Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/7867 E. 2023/12864 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/7867
Karar No
2023/12864
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/55 E., 2023/181 K. KARAR : Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 5510 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinin (ı) bendinde yer alan teşvikten faydalandırılma isteminin davacı hakkında yapılan tespit nedeniyle reddi ve prim tahakkukuna dair yapılan Kurum işlemlerinin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne dair karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili duruşmalarda da içeriğini tekrar ettiği dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin işçisi ...'nın davacı şirkete ait "Mithatpaşa Mah. Dörtyol Sokak ..." adresinde bulunan işyerinden aylık prim ve hizmet belgelerinin verildiğini, SGK tarafından işçi ...'nın "Terakki Mahallesi. Cumhuriyet Cad.No:25" adresindeki iş yerinde çalıştığının tespiti üzerine 2015/12- 2016/11 ayları arasında 5510 sayılı Kanun'un indirimlerinden yasaklandığı ve 2015/12- 2016/11 ayları arasında 5 puanlık indirimlerin toplamı 24.711,89 TL tutarındaki prim borcu ve bu miktar üzerinden hesaplanan gecikme zammı talep edildiğini, verilen karara itiraz ettiklerini ancak itirazlarının reddedildiğini belirterek davalı Kurumun 5510 sayılı Kanun'un indirimlerinden yasaklanma ve 2015/12- 2016/11 ayları arasında 5 puanlık indirimlerin toplamı 24.711,89 TL tutarındaki prim borcu ve bu miktar üzerinden hesaplanan gecikme zammı tahakkukuna yönelik işlemin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin dava dilekçesinde belirttiği Kurum işlemleri yasal düzenlemeye uygun olarak yapıldığından iptalini gerektirir bir husus bulunmadığını, husumetin Hazineye yöneltilmesinin gerektiğini, pasif husumet (davalı sıfatı) yokluğu nedeni ile davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi, bozmadan önceki kararında: "...Davacı şirketin 24719010110450080670175 sicil numaralı iş yerinin Terakki Mahallesi Cumhuriyet Caddesi ... adresinde kurulu bulunduğu 27.02.2010 tarihinden itibaren kanun kapsamında olduğu, 24711010110565590670183 sicil numaralı iş yerinin Mihtatpaşa Mah. Dörtyol Sok. ... Plaza Zemin Kat ... adresinde kurulu bulunduğu ve 22.04.2013 tarihinden itibaren kanun kapsamında olduğu, 22499516312 T.C Kimlik numaralı ...'nın davacı şirket bünyesinde çalışmış olmasına rağmen işe giriş bildirgesinin ve aylık prim ve hizmet belgelerinin verilmediği, davalı Kurumca istenilmesi üzerine verildiği ancak Terakki Mahallesi Cumhuriyet Caddesi ... adresinde kurulu bulunduğu iş yerinden verilmesi nedeni ile davaya konu Kurum işleminin tahakkuk ettirildiği, davaya konu ... talimat yolu ile alınan beyanında davacı şirketin ...'da bulunan şubesinde şöför olarak çalıştığını beyan etmesi, ...'da bulunan şubenin dönem bodrolarında ismi geçen çalışan ve komşu iş yeri tanıkların beyanlarından ...'nın ...'da bulunan şubede çalıştığını beyan etmeleri, Mihtatpaşa Mah. Dörtyol Sok. da bulunun şube çalışanlarının da ...'nın şubelerinde çalışmadığını beyan etmeleri karşısında Kurum işleminin yerinde olmadığı anlaşılmakla davacının davasının kabulü ile ... SGK İl Müdürlüğü tarafından davacı hakkında 2015/12-2016/11 ayları arasında 5510 sayılı Kanundaki indirimlerden yasaklanma yönünden tesis edilen işlem ile buna bağlı olarak davacının yararlanmış olduğu 5 puanlık indirim toplamı 24.711,89 TL prim borcu ile bu prim borcu üzerinden hesaplanan gecikme zammı tahakkuna yönelik işlemin iptaline..." karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Nedenleri İstinaf kanun yoluna başvuran davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; denetim ve kontrollerde yapılan soruşturma ve incelemelerde, çalıştırılan kişileri sigortalı olarak bildirmediği ya da prime esas kazancını eksik bildirdiği veya bildirdiği sigortalıları fiilen çalıştırmadığı tespit edilen işverenlerin destekten yararlanmasının mümkün olmadığını, ilgili mevzuat hükümlerinin de bu hususu desteklediğini belirterek, kararın kaldırılmasını, davanın reddini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin kararında "...Davacı şirketin ... sicil numaralı (Soğuksu) iş yerinin Terakki Mahallesi Cumhuriyet Caddesi ... adresinde kurulu bulunduğu 27.02.2010 