Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/9049 E. 2023/10039 K. – Kurum İşlemini
Konu: Kurum İşleminin İptali İle Ölüm Aylığı Bağlanması
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/9049
- Karar No
- 2023/10039
- Karar Tarihi
- Konu
- Kurum İşleminin İptali İle Ölüm Aylığı Bağlanması
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/19 E., 2023/1125 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 5. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/112 E., 2021/282 K. Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali ile ölüm aylığı bağlanması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı, babasından olan hak sahipliği sebebi ile aldığı yetim aylığının, boşandığı eşi ile birlikte yaşadığından bahisle haksız olarak kesilmesine ilişkin işlemin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Toplanan deliller, dosya kapsamı ve tanık anlatımları birlikte değerlendirildiğinde, her ne kadar davacının boşandığı halde eşi ile birlikte yaşamaya devam ettiği iddiasıyla yetim aylığı kesilmiş ise de dosya kapsamında davacının eşi ile 11.11.2010 tarihinde kesinleşen mahkeme kararı ile boşandığı, babasından kaynaklanan hak sahipliği kapsamında 28.02.2011 tarihinde yetim aylığı bağlandığı, 24.02.2017 günlü inceleme raporu kapsamında boşanmanın muvazaalı olduğu, davacı ve eşinin fiilen birlikte yaşamaya devam ettiği gerekçesi ile yetim aylığının kesildiği, ... Nüfus Müdürlüğü tarafından sunulan 20.06.2017 günlü yazı ekinde yer alan Adres Bilgileri Raporuna göre; ...'ın; 12.07.2010 tarihinde ... Mah. ... Cad. Saran Apt. No:20 / 11 Mamak adresinde; 07.04.2017 tarihinde ... Mah. ... Sokak No:8/7 ... adresinde; ...'nun; 12.07.2010 tarihinde ... Mah. ... Cad. Saran Apt. No:20 / 11 Mamak adresinde;23.08.2011 tarihinde ... Mah. ... Cad. Saran Apt. No:20 / 12 Mamak adresinde;21.11.2012 tarihinde Kutlu Mah. 456 Sokak ... Blok No:16/15 Mamak,17.02.2017 tarihinde Medrese Mah. Fatih Bulv. Buket Apt. No:58/5 Kırşehir adresinde, İkamet ettiği, ASKİ Genel Müdürlüğü tarafından sunulan 09.03.2021 günlü yazıda, davacı adına abonelik bulunmadığının belirtildiği, ... Gaz tarafından sunulan 08.03.2021 günlü yazıda, davacı adına abonelik bulunmadığı, ... adına, 05.04.2017 tarihinde General Zeki Doğan Mah. 490. Cadde No:12/13 adresinde abonelik olduğunun belirtildiği, ... Elektrik Dağıtım A.Ş. Firmasınca, ... Firmasına bilgi sorulmasının istenildiği, Mamak 3. İlçe Seçim Kurulu tarafından sunulan 15.02.2021 günlü yazı eki listelere göre, davacı ve eski eşinin 22.07.2007-12.06.2011 tarihleri arasında yapılan seçimlerde, Abidinpaşa İlköğretim okulunda oy kullandığı, ...'ın 30.03.2014 tarihinden itibaren Yeni Mutlu İlkokulunda oy kullanmaya başladığı, dosyada dinlenen tanıkların beyanlarında davacının boşandıktan sonra eşi ile bir araya gelmediğini ifade ettikleri tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde davacı hakkında ilk olarak hazırlanan 28.06.2013 tarihli inceleme raporunda da davacının eşi ile birlikte yaşadığının tespit edilemediği ediğinin belirtildiği hususu da göz önüne alındığında, davacının boşandığı eşi ile birlikte yaşadığı konusunda her türlü tereddütten uzak mahkememizde kesin bir kanaat oluşmadığı, davacının dava açmakta haklı olduğu " gerekçesi ile "1-Davanın kabulü ile davalı Kurumun 05.04.2017 tarih ve 60991618-HTİ-3/1460967 sayılı işleminin iptali ile davacının yetim aylığının kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanması gerektiğinin tespitine " karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı Kurum vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, "Somut olayda, davacının 11.11.2010 tarihinde eşinden boşandığı, 24.02.2017 tarihli denetmen raporunun davacının komşularının, davacının boşandığı eşi ile birlikte yaşadığına ilişkin beyanları içeren tutanak ile davacının boşandığı eşinin hastane kayıtlarında davacının ikametgah adresini, kendi adresi olarak beyan etmesine dayalı olduğu, davacının boşandığı eşinin 30.03.2017 tarihinde bir başkası ile evlendiği, 17.02.2017 tarihi itibariyle başka bir ile taşındığının adres geri izleme kayıtlarından anlaşıldığı, isimleri tutanağa geçen kamu tanıklarının mahkemede tanık sıfatı ile dinlendiği ve davacı ile boşandığı eşinin bir arada yaşamadıklarını beyan ettiklerinin anlaşılması karşısında mahkemenin davanın kabulüne dair kararında, vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçesinde belirttiği gerekçelerle kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacının 5510 sayılı Kanun'un 56/2 nci fıkrası uyarınca boşandığı eşi ile birlikte yaşadığının tespit edilmesi nedeni ile ölüm aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptali ile aylığın kesildiği tarihten itibaren bağlanmasına karar verilmesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 inci, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 56 ve 96 ncı maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.