Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/8714 E. 2023/9556 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/8714
Karar No
2023/9556
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/279 E., 2023/301 K. KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı SGK Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava ve açıklama dilekçelerinde özetle, 01.01.2001-26.04.2011 tarihleri arasında tarım sigortalısı olduğunun tespitine, 01.04.2014 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına ve hak edilip ödenmeyen aylıkların yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı ... vekili, bu tür davaların kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiğinin Yargıtay'ın kökleşmiş içtihatları gereği olduğunu belirtilerek davanın reddini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin 18.10.2019 tarih ve 2019/396-2019/670 sayılı ilamı ile "davanın kabulüne, a)Davacının 01.01.2001-26.04.2011 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, b)Davacıya tahsis talep tarihini (17.03.2014) takip eden ay başı olan 01.04.2014 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine" karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. B.İstinaf Sebepleri: Davalı vekili; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 11.11.2021 tarih ve 2020/62-2021/1530 sayılı kararı ile davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar vermiştir. V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairenin 13.04.2022 tarih ve 2022/169-2022/5570 sayılı kararında; Mahkeme tarafından yazılı şekilde kabul kararı verilmiş ise de karar eksik incelemeye dayalıdır. Yukarıda yer alan mevzuat hükümleri çerçevesinde davacının 2926 sayılı Kanun'a tabi sigortalılık iradesini ortaya koyacak herhangi bir başvurusu, prim ödemesi, ürün satışı ve bu satışlardan yapılan prim tevkifatı bulunup bulunmadığı, devamında yukarıdaki ilkeler çerçevesinde tarımsal faaliyetin sürdürülüp sürdürülmediği hususları ayrıntılı olarak araştırılmalı, varılacak sonuca göre de davacının tahsis talebi irdelenerek bir karar verilmelidir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davanın kısmen kabulüne, A) Davacının 01.01.2001-26.04.2011 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, B)Davacıya tahsis talep tarihini (23.12.2016) takip eden ay başı olan 01.01.2017 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, Fazlaya ilişkin istemin reddine" karar verilmiştir. VI.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili; dosyada hüküm vermeye yeterli ve elverişli derecede delil mevcut olmadığını, Kurum kayıtlarında davacının 17.03.2014 tarihinde yaşlılık aylığı talebinde bulunduğunu, ancak davacının tevkifat keasintisi tutaranın hesabında işli olmadığı görüldüğünü, davacının ... Odası kayıtları incelendiğinde kaydın 27.04.2001 tarihinde başladığı, bu koşullar altında davacının sigorta dosyasına göre 1401 gün Bağ-Kur hizmet süresi tespit edildiğinden yaşlılık aylığı talebinin yaş, gün ve süre koşullarını yerine getirmediğinden bahisle reddedildiğini, Kurum işlemi yerinde olmasına rağmen Yerel Mahkeme tarafından davacının davasının kısmın kabulüne karar verildiğini belirterek hükmün temyizen bozulmasını istemiştir. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti istemine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk I- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçici 7 nci maddesi delaletiyle mülga 2926 sayılı Kanun'un 2, 3, 6, 9, ve 10 uncu maddeleri. II - Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.05.2011 gün, 2011/10-230 Esas 2011/319 Karar sayılı, 29.02.2012 gün ve 2011/10-769 Esas 2012/107 Karar sayılı ve 27.06.2012 gün 2012/10-292 Esas ve 2012/415 Karar kararlarında da açıkça belirtildiği üzere davacının tarımsal faaliyetinin kesintisiz sürüp sürmediğinin tespiti için, Mahkemece; 1-Çekişmeli dönemde davacının nerede oturduğu; Nüfus Müdürlüğü, İlçe Seçim Kurulu Başkanlığı ve Muhtarlık kayıtları esas alınarak belirlenmeli, 2- Dönem içinde ... Bankası, Kooperatif veya Birlikler aracılığıyla “Tarımsal Amaçlı Kredi” kullanıp kullanmadığı araştırılmalı, 3- Dönem içinde ürün teslimatından dolayı prim kesintisi yapılıp yapılmadığı veya sigortalılık iradesini ortaya koyacak şekilde prim ödemesinin bulunup bulunmadığı araştırılmalı, 4- 25.04.2006 gün 26149 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 5488 sayılı Tarım Kanunu'nun 19 uncu maddesi uyarınca Çiftçi Kayıt Sistemine dâhil edilerek doğrudan gelir desteği alıp almadığı