tarihinden itibaren Kanun kapsamında olduğu, ... sicil numaralı (... Şubesi) iş yerinin Mihtatpaşa Mah. Dörtyol Sok. ... Plaza Zemin Kat ... adresinde kurulu bulunduğu ve 22.04.2013 tarihinden itibaren kanun kapsamında olduğu, ...'nın davacı şirket bünyesinde çalışmış olmasına rağmen işe giriş bildirgesinin ve aylık prim ve hizmet belgelerinin verilmediği, davalı Kurumca istenilmesi üzerine verildiği ancak Terakki Mahallesi Cumhuriyet Caddesi ... adresinde kurulu bulunduğu iş yerinden verilmesi nedeni ile davaya konu Kurum işleminin tahakkuk ettirildiği anlaşılmış ise de; davaya konu işlemin konusu olan işçi ... talimat yolu ile alınan beyanında davacı şirketin ...'da bulunan şubesinde şöför olarak çalıştığını beyan etmesi, Mihtatpaşa Mah. Dörtyol Sok. ... adresinde bulunan ve ... Şubesi olarak bilinen şubenin dönem bodrolarında ismi geçen çalışan ve komşu iş yeri tanıkların beyanlarından ...'nın ...'da bulunan şubede çalıştığını beyan etmeleri, Terakki Mahallesi Cumhuriyet Caddesi ... adresinde kurulu bulunan ve Kurumun çalışmayı kabul ettiği Soğuksu şube çalışanlarının da ...'nın şubelerinde çalışmadığını beyan etmeleri karşısında Kurum işleminin yerinde olmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle İlk Derece Mahkemesince Kurum işleminin iptali yönündeki kararı isabetlidir. Dinlenen tanık beyanlarının objektif olmadığına dair somut bir neden belirtilmeyip, tanık beyanlarının tutarlı birbirleri ile çelişkili bulunmadığı, tarafsızlıklarını etkileyecek bir durumlarının bulunmadığı anlaşılmakla tanıklara yönelik itiraz haklı değildir. İptali istenen işlemi yapmış olan Kurum birimine karşı bulunduğu yer mahkemelerinde dava açılabilmesi hususu, Yargıtayın tartışmasız yerleşik içtihatlarına uygun olmakla yetki itirazı da haklı değildir..." denilerek, istinaf başvurusunun esastan reddine.." dair karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekilince temyiz isteminde bulunmuştur 2. Dairemizin, 12.01.2022 tarihli ve 2021/8628 Esas, 2022/201 Karar sayılı kararında; "...sigortalının davaya dahil edilmesi gereği ile eldeki davada Mahkemece, yazılı şekilde davanın kabulüne dair karar verilmiş ise de Kurumca yapılan bütün teşvikleri bünyesinde topladığı anlaşılan Ek 17 nci maddenin gelmesi ile oluşan bu yeni durumun dikkate alınması ile maddenin 4 üncü fıkrasındaki hükmün iptali ile oluşan bu yeni durumun dikkate alınması, davaya konu uyuşmazlığa ilişkin yasal tüm dayanakların irdelenmesi ile beraber, teşvik hükümlerinden faydalandırılma ve faydalandırılma sonrasında fazla ödenen tutarların iadesi/mahsubu istemleri bakımından, ek 17 nci maddenin ilk üç fıkrası da dâhil olmak üzere yasal tüm dayanaklar irdelenmeli, bu madde kapsamında resen veya davacı şirketin başvuru üzerine, işlem yapılıp yapmadığı hususu ile teşvik veya destekten faydalandırılma şartlarının varlığı ile birlikte incelenmeli ve sonucuna göre bir karar verilmelidir..." denilmek suretiyle karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile, "...davacı şirketin istenilen belgeleri davacı şirketin 24711010110565590670183 sicil numaralı iş yerinden bildirimlerin yapıldığı, ancak davalı Kurumca iş verenden yapılan bildirimin 24719010110450080670175 sicil sayılı iş yerinden bildirilmesinin yeniden talep edildiği, davacı Kurumca işlemin yerine getirilmediğinden bahisle belgelerin resen düzenlendiği, davacı Kurumun 1 yıl süre ile hazine teşvikinden yasaklanmasına ve 2015/12- 2016/11 ayları arasında 5 puanlık indirimlerin toplamı 24.711,89 TL tutarındaki prim borcu ve bu miktar üzerinden hesaplanan gecikme zammı tahakkuk ettirildiği görülmüştür. Davacı şirketin 24719010110450080670175 sicil numaralı iş yerinin Terakki Mahallesi Cumhuriyet Caddesi ... adresinde kurulu bulunduğu 27.02.2010 tarihinden itibaren Kanun kapsamında olduğu, 24711010110565590670183 sicil numaralı iş yerinin Mihtatpaşa Mah. Dörtyol Sok. ... Plaza Zemin Kat ... adresinde kurulu bulunduğu ve 22.04.2013 tarihinden itibaren Kanun kapsamında olduğu, 22499516312 T.C Kimlik numaralı ...'nın davacı şirket bünyesinde çalışmış olmasına rağmen işe giriş bildirgesinin ve aylık prim ve hizmet belgelerinin verilmediği, davalı Kurumca istenilmesi üzerine verildiği ancak Terakki Mahallesi Cumhuriyet Caddesi ... adresinde kurulu bulunduğu iş yerinden verilmesi nedeni ile davaya konu Kurumişleminin tahakkuk ettirildiği görülmüştür. 