Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/9020 E. 2023/8572 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/9020
- Karar No
- 2023/8572
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2021/211 E., 2023/85 K. KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde sürekli iş göremezlik derecesinin yeniden belirlenmesi davasında davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, müvekkili şirket çalışanı ...'ın 28.03.2004 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu %20,2 oranında sürekli iş göremezlik derecesi belirlendiğini, sigortalının sağ elinin 3 parmağından yaralanmasına rağmen 4 parmağından yaralandığı belirtilerek yapılan tespitin hatalı olduğunu, Yüksek Sağlık Kurulu'na yaptıkları itiraz sonucu değişiklik olmadığını belirterek ...'ın sürekli iş göremezlik derecesinin yeniden belirlenmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı kurum vekili; davanın süresinde ikame edilmediğini, dava dışı sigortalının da davaya dahil edilmesi gerektiğini, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesini istemiştir. Dahili davalı ... vekili; müvekkilinin 01.01.2000 tarihinde davacı bünyesinde çalışmaya başladığını, 28.03.2004 tarihinde iş kazası geçirerek sağ elinin 3, 4, 5. parmaklarının kırıldığını, ameliyat edilerek parmaklarına platin takıldığını, meydana gelen kaza sonrasında takoz koyma işleminin işyerinde yasaklandığını ve gerdirme makinesinin işverence alınarak bu işlemlerin gerçekleştirildiğini, müvekkilinin 28.08.2004 tarihinde sürekli işgöremez durumuna girdiğini, 18.02.2015 tarih ve 004436 sayılı Sağlık Kurulu kararı ile müvekkilinin sürekli iş göremezlik derecesinin %20,2 olarak tespit edildiğini, ayrıca aynı kararda kontrol gerekmediğinin de tespit edildiğini, söz konusu maluliyet oranına karşı davacı işverenin itirazının Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu'nun 29.01.2016 tarih ve 08/1423 sayılı kararı ile reddedildiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 24.10.2019 tarih, E.2016/165, K.2019/218 sayılı kararıyla; "Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun 29.01.2016 tarihli 2015/12223 Esas 08/1423 sayılı kararında; sigortalının 30.03.2004 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası nedeniyle maluliyet oranının Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü çerçevesinde %20,2 olduğu, başka birinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, kontrol muayenesi gerekmediği belirtilmiştir. Davalı ...'ın geçirmiş olduğu iş kazası nedeniyle tüm tedavi evrakları dosyasına konularak maluliyetin tespiti için Adli Tıp Kurumu (3). İhtisas Kuruluna gönderilmiştir. ATK (3). İhtisas kurulunun 18.10.2017 tarihli 22424 karar sayılı raporunda; muayene tarihi olan 06.10.2017 tarihinden itibren azalma kaydıyla, E cetveline göre %11,1 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 3 aya kadar uzayabileceği belirtilmiştir. Davalı tarafından bu rapora itiraz edilmesi üzerine Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu raporu, ilgili kurum tarafından düzenlenen sağlık raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi için dosya Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu'na gönderilmiştir. Adli Tıp Kurumu Adli Tıp İkinci Üst Kurulunun 18.10.2018 tarihli 1283 karar sayılı raporunda; muayene tarihi olan 06.10.2017 tarihinden itibaren azalma kaydıyla E cetveline göre %11.1 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, SGK ile farkın muayenede el bileğinde ve el 4-5. parmaklarında hareket kısıtlılığının saptanmamasından kaynaklandığının belirtildiği" gerekçesiyle, "... İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın kısmen kabulü ile; -Davalı kazalı ...'ın Adli Tıp Kurumu 2. Üst kurulu tarafından muayene edildiği tarih olan 06.10.2017 tarihinden itibaren azalma kaydıyla E cetveline göre %11,1 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağının tespitine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1)Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; kurum işlemlerinde hata bulunmadığını, kurumun dava açılmasına sebebiyet vermediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. 2) Dahili davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olup eksik inceleme ile hüküm tesis edildiğini, Adli Tıp 2. Üst Kurulunun 24.07.2019 tarihli kararında dosyanın herhangi bir işleme tabi tutulmaksızın iadesine karar verildiğini, Adli Tıp Kurumundan gelen raporlarda aleyhe olan hususları kabul etmediklerini, gerekirse diğer hastanelerden heyet raporu alınmasını talep ettiklerini beyan etmelerine karşılık Adli Tıp 2. Üst Kurulunca 18.10.2018 tarihli oturumda 1283 karar sayılı mütalaasına itibar edilerek muayene tarihi olan 06.10.2017 tarihinden itibaren azalma kaydıyla E-cetveline göre %11,1 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağının tespitine karar verildiğini, her iki Adli Tıp raporunda farklı yasal dayanaklar üzerinden aynı sonuca ulaşılması, bu sonucun da hükme alınmasının açıkça hukuka aykırı olduğunu, kazadan 11 yıl sonra SGK tarafından tespit edilen maluliyet oranının SGK muayenesinden 2,5 yıl sonra Adli Tıp raporunda muayene tarihi olan 06.10.2017 tarihinde maluliyet oranının yarıya inmesinin yani 2,5 yılda yarı oranında iyileşmesinden bahsedilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, raporlar arasındaki çelişkinin tıp fakültelerinin ilgili ana bilim dalı sağlık kurullarından alınacak raporla giderilmeden itirazları karşılamayan Adli Tıp kurumu raporuna dayalı olarak hüküm tesis edilmesinin açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını yeniden belirtilen şekilde rapor alınmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 19.01.2021 tarih ve E.2020/1530, K.2020/2088 sayılı kararı ile; "Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; dahili davalı ...'