Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/7543 E. 2023/12862 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/7543
- Karar No
- 2023/12862
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2016 E., 2022/1915 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/172 E., 2019/174 K. Taraflar arasındaki 5510 sayılı Kanun'un geçici 68 inci maddesinde yer alan teşvikten yersiz faydalandırılması nedeniyle teşvikin iptali ve Kurumca resen tahakkuk ettirilen borcun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda ilk Derece Mahkemesince davanın reddine dair karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince tarafların istinaf isteminin esastan reddine dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacı şirkete iş için başvuran davalı ... adlı işçinin davalı şirkete iş başvurusu yaptığını, birkaç gün işyerine günde bir iki saat gelerek yapılacak işe baktığını, iş hoşuna gitmeyince de işe girmeyerek gittiğini, davalı Kurum tarafından 2016 yılı Kasım ayına ait işe giriş-ayrılış bildirgesinin yasal süresi içerisinde verilmemesi gerekçe gösterilerek 04.06.2018 tarih ve 5377847 sayılı belgelere bağlı idari paza cezası bildirimi ile 11.693 TL idari para cezası kesildiğini, 07.06.2018 tarih ve 5549108 sayılı ödemeye çağrı yazısı gönderildiğini, ... ... İl Müdürlüğünün bu yazılarının davacı şirkete tebliği üzerine 19.06.2018 tarih 6110274 sayılı itiraz dilekçesi ile yanlışlığın düzeltilerek idari para cezasının kaldırılması için talepte bulunduğunu, davalı Kurumun 22.06.2018 tarih ve 307 nolu komisyon kararı ile idari para cezasının takibinin devam olunmasına ve işveren itirazının reddine oy birliği ile karar verdiğini, bu kararın kurumun 26.06.2018 tarih ve 6534659 sayılı yazısı ile davacı iş yerine 29.06.2018 tarihinde tebliğ edildiğini, davalı kurum ile oluşan uyuşmazlığın 2016 yılı Kasım ayında ... adlı işçinin işyerinde çalıştığı bu nedenle ait işe giriş ve çıkış bildirgelerinin bir ay içerisinde verilmediği iddiası olduğunu, davalı ...'nın davacı işyerinde çalışmadığını, ancak bu işçinin işe başladığının yanlışlıkla Güven Polis Merkezine bildirildiğini, işe giriş çıkış bildirgesinin davacı şirket tarafından yasal süresi içerisinde kuruma verildiğini, kesilen idari para cezasının haksız olduğunu beyan ederek, SGK Komisyon kararı ile haksız ve dayanaksız olarak iş yerinde çalışmayan işçinin çalışmış gibi kabul edilerek teşviklerin iptaline, para cezasına çarptırılmasına neden olan davacı şirkette çalışmış gibi gözüken ...’nın çalışmadığının tespitine, bu şekilde davalı kurum ile davacı arasında oluşan uyuşmazlığın giderilmesine, ödenen teşvik priminin taraflarına iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin dava dilekçesinde belirttiği Kurum işlemleri yasal düzenlemeye uygun olarak yapıldığından iptalini gerektirir bir husus bulunmadığını, husumetin Hazineye yöneltilmesinin gerektiğini, pasif husumet (davalı sıfatı) yokluğu nedeni ile davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi, "...Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, SGK kayıtları, dinlenen tanık beyanları birlikte değerledirildiğinde, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, davalı ...'nın, davacı şirkete ait ... sicil nolu işyerinde 07.11.2016 tarihinde hizmet akdine dayalı olarak çalıştığı, bu doğrultuda davalı SGK'nın işleminin yerinde olduğu ve davacı şirketin kuruma yaptığını iddia ettiği teşvik prim ödemelerinin geri iadesinin mümkün olmadığı anlaşıldığından, davanın reddine.." dair karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Nedenleri İstinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili, kendisi hakkında yapılan işlemlerin hatalı olduğunu ve davanın kabul edilmesi gerekirken reddine dair yazılı şekilde verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin kararında "...Somut olayda, davacı şirketin kolluğa, davalı ...'nın 07.11.2016 tarihinde davacı şirkete ait ... sicil nolu işyerinde çalışmaya başladığını, akabinde bildiriminin yanlışlıkla yapıldığını beyan etmesi ve bu bilginin davalı Kuruma intikal etmesi üzerine yapılan araştırmalar çerçevesinde davalı Kurum tarafından, davalı ...'nın 07.11.2016 tarihinde davacı şirkete ait ... sicil nolu işyerinde bir gün süre ile çalıştığının tespit edilmesi üzerine, davacı şirket hakkında kurum tarafından borç tahakkuk ettirildiği ve ihtilaflı döneme yönelik teşviklerin iptal edildiği anlaşılmakla, dosyada dinlenen davacı tanıkları ..., ... ile bordro tanığı ...'nın beyanları, işbu tanık beyanları ile uyumlu olan davalı ...'nın beyanları ile yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, davalı ...'nın, davacı şirkete ait ... sicil nolu işyerinde 07.11.2016 tarihinde hizmet akdine dayalı olarak çalıştığının, bu doğrultuda davalı SGK'nın işleminin yerinde olduğunun kabulü gerekmektedir. Bu değerlendirme nedeniyle, davacı şirketin kuruma yaptığını iddia ettiği teşvik prim ödemelerinin geri iadesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla, davalı ...'nın, davacı şirkete ait ... sicil nolu işyerinde 07.11.2016 tarihinde hizmet akdine dayalı olarak çalıştığı, bu doğrultuda davalı SGK'nın işleminin yerinde olduğu ve davacı şirketin kuruma yaptığını iddia ettiği teşvik prim ödemelerinin geri iadesinin mümkün olmadığı yönündeki davanın reddine dair ilk derece mahkemesi kararı yerinde görülmüştür. Belirtilen gerekçe ile ilk derece mahkemesi kararının; dava dosyası kapsamında mevcut maddi delillere uygun, yasal ve hukuksal gerekçelere dayandığı, delillerin takdirinde herhangi bir isabetsizlik ve kamu düzenine aykırı bir halin varlığının tespit edilemediği, HMK'nin 353/1-b maddesinin (1) numaralı alt bendi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine..." dair karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; kendisi hakkında yapılan Kurum işlemlerinin yerinde olmadığını belirterek, verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı hakkında davalı Kurumca yapılan teşvik iptali ve yersiz faydalandırılma nedeniyle tahakkuk ettirilen fark prim borcunun iptali ve faizi ile birlikte istirdadının gerekip gerekmediğine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile birlikte, 5510 sayılı Sosyal Sigortaları ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçici 68 inci maddesi hükümleridir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.