Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/8847 E. 2023/9061 K. – Kurum İşleminin
Konu: Kurum İşleminin İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/8847
- Karar No
- 2023/9061
- Karar Tarihi
- Konu
- Kurum İşleminin İptali
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1818 E., 2022/2374 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/62 E., 2022/192 K. Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin faaliyet konusu ile ilgili olarak SGK tarafından 01.03.2012 - 31.05.2012 tarihleri arasında faaliyet dönemi ile ilgili 21.11.2018 tarih, 404328/04/İR/04 sayılı asgari işçilik inceleme raporu tanzim edildiğini, raporda belirtilen miktarlar üzerinden hesaplanıp tahakkuk eden 142.363,84 TL sigorta primi ve 176.544,74 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 318.908,58 TL tutarındaki borcun 5510 sayılı Kanun'un 88 inci maddesi uyarınca 1 ay içerisinde ödenmesi gerektiğinin ... SGK tarafından bildirildiğini beyanla Kurum tarafından düzenlenen işlemlerin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacının, SGK Rehberlik ve Teftiş ... 2 Nolu Grup Başkanlığı' nın 21.11.2018 tarih, 404328/04/İR/04 sayılı raporundaki işlemi sebebiyle 80.470,16 TL prim borcu ile buna işletilecek 100.104,88 TL gecikme zammı dışında kalan borçtan sorumlu olmadığının tespitine davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili, inceleme dönemi itibari ile şirket tarafından SGK’na 84.196,46 TL brüt ücret bildirilmiş olmasına rağmen fark işçilik tutarının hesabında sadece makinada çalışan işçilerin işçilikleri dikkate alınarak 43.079,30 TL tutarı dikkate alınarak fark işçilik hesaplanarak davacıya prim, gecikme cezası ve gecikme zammı tahakkuk ettirildiğini, ayrıca işyerinde yürütülen işin bir bütün olarak değerlendirilmesi ve ölçümleme yapıldıktan sonra çıkacak sonucu göre fark işçilik hesaplanması gerekir iken sadece kumlama-boyama-kesme işinde çalışan personelin dikkate alındığı, piyasada hazır olarak bulunan malzemenin satın alınması, iş yerine getirilmesi ve gönderilmesi, üretim hattında çalışan işçiler için yönetiminden sorumlu şef ve diğer personeller asgari işçilik hesabına katılmadığı, bilirkişi heyetinin faturaları tek tek değerlendirme yaparak üretim için alımı yapılan tüm fatura tutarını KDV hariç satış tutarı olan 4.5476.946,00-TL den düşmek suretiyle hesaplama yapması gerektiğini, %7 işçilik oranının gerçeği yansıtmadığını, hesaplanan %7 işçilik oranına itiraz edilmesine rağmen itirazının dikkate alınmadığı, mahkeme kararı eksik ve hatalı incelemeye dayanan rapora istinaden oluşturulmuş olduğunu belirterek istinaf talebinde bulunmuştur. 2.Davalı Kurum vekili, dava konusu tüm Kurum işlemlerinin yasaya uygun olarak yapıldığını, eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek istinaf talebinde bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 21.11.2018 tarihli müfettiş raporuna istinaden kurumun 17.06.2019 tarihli resen hesaplanan prim borcuna konulu yazısının 21.06.2019 tarihinde davacı şirkete tebliğ edildiği, davacı şirket tarafından 05.07.2019 tarihinde kuruma itiraz edildiği; itirazın reddine dair 02.08.2019 tarihli komisyon kararının davalı şirkete 04.10.2019 tarihinde tebliğ edildiği, iş bu davanın 29.10.2019 tarihinde bir aylık hak düşürücü sürede açıldığı, Mahkemece bilirkişi heyetinden 08.02.2021 tarihli rapor alındığı, raporda davacı şirketin 401.024,88 TL eksik işçilik bildiriminde bulunduğuna dair görüş bildirildiği, farklı bir heyetten alınan 17.01.2022 tarihli rapor ve 05.04.2022 tarihli ek raporlarda ise farklı miktarların tespit edildiği, Mahkemece ek rapor hükme esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verildiği, teftiş raporu; dosyada alınan raporlar, hükme esas alınan rapor (Asgari işçilik oralarına ilişkin listenin yer aldığı tebliğe göre Kurum denetmeni %10, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise davacının yaptığı işin bire bir listede yer almadığından bahisle %7 oranı esas alınarak hesaplama ve tespitler yapılmış olup) hükme elverişli ve yeterli olduğu anlaşılmakla, İlk Derece Mahkeme kararında bir isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile taraflarca yapılan istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, istinaf dilekçesinde