Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/8053 E. 2023/9180 K. – Tespit
Konu: Tespit
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/8053
- Karar No
- 2023/9180
- Karar Tarihi
- Konu
- Tespit
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1536 E., 2023/466 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/293 E., 2020/136 K. Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; kazalı tarafından müvekkili şirkette geçirdiği iş kazası nedeniyle ... 2. İş Mahkemesi 2016/903 Esas sayısı ile maddi tazminat davası açıldığını, kazalının işgöremezlik oranı ve maluliyetini kabul etmediklerini, davalı SGK tarafından düzenlenen 21.04.2016 tarih ve 1382 nolu "Meslekte kazanma gücü kaybı oranı tespitine ilişkin %4,3 oranındaki maluliyetine ilişkin sağlık kurulu raporunu kabul etmediklerini, davanın kabulüne, davalı ...'in maluliyetinin, işgöremezlik oranının, meslekte kazanma gücü kaybının yeniden belirlenmesine, bu nedenle 506 sayılı Kanun'un 109 ve ilgili maddelerindeki prosedüre uygun tespitine, maluliyet oranının kısmen veya tamamen kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; SGK'nın davaya feri müdahil olarak katılması gerektiğini, dava olunan işverenin ikametgâhı sayılan yer mahkemesinde veya işçinin işini yaptığı yer mahkemesinde açılabileceğini, davalının işini yaptığı yer mahkemesinin Körfez ilçesine bağlı Kocaeli Mahkemeleri olduğunu, davanın yetkisizlikle Kocaeli İş Mahkemeleri'ne gönderilmesini talep ettiğini, müvekkil kurum tarafından yapılan işlemlerde bir hatanın bulunmadığını ve yasaya aykırılığın söz konusu olmadığını, bu nedenle haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davacı firmada 02.08.2013 tarihinde iş kazası geçirdiğini ve buna ilişkin olarak 04.08.2016 tarihinde ... 2. İş Mahkemesinde 2016/903 Esas ile tazminat davası açıldığını, ... tespitine ilişkin sağlık kurulu kararının tazminat davasının görüldüğü mahkeme tarafından 05.10.2016 tarihinde davacıya tebliğ edildiğini, davacının tebligattan sonra herhangi bir itirazda bulunmadığını, davacı tarafından açılan bu davayı ve sürekli iş göremezlik oranına yapılan itirazı kabul etmediklerini, davacının, iş kazası nedeniyle açılan tazminat davasının uzaması için işbu davayı açtığını, davanın reddedilmesi gerektiğini, mahkeme aksi kanaatteyse, müvekkilinin tedavi gördüğü hastanelerden tedavi evrakları ve muayene dosyası celp edildikten sonra gerekli işlemlerin yapılması gerektiğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... tüm dosya kapsamına göre davalının 01.08.2013 tarihinde geçirdiği iş kazasına ilişkin Bölge Sağlık Kurulu tarafından tespit edilen maluliyet oranına davacı tarafın itirazı üzerine tanzim edilen Yüksek Sağlık Kurulunun 27.02.2018 tarih 2019/3638 Karar sayılı raporunda ve mahkememizce aldırılan Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesinin 11.03.2020 tarihli raporunda, davalının geçirdiği iş kazasına ilişkin meslekte kazanma gücü kayıp oranının %4,3 olarak tespit edildiği; Yüksek Sağlık Kurulu raporunun ve Adli Tıp Kurumu raporunun birbirini teyit ettiği ve davacının meslekte kazanma gücü kayıp oranının %4,3'den düşük olmadığı" gerekçelerine dayalı olarak davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B.İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; "Kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, kaldırılması ve bozulması gerektiğini, öncelikle YSK raporu ile adli tıp ihtisas dairesi raporları arasında çelişki olduğunu, öncelikle çelişkinin giderilmesi gerektiğini, küçücük bir fark bile olsa çelişki nedeniyle dosyanın Adli Tıp Genel Kuruluna gönderilmesi gerektiğini, oysa Yerel Mahkemenin işbu itirazlarını dikkate almadan direkt karar verdiğini, işbu durumun usul ve yasaya aykırı olduğunu, kararın gerekçesi ve delillerin değerlendirilmesi hususlarının tamamen hukuka aykırı olduğunu belirterek istinaf talebinde bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile "Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine," karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalının 01.08.2013 tarihinde davacı işyerinde geçirmiş olduğu iş kazası sonucu maluliyet oranının Kurum tarafından tespit edilen orandan düşük olup olmadığının tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 95 inci maddesi hükümleridir. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıdaki yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.