Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/8080 E. 2023/9506 K. – Kurum İşleminin

Konu: Kurum İşleminin İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/8080
Karar No
2023/9506
Karar Tarihi
Konu
Kurum İşleminin İptali

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/837 E., 2023/860 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 9. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/224 E., 2022/72 K. Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili; Kurum işleminin iptali ile davacının 03.05.2009-06.11.2009 tarihleri arasında çalıştığı iş yerindeki hizmetlerinin bu dönemler zarfında sigorta primlerinin yeniden işlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özet olarak; Kurumda işlem gören Er-An Animasyon Organizasyon Turizmemlak Tic. Ltd. Şti. unvanlı iş yeri hakkında yapılan tetkikte, söz konusu iş yerinin 01.12.2004-30.09.2012 tarih aralığında bildirimlerinin mevcut olduğunun anlaşıldığı, Kurum Denetmenliğince tanzim olan 18.06.2019 tarihli raporunda ise söz konusu iş yerinin sahte olduğu ve iş yerinden yapılan bildirimlerin fiili olmadığının tespit edilmiş olup rapora istinaden sigortalılık iptali işlemlerinin sonuçlandırıldığını, 506 sayılı Kanun'un 2 ve 6 ncı maddelerinde açıkça belirlendiği üzere sigortalılığın oluşumu yönünden çalışma olgusunun varlığının zorunlu olduğunu, eylemli veya gerçek biçimde çalışmanın varlığı saptanmadıkça; hizmet akdine dayanılarak dahi sigortalılıktan söz edilemeyeceğini, hizmet tespit davalarının 506 sayılı Kanun'un 79/8 nci maddesi uyarınca hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde açılması gerekirken bu sürenin aşılmış olup davanın hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, çalışma olgusunun somut ve inandırıcı yazılı delillerle açıkça ortaya konulması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde müfettiş raporunun aksi kanıtlanamadığından davanın reddine karar vermiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur. B.İstinaf Sebepleri: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin 03.05.2009-06.11.2009 tarihleri arasında dava dışı şirket bünyesinde aralıksız ve fiili olarak animasyon ekibinde çalıştığını, bu hizmet döneminde müvekkilin sigortası yapıldığını ve primlerin ödendiğini, ancak SGK müfettişlerince tanzim edilen 18.06.2019 tarih ve 39 sayılı rapor ile işyerinin sahte olduğu iddiası ile müvekkilin sigortalılığı iptal edildiğini, müvekkilinin, Er-An Animasyon Ltd.Şti bünyesinde kesintisiz ve fiili çalıştığı hususu dosyaya sunulan bilgi ve belgeler, tanık beyanları ve yerel mahkemece resen toplanan deliller ile ortada olduğunu, eksik incelemeye dayalı olan İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesi talep edilmiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesi; tüm dosya kapsamı, 18.06.2019 tarih ve 39 sayılı Kurum Denetmen Raporu, dava dilekçesi, taraf ve tanık beyanları, İlk Derece Mahkemesi kararı birlikte değerlendirildiğinde; davacının dava dışı Er-An Animasyon Organizasyon Tur. Ltd. Şti.'de 03.05.2009-06.11.2009 tarihleri arasındaki çalışmasının fiili ve gerçek olduğu hiçbir tereddüt ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde ispatlanamadığı, Kurum işleminin dayanağı olan müfettiş raporunun aksi kanıtlanamadığı, bu yöndeki İlk Derece Mahkemesi tespit ve gerekçeleri yerinde görülmekle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 inci maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; istinaf dilekçesinde belirttiği hususlar ile temyiz talebinde bulunmuştur. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava; Kurum işleminin iptali ile davacının 03.05.2009-06.11.2009 tarihleri arasında çalıştığı iş yerindeki hizmetlerinin geçerli olduğunun tespiti istemine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 1- 6100 sayılı HMK m. 119/1-e gereğince davacının, iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini bildirmek, m. 194 gereğince de taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırma yükümlülüğü vardır. Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur. Bir davada haklı çıkabilmek için soyut veya genel hatlarıyla bir iddiayı ortaya koymak yeterli değildir. Aynı zamanda bu iddiaların, ispata elverişli hale getirilerek zaman, mekân ve içerik olarak somutlaştırılması gerekir. En azından iddianın araştırılabilmesine yönelik somut bilgi ve açıklamaların sunulması gerekir.İddia somutlaştırıldıktan sonra hâkim ve karşı taraf, bunun üzerinden savunma ve yargılama yapabilecektir. Soyut iddialar ve vakıalar üzerinden değerlendirme yapılması mümkün değildir. Somutlaştırma yükü, genel anlamda tarafların açıklama ödevinin bir parçası ve layihalar teatisi aşamasındaki tezahür şeklidir. Somutlaştırma yükü, basit yargılama ve kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulandığı davalarda da geçerlidir. HMK m. 31 gereğince, Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir. Davaya konu talebin somutlaştırılmaması halinde önce hâkim,m. 31 ve 119/1-e gereğince davayı aydınlatma ödevi ve ön incelemedeki görevi gereği, somut olmayan hususların belirlenmesini davacıdan istemeli, gerekirse tarafa açıklattırma yaptırmalı, bu eksiklik giderildikten sonra yargılamaya devam etmelidir. 2-Sahte sigortalılığa dayanan davalar hizmet tespiti içerikli olmakla, davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Kanun'un 79 ve 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinde bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması halinde somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen komşu işyeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer tanıklarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunlu olup mahkemece, tarafların sunduğu deliller ile yetinilmemeli, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ilgili hükümleri esas alınarak kendiliğinden araştırma ilkesi benimsenmeli, sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. İlgili yasalarda hizmet tespiti davasında ispat yönteminin ne şekilde olması gerektiğine dair herhangi bir açıklama bulunmadığından, kamu düzenine ilişkin bu tür davalarda taraflar her türlü delile dayanabileceği gibi mahkemece kendiliğinden araştırma ilkesine göre delil toplanabilir ve inceleme yapılabilir. Bu davaların kamu düzenine ilişkin olduğu da gözetilerek davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığı yeterli ve gerekli bir araştırmayla hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlenmelidir. Bu nedenle fiili çalışma olgusunun somut şekilde ispatlanabilmesi için sadece taraf delilleriyle yetinilmeyip mahkemece re'sen araştırma yapılmalıdır. 3.Değerlendirme 1.Mahkemece öncelikle yukarıda açıklanan somutlaştırma yükümlülüğü kapsamında davacının çalışmasıyla ilgili iş vereni ve iş yeri ve kimlerle birlikte çalıştığı, davacının çalışmasını bilebilecek tanıklar ile ilgili beyanı alınarak tam olarak belirlenmeli; 2.Dosya kapsamında 2009- Mayıs ayına ilişkin muhtasar beyanname verilmesi karşısında iş yerinin fiili olup olmadığı, 2009 yılına ait yoklama fişinin varlığı araştırılmalı, komşu iş yeri tanık araştırması yapılarak beyanlarına başvurulmalı ve elde edilecek deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir. VI.KARAR Açıklanan sebeplerle; 1-Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.10.2023 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/8080, K. 2023/9506, T. 11.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-8080-e-2023-9506-k-5996d264bb37