Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/726 E. 2023/1116 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/726
- Karar No
- 2023/1116
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/3128 E., 2022/2270 K. ... ... ... KARAR : Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 22. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/12 E., 2019/172 K. Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer'i müdahil SGK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili; davalı şirketlerin meslek grupları, adresleri ve faaliyet konuları aynı ve şirket yetkilileri aynı kişilerden oluşan bir şirket grubu olduğunu ileri sürerek davacının 01.03.2005 - 14.03.2014 tarihleri arasında davalı şirketler bünyesinde şantiye şefi olarak net 1.600 TL ücretle kesintisiz çalıştığının tespitini talep etmiştir. II.CEVAP Davalı şirketler vekili, davanın reddini istemiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili, davanın reddini istemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin 23.05.2019 tarihli ve 2018/12-2019/172 sayılı ilamı ile "davaya konu edilen dönem itibari ile hak düşürücü sürenin geçmediği, işyerinin yasa kapsamında olduğu, dosyada mevcut delillerden ve dosya kapsamından da anlaşılacağı üzere davacıya ait SGK ve işyeri kayıtları, tarafların yazılı beyanları, kurumlar arası yazışmalar, yeminli dinlenen tanık beyanları, bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporu karşısında, (Mahkememizce de bilirkişi raporuna itibar edilerek ve rapor hüküm kurmaya elverişli bulunduğundan) her ne kadar davalı taraf açılan davanın reddini talep etmiş ise de, davaya konu tarihler arasında işyerinin 506 sayılı Kanun kapsamında olduğu, davacının aralarında organik bağ olduğu” gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının aralarında organik bağ olan davalılar yanında 01.03.2005-14.03.2014 tarihleri arasında fiili olarak ve kesintisiz şekilde çalıştığının tespitine, Kuruma bildirilen süreler dışlanmak sureti ile davacının davalılar yanında 01.03.2005-22.06.2010 tarihleri arasında; 01.03.2005-31.12.2005 tarihleri arasında 300 gün ve günlük 16,29 TL kazançla, 01.01.2006-31.12.2006 tarihleri arasında 360 gün ve günlük 17,70 TL kazançla, 01.01.2007-30.06.2007 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 18,75 TL kazançla, 01.07.2007-31.12.2007 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 19,50 TL kazançla, 01.01.2008-30.06.2008 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 20,28 TL kazançla, 01.07.2008-31.12.2008 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 21,29 TL kazançla, 01.01.2009-30.06.2009 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 22,20 TL kazançla, 01.07.2009-31.12.2009 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 23,10 TL kazançla, 01.01.2010-22.06.2010 tarihleri arasında 172 gün ve günlük 24,30 TL kazançla çalıştığının tespitine, fazlaya dair talebin reddine" karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. B.İstinaf Sebepleri: Fer'i müdahil Kurum vekili; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 21.10.2020 tarihli ve 2019/2089-2020/1258 sayılı kararı ile fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ... 22. İş Mahkemesinin 23/05/2019 tarihli, 2018/12 Esas - 2019/172 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b-2 nci maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, davacının aralarında organik bağ olan davalılar yanında 01.03.2005-14.03.2014 tarihleri arasında fiili olarak ve kesintisiz şekilde çalıştığının tespitine, Kuruma bildirilen süreler dışlanmak sureti ile davacının davalılar yanında 01.03.2005-22.06.2010 tarihleri arasında; 01.03.2005-31.12.2005 tarihleri arasında 300 gün ve günlük 16,29 TL kazançla, 01.01.2006-31.12.2006 tarihleri arasında 360 gün ve günlük 17,70 TL kazançla, 01.01.2007-30.06.2007 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 18,75 TL kazançla, 01.07.2007-31.12.2007 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 19,50 TL kazançla, 01.01.2008-30.06.2008 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 20,28 TL kazançla, 01.07.2008-31.12.2008 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 21,29 TL kazançla, 01.01.2009-30.06.2009 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 22,20 TL kazançla, 01.07.2009-31.12.2009 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 23,10 TL kazançla, 01.01.2010-22.06.2010 tarihleri arasında172 gün ve günlük 24,30 TL kazançla çalıştığının tespitine, fazlaya dair talebin reddine" karar vermiştir. V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Daire kararında; "Eldeki davada ise; davacının talep ettiği dönem içerisinde yer alan 24.11.2010-12.0l.20l1, 04.02.2011 – 08.04.2011, 16.08.2011 – 06.09.2011, 01.10.2011 14.10.2011 tarihleri arasında, dava dışı .... Dış. Tic. A.Ş. adına farklı sicil numaralı işyerlerinden Kuruma bildirimlerin yapıldığı, davacının dava konusu dönemde kesintisiz çalıştığını ileri sürdüğü, dava dışı şirket ile davalı şirketler arasında herhangi bir hukuki yada organik bağ tespit bulunup bulunmadığı, organik bağ yoksa dava dışı işyerlerinden yapılan bildirimlerin fiili ve gerçek bir çalışmaya dayalı olup olmadığı araştırılmadan ve hak düşürücü süre irdelenmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır. Söz konusu dava, davacının ihtilaf konusu dönemde bildirimleri bulunan dava dışı şirketin hak alanını ilgilendirdiğinden HMK 124 üncü madde gereğince husumet yöneltilerek davaya dahil edilmeli, gösterecekleri deliller toplanarak değerlendirilmeli, bildirimin yapıldığı işyeri sahipleri, yetkili temsilcileri ve bordrolara geçmiş çalışanların beyanı alınarak dava dışı şirket ile davalı şirketler arasında herhangi bir hukuki yada organik bağ tespit bulunup bulunmadığı araştırılmalı, organik bağ yoksa, dava dışı işyerlerinden yapılan bildirimlerin fiili ve gerçek bir çalışmaya dayalı olup olmadığı titizlikle incelenmeli, çalışma sürerleri net olarak belirlenmeli, böylelikle davacının talep konusu tarihler arasında çalışmasının olup olmadığı ve varsa kesintili mi yoksa blok çalışma mı olduğu, gerçekte kaç gün olduğu tespit edilip, dava dışı işyerinde gerçek çalışma olgusunun varlığının tespiti halinde, blok çalışmadan söz edilemeyeceğinden, buna göre hak düşürücü süre tespiti yapılarak, gerekli tüm soruşturma tamamlanıp uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip, deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir." hususlarına işaret edilerek bozulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davacının iş akdinin sona erdiği 14.03.2014 tarihine göre hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde davanın açıldığından hak düşürücü sürenin geçmediği, talep edilen dönemde iş yerinin faal ve kapsamda olduğu, tanık beyanlarına göre davacının iddia ettiği dönemlerdeki fiili çalışmasının ispatlandığı, ancak ücrete ilişkin yazılı delil veya yazılı delil başlangıcı niteliğinde belge bulunmadığından asgari ücretle çalıştığı" gerekçesiyle, "Davanın kısmen kabulüne, davacının aralarında organik bağ olan davalılar yanında kuruma bildirilen süreler dışlanmak suretiyle 01.03.2005-22.06.2010 tarihleri arasında asgari ücretle çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir. VI.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Fer'i müdahil Kurum vekili; davanın hak düşümü nedeniyle reddi gerektiğini, Mahkemece gerekli inceleme ve araştırma yapılmadığını, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek hükmün temyizen bozulmasını istemiştir. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un ve 5510 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri. 3.Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle, Fer'i müdahil SGK vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ...