Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/7524 E. 2023/7947 K. – Tarım Bağ-Kur

Konu: Tarım Bağ-Kur Sigortalılığın Tespiti

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/7524
Karar No
2023/7947
Karar Tarihi
Konu
Tarım Bağ-Kur Sigortalılığın Tespiti

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki Tarım Bağ-Kur sigortalılığın tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Tarım Bağ-Kur sigortası tescil istemine ilişkin başvurusu hakkındaki Denizli ...'nın usul ve kanuna aykırı işleminin iptaline, müvekkilinin 01.01.1996 - 31.05.2018 tarihleri arasındaki 01.05.1997 - 31.12.1997, 01.06.1998 - 31.12.1998, 25.04.2011 - 31.08.2012, 25.04.2011 - 31.08.2012, 01.05.2015 - 31.05.2015 tarih aralıkları hariç olmak üzere tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine ve 7256 sayılı Kanun kapsamında müvekkilinin aftan yararlandırılmasını talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının Kurumun 7289171208 Bağ-nolu sigortalısı olduğunu, davacının 16.10.2020 tarihli müracaatına istinaden ilgili yerlerle yazışmalar yapıldığını, başvuruya istinaden, yapılan inceleme sonucunda, davacının Buldan Ziraat Odasında 18.04.2005 tarihinde başlayan kaydı olmakla birlikte 25.04.2011 tarihinde tevkifat kesintilerine göre hizmet talebiyle birlikte müvekkil Kurum kayıtlarına intikal ettiğini, davacının sigortalı olmak istenen yıllara göre verilen kesinti belgesi ve kesinti yapılan yıllara ait oda kaydı kooperatif birlik veya tapu kaydı olmadığı için sadece kesinti yapılan yıllara göre hizmet verilmiş olup, oda kaydının kurum kayıtlarına intikal ettirdiği 25.04.2011 tarihinden itibaren Tarım Bağ-Kur tescili açılmış olup kesinti olan yıllarda oda kooperatif birlik ve tapu kaydı olmadığından diğer yıllarda Tarım Bağ-Kur kapsamında sigortalı olmasının mümkün olmadığını, davacıya ait tevkifat kesintileri doğrultusunda müvekkil Kurum tarafından işlem yapıldığını, mevzuat hükümlerine uygun olan işlem gereğince davacının talebinin kabulü mümkün bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davanın kısmen kabulü ile, davacının 01.06.2001-31.12.2005 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, Fazlaya ilişkin talebin reddine, Davacının tespitine karar verilen sigortalılık sürelerinin yeniden değerlendirilmesi ile 7256 sayılı Kanun kapsamında yapılandırma talebinin kabul edilmesi gerektiğinin tespitine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde; davacının müracaatı sebebiyle yazışmalar yapıldığını ve çeşitli tarihlerde sattığı tarımsal ürünlerden kesinti yapılıp yapılmadığı yönündeki araştırma sonunda davacının oda kaydının kurum kaydının 4/b kapsamında tescilinin yapıldığını, ürün satışı yapılmış olan firmalardan yapılan Bağ-Kur kesintilerinin kuruma intikal ettiğinin anlaşıldığını, davacının sigortalı olmak istenen yıllara göre verilen kesinti belgesinin ve kesinti yapılan yıllara ait oda kaydı, kooperatif birlik, tapu kaydı olmadığını, bu sebeple sadece kesinti yapılan yıllara göre hizmet verildiğini, oda kaydının kurum kayıtlarına intikal ettirdiği tarihten itibaren Tarım Bağ-Kur tescili açıldığını, kesinti olan yıllarda oda, kooperatif birlik ve tapu kaydı olmadığından diğer yıllarda Tarım Bağ-Kur kapsamında sigortalı olmasının mümkün olmadığını, davacının durdurulan sigortalılığının 900 günlük süre ile yeniden yapılandırıldığını, bu süreye ait ödeme planının davacıya gönderildiğini ancak söz konusu borcun süresi içinde ödenmediğini, mülga 2926 sayılı Kanun hükmüne dayanılarak Kuruma prim borcu bulunan sigortalıların sattıkları ürün bedellerinden %1 oranında tevkifat yapılmasına başlandığını, mevzuat hükümleri doğrultusunda işlem yapıldığını bu sebeple Kurumun kusurunun bulunmadığını ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davalı SGK vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçesi ile benzer sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 01.01.1996 - 31.05.2018 tarihleri arasında tevkifat kesintilerine istinaden davacının 2926 sayılı Kanun' a göre Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti ile 7256 sayılı Kanun kapsamında aftan yararlandırılması istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, mülga 2926 sayılı Kanun ile 5510 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, özellikle davacının tarımsal faaliyetinin bulunduğuna dair gelen kayıtlar ile dinlenen kamu tanıklarının beyanları ve dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/7524, K. 2023/7947, T. 11.09.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-7524-e-2023-7947-k-91d584ff2f4d