ın davacıya ait işyerinde çalışırken 28.03.2004 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu Kurum Sağlık Kuruluşları tarafından %20,2 oranında sürekli iş göremezlik derecesi belirlendiği, işverenin itirazı üzerine SS Yüksek Sağlık Kurulunun 29.01.2016 tarihli kararı ile maluliyet oranının %20,2 olduğuna karar verildiği, işveren tarafından açılan dava dosyasında İlk Derece Mahkemesi tarafından Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulundan alınan rapor ile dahili davalının bu rapora itirazı üzerine alınan Adli Tıp 2. Üst Kurulu raporlarında; "muayene tarihi olan 06.10.2017 tarihinden itibaren azalma kaydıyla E-cetveline göre %11,1 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağına, SGK ile farkın muayenede el bileğinde ve el 4-5.parmaklarında hareket kısıtlılığının saptanamamasından kaynaklandığının" oy birliği ile mütalaa olunduğu görülmüş olup; dosyada alınan birbiri ile uyumlu Adli Tıp Kurumu raporları kapsamında davanın kabulüne karar verilmiş olmasında usule ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı" gerekçesiyle davalı kurum ve dahili davalının istinaf başvurularının reddine verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 13.10.2021 tarih ve E.2021/2519, K.2021/12164 sayılı kararında; "Dosya kapsamından, SGK İl Müdürlüğü'nün 18.02.2015 tarihli kararıyla davalı sigortalının %20,2 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayıldığı, SS Yüksek Sağlık Kurulu'nun 29.01.2016 tarihli kararında sigortalının 30.03.2004 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü çerçevesinde bu oranın %20,2 olarak belirlendiği, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu’nun 18.10.2017 tarihli raporunda muayene tarihi olan 06.10.2017 tarihinden itibaren azalma kaydıyla, E cetveline göre %11,1 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, davalı tarafından bu rapora itiraz edilmesi ve Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu raporu ile davalı kurum tarafından düzenlenen sağlık raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi için dosya Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulunun 18.10.2018 tarihli raporunda; Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü uyarınca muayene tarihi olan 06.10.2017 tarihinden itibaren azalma kaydıyla E cetveline göre %11.1 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, SGK ile farkın muayenede el bileğinde ve el 4-5. parmaklarında hareket kısıtlılığının saptanmamasından kaynaklandığı belirtilmiş olup, Mahkemece mevzuat hükümleri de nazara alınarak davanın kabulü ile davacının 28.03.2004 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle meslekte kazanma gücünü %11,1 oranında yitirdiğinin tespitine dair karar verilmiş ise de, kaza tarihinde Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü hükümlerinin yürürlükte olduğu ancak Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu tarafından olay tarihinde yürürlükte olmayan 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak değerlendirme yapıldığı ve raporlar arasında bu yönden çelişki olduğu anlaşılmakla; yukarıda açıklanan ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 28.06.1976 günlü, 1976/6-4 sayılı Kararına ve yasal prosedüre uygun şekilde, 30.03.2004 tarihli iş kazası nedeniyle Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü çerçevesinde yeniden rapor aldırılmalı ve sonucuna göre bir karar verilmesi" gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur. B.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "1-Davacının davasının kısmen kabulüne, 2-Davalı kazalı ...'ın Adli Tıp Kurumu 2. Üst kurulu tarafından muayene edildiği tarih olan 06.10.2017 tarihinden itibaren azalma kaydıyla E cetveline göre % 11.1 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağının tespitine" karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili, kararın eksik araştırmaya dayalı olduğunu, davanın reddi gerektiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, sürekli iş göremezlik derecesinin yeniden belirlenmesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371; 5510 sayılı Kanun'un 95 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında temyiz sebeplerine göre bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 21.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.