belirttiği gerekçeleri tekrarla ve asgari işçilik incelemesine dahil olan faturaların, malzeme ve işçilik unsurlarını birlikte içeren faturalar olduğunu, bilirkişi raporunda mal ve hizmet tutarlarının malzemeli işçilik, salt işçilik değerlendirmesine tabi tutmayarak hesaplama yaptığını, bilirkişi tarafından faturaların tek tek değerlendirilerek üretim için alım yapılan tüm fatura tutarını KDV hariç satış tutarından düşmek suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini, faturaların muhtevası incelenmeyerek eksik ve hatalı değerlendirme ile karar verildiğini belirterek temyiz etmiştir. Davalı SGK vekili, Kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 21.11.2018 tarihli asgari işçilik inceleme raporuna istinaden eksik işçilik bildirildiği gerekçesi ile Kurum tarafından tahakkuk ettirilen fark prim borcunun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 79 uncu ve 130 uncu maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 85 inci ve 106 ncı maddesidir. 3. Değerlendirme Dosyadaki kayıt ve belgelerden 21.11.2018 tarihli asgari işçilik inceleme raporunda, işyerinin kurumda demir çelik mamul /yarı mamul boyama mahiyetinde tescil edildiğinin ve işverenin inceleme dönemi içinde (2012/3-2012/5 arası) toplam 84.196,42 TL SPEK bildirimde bulunduğunun görüldüğü, işyerinden bildirilen ve üretim sürecine dahil olan 14 işçinin 2012/03-2012/05 döneminde fatura mukabilinde yapılan işlerde fiilen çalıştığının işverence beyan edildiği, söz konusu dönemde fatura karşılığı firmalara yapılan işçilik karşılığında KDV hariç 4.576.946,00 TL tutarında satış gerçekleştiğinin tespit edildiği, işveren vekili tarafından verilen ifadede, faaliyet olarak metal malzemelerin (saç,levha,profil,boru vb..) kesim, boyama ve kumlama işi ile metal malzeme satış işi yaptıklarını,bu malzemeleri piyasadan hazır halde satın alıp, kesim boyama kumlama işçiliği yapıldıktan sonra satıldığı, bu işlemlerin makinalar yardımı ile ve operatörlerin gözetiminde yapıldığı, beden işçiliğinin görevinin ise bu malzemeleri toplama ve istifleme olduğunu beyan ettiği, müfettiş tarafından incelemede işverence ibraz edilen işçilikli faturaların dikkate alındığının belirtildiği, raporun yerel denetimde saptanan hususlar bölümünde, üretim alanı içerisinde kumlama-boyama hattı ile CNC kesim-büküm ve giyotin hattının bulunduğunun, kumlama-boyama işinin makine yoğun yapıldığının, üretim alanının diğer bölümünde ise CNC plazma kesim makinasının bulunduğunun, makinada 3 kişinin çalıştığının, bu çalışanlardan birisinin operatör ikisinin operatör yardımcısı olduğunun, kesim bölümünde de makine yoğun çalışıldığının, operatörün makinayı bilgisayar komutu ile kullandığının tespit edildiği,üretim sahası içinde sadece kumlama, boyama, kesim büküm işlemi yapıldığı,malzemenin üretimi yapılmadığının tespit edildiğinin belirtiliği, raporun asgari işçilik yönünden değerlendirme bölümünde ise; asgari işçilik hesaplaması yapılırken, işyerinin inceleme dönemi içinde yapmış olduğu işçilik ihtiva eden satışlarının hakedişleri olarak dikkate alındığını, bu hakedişlerine konu işler için dışarıdan almış olduğu malzemeli işçilik ihtiva eden faturaların düşüldüğünü, kalan tutara yapılan işlere uygulanacak asgari işçilik oranının uygulandığını ve Kuruma yapılan bildirimlerle kıyaslanarak yeterli bildirimde bulunup bulunmadığı sonucuna varıldığını belirtildiği anlaşılmaktadır. Kurumun yeterli işçilik bildirimi ile ilgili değerlendirmesine göre 01.03.2012-01.05.2012 arası işçilik ihtiva eden KDV hariç 4.576.946,00 TL satış faturası düzenlendiği, işverenin gerçekleştirdiği işler ve iş koluna göre metal malzemelerin kesim boyama kumlama işi yaptığı,bu işe karşılık gelen oranın %10 olduğu (12.5.2012 tarihli tebliğin 74-çelik, silo tank, çeşitli demir imalat boyama işleri %10 olarak belirtildiği gerekçesiyle ) malzemeli işçilikli fatura tutarının 135.904,15 TL olduğu, incelemeye konu işler kapsamında toplam 43.445,97 TL SPEK bildirimi yapıldığı,asgari işçilik hesaplamasında esas alınması gereken prim tutarının ise 43.079,30 TL olduğu, hakediş tutarından malzemeli işçiliklerin çıkarılması sonucunda, davacının 4.576.946,00 TL – 135.904,15 TL = 4.441.041,85 TL asgari işçilik hesaplanmasına esas tutarın bulunduğu, bu tutara asgari işçilik