5510 sayılı Kanun'un anılan 81 inci maddesinin (ı) bendinde "Bu Kanun'un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıları çalıştıran özel sektör işverenlerinin, bu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinden, işveren hissesinin beş puanlık kısmına isabet eden tutar Hazinece karşılanır. İşveren hissesine ait primlerin Hazinece karşılanabilmesi için, işverenlerin çalıştırdıkları sigortalılarla ilgili olarak bu Kanun uyarınca aylık prim ve hizmet belgelerini yasal süresi içerisinde Sosyal Güvenlik Kurumuna, muhtasar ve prim hizmet beyannamelerini ise Maliye Bakanlığına vermeleri, sigortalıların tamamına ait sigorta primlerinin sigortalı hissesine isabet eden tutarı ile Hazinece karşılanmayan işveren hissesine ait tutarı yasal süresinde ödemeleri, Sosyal Güvenlik Kurumuna prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borcu bulunmaması şarttır." hükmü yer almakta iken; bu arada 25.02.2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 6111 sayılı Kanunla 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu'na eklenen Geçici 10 uncu madde uyarınca; "31.12.2015 tarihine kadar işe alınan her bir sigortalı için geçerli olmak üzere, bu maddenin yürürlük tarihinden itibaren özel sektör işverenlerince işe alınan ve fiilen çalıştırılanların; işe alındıkları tarihten önceki altı aya ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumuna verilen prim ve hizmet belgelerinde kayıtlı sigortalılar dışında olmaları, aynı döneme ilişkin işe alındıkları işyerinden bildirilen prim ve hizmet belgelerindeki sigortalı sayısının ortalamasına ilave olmaları ve bu maddede belirtilen diğer koşulları da sağlamak kaydıyla, 5510 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinde sayılan ve 82 nci maddesi uyarınca belirlenen prime esas kazançları üzerinden hesaplanan sigorta primlerinin işveren hisselerine ait tutarı, işe alındıkları tarihten itibaren İşsizlik Sigortası Fonundan karşılanır." hükmü getirilmiştir. Mahkememizce yapılan degerlendirmede dahili davalı ...'un davacı şirkette çalıştığı tanık beyanları ile sabit olduğu başka bir şubeden verilen bildirimlerin teşvik priminden yararlanmaya engel teşkil etmediği ve sigortasız çalıştığı şeklinde yorumlanamayacağı ayrıca davacı şirketin davalı Kurumun müzekkere cevabında belirtildiği üzere Kuruma herhangi bir prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borcu olmadığı anlaşılmış olup davanın kabulüne ... SGK İl Müdürlüğü tarafından davacı hakkında 2015/12-2016/11 ayları arasında 5510 sayılı Kanun'daki indirimlerden yasaklanma yönünden tesis edilen işlem ile buna bağlı olarak davacının yararlanmış olduğu 5 puanlık indirim toplamı 24.711,89 TL prim borcu ile bu prim borcu üzerinden hesaplanan gecikme zammı tahakkuna yönelik işlemin iptaline..." dair karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; Kurumca yapılan işlemlerin yerinde olduğunu, aksine verilen kararın yerinde olmadığını belirterek verilen kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı Kurumca davacı hakkında çalıştığına ilişkin İş Kur Kurumunca gönderilen belge ile bir sigortalı nedeniyle 1 yıl süre ile 5510 sayılı Kanun'un 81 inci maddesi hükümlerindeki teşvikten faydalanmasının engellenmesine dair yapılan işlemlerin yerinde olup olmadığı hususuna ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Sosyal Sigortaları ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 81 ve 86 ncı maddeleri hükümleridir. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamasına, dava konusu istemin, davacı şirketin 24719010110450080670175 sicil numaralı Terakki Mahallesi Cumhuriyet Caddesi ... adresinde kurulu işyeri hakkında yapılmış olan işleme yönelik olmasına, davalı Kurumun davacı hakkında yararlandırılan 5510 sayılı Kanun'un 81 inci maddesi hükmündeki teşvik iptali gerekçesinin de bu iş yerinde kaçak çalışma tespitine dayanılmış olması karşısında, verilen kararın yerinde olduğu, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz edenin sıfatına göre ve temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 15.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/7867, K. 2023/12864, T. 15.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-7867-e-2023-12864-k-02eb93ccc7b3