Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/8229 E. 2023/9129 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/8229
Karar No
2023/9129
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2356 E., 2023/947 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Karabük İş Mahkemesi SAYISI : 2020/301 E., 2021/299 K. Taraflar arasındaki rücuan tazminat istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine dair karar verilmiştir. Kararın davacı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı Kurum vekili dava dilekçesinde özetle; Kurum sigortalılarından ...'un ...'a ait işyerinde mobilya işçisi olarak çalıştığı esnada 23.12.2019 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu vefat ettiği, Kurum tarafından kaza nedeniyle sigortalı kazazede işçi ...'un hak sahipleri, eşi ...a 153.547,26 TL, kızı...'a 31.326,72 TL, oğlu..... ...'a 35.999,74 TL, kızı ...a 48.202,39 TL Peşin Sermaye Değerli gelir bağlandığı ve tedavi masrafı olarak 639,46 TL ödeme yapıldığı, kurum zararının 269.715,57 TL olduğu, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak üzere şimdilik 26.971,56 TL'sinin sarf, ödeme ve bağlanan gelirin onay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ve kusuru bulunan kişilerden müştereken, müteselsilen tahsilini talep etmiştir. II.CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ile müteveffa arasında işçi-işveren ilişkinin olmadığı, müteveffa ...'un müvekkilin oğlu olduğu, müvekkilinin bu işten yıllar önce elini eteğini çektiğini, işleri oğlu ...'a teslim ettiği, müvekkil ile müteveffa arasında iş ilişkisinin mevcut olmamakla birlikte aksi kanaat halinde dahi müteveffa ...'un 23.12.2019 tarihinde kalp duvarı yırtılması sonucu vefat ettiğinden bahisle davanın reddini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi kararında özetle;"Mahkememizce görülmekte olan davada alınan heyet raporunda müteveffa ...'un yaşamış olduğu kalp duvarı yırtılması olayının engellenmesine ilişkin olarak işyerinde alabileceği herhangi bir iş sağlığı ve güvenliği önleminin bulunmaması nedenleriyle davalı ...'un meydana gelen kaza olayında herhangi bir sorumluluğunun veya ihmalinin bulunmadığı, müteveffa ...'un yaşamış olduğu kalp duvarı yırtılması olayının işyerinde bulunan çalışma şartları veya çevresel şartlara bağlı olmadığı, meydana gelen olayın %100 (yüzde yüz) bünyesel faktörlerden kaynaklandığı anlaşılmakla, alınan raporun oluşa ve hakkaniyete uygun düşmesi sebebiyle mahkememiz tarafından da hükme esas alınmıştır." gerekçesiyle davanın reddine, karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur. B.İstinaf Sebepleri: Davacı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun'un 21 inci maddeleri olan davada, davalı yanında çalışan Kurum sigortalısının merdivenden düşerek vefatıyla sonuçlanan iş kazası hakkında, ölüm nedeninin kalp duvarı yırtılması olduğu, olayın işyerinde bulunan çalışma şartları veya çevresel şartlara bağlı olmadığı, meydana gelen olayın %100 bünyesel faktörlerden kaynaklandığı anlaşılmakla, kusuru bulunmayan davalı yönünden verilen kararın vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı Kurum vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davacı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı Kurum vekili, bilirkişi raporları arasında mübayenet oluştuğunu, eksik inceleme ve araştırmayla karar verildiğinden bahisle kararın bozulmasını talep etmiştir. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, rücuan tazminat talebine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 21 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/8229, K. 2023/9129, T. 03.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-8229-e-2023-9129-k-b5c1d13c4cbe