ve bu bağlamda davacının hangi ürünleri ekerek bunları nerelere sattığı, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunun “Zirai kazanç, zirai faaliyet, zirai işletme, çiftçi ve mahsulün tarifi” başlıklı 52, “Zirai kazançta vergileme” başlıklı 53 ve “Vergi Tevkifatı” başlıklı 94 ve devamı maddeleri ile 213 Vergi Usul Kanunu'nun “Vergi kesenlerin sorumluluğu” başlıklı 11’inci maddesi kapsamında zirai kazançlarından dolayı vergi ödeyip ödemedikleri araştırılmalıdır. Konu ile ilgili Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.12.2010 gün ve 2010/10-580-647 sayılı kararında da açıkça belirtildiği üzere “Tevkifat yapma ve Kurum hesaplarına aktarma yükümü, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 94/11 inci maddesinde öngörülen çiftçilerden satın alınan zirai mahsuller için yapılan ödemelerden gelir vergisine mahsuben tevkifat yapma yükümüne paralel olarak getirilmiştir. Bakanlar Kurulu Kararı kapsamındaki gerçek ve tüzel kişiler, tarımsal faaliyette bulunan bu kişilerden satın aldıkları ürün bedellerinden tevkifat yapmakla yükümlüdürler.” Tevkifat suretiyle vergilendirilen çiftçiler yaptıkları satış ve hizmetleri dolayısıyla müstahsil makbuzu almak ve saklamak zorundadırlar. 5- Tarımsal faaliyeti kapsamında ilaç, gübre ve sulama parası ödeyip ödemediği, varsa bunların fatura ve belgelerinin nelerden ibaret olduğu, ... Odası, Kooperatif veya Birliklere üyeliği varsa bu kuruluşlara düzenli bir şekilde aidat ödeyip ödemediği araştırılmalı, tarımsal faaliyete elverişli tapulu taşınmazının bulunup bulunmadığı, tarımsal faaliyetin taşınmaz kiralanması yoluyla gerçekleştirildiğinin savunulması halinde; taşınmazların, kimden hangi yıllar için kiralandığı, kiracının; kiralama yoluyla faaliyetini yürütmeye elverişli alet ve edevatının bulunup bulunmadığı araştırılmalı, traktörünün bulunduğunun ileri sürülmesi halinde, traktörün hangi tarihte satın alınıp ilgilisi adına trafiğe tescil edildiğini gösteren fatura ve trafik tescil belgesi celp edilmeli, 6- Hayvan yetiştiriciliği bulunduğunun ileri sürüldüğü hallerde, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 01.06.2011 gün ve 2011/10-306-365 sayılı kararında da belirtildiği üzere 16.05.1986 tarihinde yürürlüğe giren 3285 sayılı Hayvan Sağlığı ve Zabıtası Kanunu'nun 22 nci maddesi kapsamında hayvanlarına ilişkin menşe şahadetnamesinin bulunup bulunmadığı tespit edilerek, büyük ve küçükbaş hayvanlarına ilişkin istatistik bilgileri ve bu hayvanlara ilişkin yapılması zorunlu bulunan periyodik aşılara ilişkin bilgiler İlçe Tarım Müdürlüklerinden sorulmalı, köy muhtarı ve ihtiyar heyeti üyeleri gibi tarımsal faaliyetin varlığını yakından bilebilecek durumdaki tanıklar dinlenilerek sigortalılık olgusunun varlığı hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır. 3. Değerlendirme Eldeki davada davacı, 01.01.2001-26.04.2011 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitini istemiş, İlk Derece Mahkemesince, uyulan bozma ilamı çerçevesince yapılan yargılama sonucunda, davacının 01.01.2001-26.04.2011 tarihleri arasında sigortalı olduğuna karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde, davanın kabul edilebilmesi için davacının 2926 sayılı Kanuna tabi sigortalılık iradesini ortaya koyacak herhangi bir başvurusu, prim ödemesi, ürün satışı veya bu satışlardan yapılan prim tevkifatının bulunması gerekirken somut olayda 01.01.2002 ilâ 30.06.2007 ile 01.01.2009 ilâ 26.04.2011 tarihleri arasında herhangi bir tevkifat, teslimat veya prim ödemesi olmadığı halde bu dönem yönünden kabul kararı verilmesi isabetli değildir. Yapılacak iş, uyuşmazlık konusu olan 01.01.2002 ilâ 30.06.2007 ile 01.01.2009 ilâ 26.04.2011 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanuna tabi sigortalılık iradesini ortaya koyacak herhangi bir başvurusu, prim ödemesi veya bu satışlardan yapılan prim tevkifatı bulunup bulunmadığını anılan araştırma ilkeleri çerçevesinde araştırmak, bulunmadığının anlaşılması halinde bu dönem yönünden davayı reddetmek, davacının 01.01.2001-31.12.2001 ve 01.07.2007- 31.12.2008 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar vermek ve belirlenecek sigortalılık süresine göre yaşlılık aylığı koşulları bulunup bulunmadığı saptanıp, sonucuna göre karar vermekten ibarettir. Bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 11.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/8714, K. 2023/9556, T. 11.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-8714-e-2023-9556-k-9ea497b4643b