oranının %10 uygulanması sonucu davacı işverenin 444.104,18 TL asgari işçilik olarak bildirilmesi gereken SPEK tutarının hesaplandığı, söz konusu dönemde davacı işverenin 43.079,30 TL tutarında spek bildirdiği, eksik bildirilen kazanç miktarının 401.024,88 TL olarak hesap edildiği, 401.024,88 TL eksik işçilik tutarının işin bittiği tarih olan 2012/05 ayına mal edilerek resen tahakkuk ettirilmesi gerektiği kanaatine varıldığı belirtildiği ve davacıya 401.024,88 TL fark işçilik miktarı üzerinden tahakkuk eden 142.363,84 TL sigorta primi ve 176.544,74 TL gecikme zammının 17.6.2019 tarihli yazı ile bildirildiği görülmektedir. Mahkemece hükme esas alınan raporda bilirkişi heyeti, 2012 yılı asgari işçilik oranları tablosunda kumlama boyama işine ilişkin asgari işçilik oranı bulunmadığı, bu nedenle kurumun ona en yakın olan çelik silo, tank, çeşitli demir imalat boyama işleri için belirlenen %10 oranını esas alarak hesaplama yaptığı, ancak davacının yaptığı işin makine yoğun iş olduğu ve işyerinde sadece kesim-büküm-kumlama-boyama faaliyeti olduğu raporda da belirtildiğinden asgari işçilik oranının %7 olarak uygulanması gerektiği kanaati ile eksik bildirilen SPEK tutarının 230.726,51 TL olduğu bu tutar üzerinden prim borcunun 81.907,91 TL gecikme zammının 101.893,44 TL olduğunu bildirmiştir. İtiraz üzerine alınan ek raporda, inceleme konusu faturalarda hem malzeme hem işçilik bulunması nedeniyle aynı faturada hem işçilik hem malzeme kayıtlı olması halinde her iki tutar ayrı kaydedilmiş olsa bile toplam fatura tutarı esas alınacağı yönetmelikte belirtildiğinden toplam tutarın esas alındığını, ancak Kuruma bildirilen SPEK tutarının 84.196,42 TL olduğunu, bu husus düzeltilerek 80.470,16 TL prim borcu ve 100.104,88 TL gecikme zammının olduğunu bildirmiştir. Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun'un 85 inci maddesi olup anılan maddede, “Kamu idareleri, döner sermayeli kuruluşlar, kanunla kurulan kurum ve kuruluşlar ile bankalar tarafından ihale mevzuatına göre yaptırılan işlerden ve özel nitelikteki inşaat işlerinden dolayı bu işleri yapan işveren tarafından yeterli işçilik bildirilmiş olup olmadığı Kurumca araştırılır. Bu araştırma sonucunda yeterli işçiliğin bildirilmemiş olduğu anlaşılırsa, eksik bildirilen işçilik tutarı üzerinden hesaplanan prim tutarı, 89 uncu madde gereği hesaplanacak gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte bir ay içinde ödenmek üzere işverene tebliğ edilir. Bu maddenin birinci ve ikinci fıkrasında belirtilen usûllerle Kuruma bildirilmediği tespit edilen asgarî işçilik tutarı üzerinden Kurumca re'sen tahakkuk ettirilen sigorta primleri, 88 inci ve 89 uncu maddeler dikkate alınarak işverene tebliğ edilir. İşveren, tebliğ edilen prim borcuna karşı tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde Kuruma itiraz edebilir. İtiraz takibi durdurur. Kurumca itirazın reddi halinde işveren, kararın tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde yetkili iş mahkemesine başvurabilir. Mahkemeye başvurulması, prim borcunun takip ve tahsilini durdurmaz. …” hükmüne yer verilmiştir. Mahkemece aynı faturada hem işçilik hem malzeme kayıtlı olması halinde toplam fatura tutarının esas alınacağının kabulüne dair yaklaşımı isabetli ise de, uyuşmazlığın ihaleli işe ilişkin olmayıp devamlı mahiyetteki işyeri niteliğinde olduğu gözetilerek, Mahkemece, öncelikle dava konusu işe ait proje, sözleşme ve benzeri belgeleri celp edilerek, işin niteliği belirlenmeli, anılan kumlama boyama kesim işinin kim tarafından yapıldığı araştırılmalı, faturaların işçilik içerip içermediği irdelenmeli, işin işyeri devamlı sigortalıları ile yapıldığının bu iş için ayrı işçi çalıştırmadığının ileri sürülmesi halinde, daimi işyeri sigortalılarının sayısı, niteliği dikkate alınarak ve asgari işçilik incelemesine konu işyerinin devamlı işyeri mahiyetinde olduğu dikkate alınmak suretiyle bu kapsamda değerlendirme yapılması gereği gözetilerek bir hukukçu, serbest muhasebeci/mali müşavir bilirkişi (veya yeminli mali müşavir) ve asgari işçilik incelemesine konu iş (sektör) konusunda bilgi sahibi bir bilirkişi olmak üzere üç kişilik bilirkişi kurulundan açıklayıcı ve denetime elverişli rapor alınmalıdır. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.