketler arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunmadığını, iş kazası olduğunu kabul etmemekle birlikte müvekkili şirketlerin işveren konumunda olmadıklarından bu davada kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, mahkeme tarafından işin esasına girilmeden diğer davalının olayı iş kazası olarak kabul etmesi sebebiyle hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle dava konusuz kalmış olsa bile davanın açılmasına müvekkilleri sebep vermediğinden aleyhlerine yargılama giderlerine hükmedilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazası tespiti ile ölüm geliri bağlanması istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi hükümleridir. 2.Davaya konu tespiti istenen "iş kazası" mevzuatımızda 506 sayılı Kanun'un 11-a ve 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, her iki kanunda da iş kazası tanımlanmamış, kazanın hangi hal ve durumlarda iş kazası sayılacağı yer ve zaman koşulları ile sınırlandırılarak belirlenmiştir. Eldeki davaya konu olayın meydana geldiği tarih itibari ile davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu olup, Kanun'un 13 üncü maddesinde iş Kazası; "a) Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada, b)İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle, c) Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda, d) Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda, e) Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında, meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen özüre uğratan olaydır." şeklinde belirlenmiştir. Olayın, işkazası olarak kabul edilebilmesi için olaya maruz kalan kişinin 5510 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi anlamında sigortalı olması, olayın, 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinde sayılı ve sınırlı olarak belirtilen hal ve durumlardan birinde meydana gelmesi koşuldur. Başka bir anlatımla, olayın, iş kazası sayılabilmesi için iki koşulun birlikte gerçekleşmesi zorunludur. Dava açıldıktan sonra meydana gelen bir olay nedeniyle dava konusunun ortadan kalkması; eş söyleyişle tarafların, davanın esası hakkında karar verilmesinde hukuki yararının kalmaması halinde, bu olayın hükümde göz önüne alınması ve Mahkemenin, davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekir. 3. Değerlendirme Davacı muris ...'nın ...'ın taşeron firması ... Enerji Dağıtım ve Perakende Satış İşlemleri A.Ş işyerinde 19.03.2015 tarihinden itibaren elektronik teknikeri olarak çalıştığı, 03.01.2021 tarihinde sayaç okumak için gittiği bölgede 45 evler cami-i şadırvanında elini yıkadığı sırada geçirdiği kalp krizi sonucu vefat ettiği, Kazazede muris ... mirasçılarının ..., ..., ... ve ...'in oldukları, söz konusu mirasçıların davalılardan SGK 9.3.2021 tarihinde müracat ederek, söz konusu olayın iş kazası sayılarak kendilerine ölüm aylığı ve ölüm geliri bağlanması talep ettikleri ancak davalı kurumca makul sürede olumlu veya olumsuz cevap verilmemesi üzerine iş bu davanın açıldığı, SGK müfettişi tarafından hazırlanan 16.07.2021 tarihli rapor sonrası söz konusu olayın davalı SGK başkanlığınca iş kazası kabul edildiği ve muris ... 'nın hak sahiplerine ölüm gelirinin bağlandığı, gerekçesiyle davanın konusuz kaldığına karar verilmiş ise de işverenler tarafından davanın aşamalarında olayın iş kazası olmadığı yönünde itirazları karşısında işverenler yönünden yargılama yapılarak iş kazası olup olmadığı yönünden değerlendirme yapılıp karar verilmesi gerekirken işverenler yönünden de konusuz kaldığına karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, 13.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ...