Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/6999 E. 2023/8286 K. – İş Kazasının
Konu: İş Kazasının Tespiti
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/6999
- Karar No
- 2023/8286
- Karar Tarihi
- Konu
- İş Kazasının Tespiti
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki iş kazasının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı şirket vekili ile davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı şirkete ait özel okul iş yerinde 19.05.2018- 09.01.2019 tarihleri arasında kapı görevlisi olarak çalıştığını, işe girdikten çok kısa bir süre sonra iş kazası geçirdiğini, dava konusu iş kazasının, davalı işyerinde 23.09.2018 tarihinde gece nöbetinde ( saat 06:00 sularında) kulübenin tuvaletinde sol eliyle kapıyı açıp içeri girerken ayağındaki menisküs problemi sebebiyle dengesinin kaybolması ve sol elle kapıyı çekerken sağ elinin kapı ile çerçeve arasında kalması şeklinde gerçekleştiğini, akabinde olay yerine ambulans geldiğini ve hastaneye sevk edildiğini, daha sonra yapılan müdahalelerde müvekkilinin sağ baş parmağı dahil 3 parmağını kaybettiğini, dava konusu iş kazasının kulübe tuvaletinde meydana geldiği ve kulübede iç kamera olmadığı için doğrudan kaza anına ilişkin kamera kayıtlarının mevcut olmadığını, müvekkilinin ambulans ile hastaneye kaldırıldığını, akabinde ... Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi acil bölümüne giriş kaydı yapıldığını, olayın iş kazası olduğunu, davalı Kurum tarafından müvekkilinin geçirdiği kazanın iş kazası olarak nitelendirilmediğini belirterek, 23.09.2018 tarihinde gerçekleşen kazanın iş kazası olduğunun tespitini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı şirket cevap dilekçesinde; davacının olayın meydana gelişine ilişkin farklı beyanları bulunduğunu, davacının ... 2. İş Mahkemesinde tazminat davası açmadan önce gerek emniyette ve gerekse de Savcılıkta vermiş olduğu ifadeler ile dava dilekçesinde yazılı olan beyanlar birbiriyle bağlantılı olmayan her biri farklı ifadeler içerdiğini, huzurdaki davada ise farklı beyanda bulunduğunu, davacının bahsetmiş olduğu kapının dışa açılan kapı olmakla içeriye açılmasının mümkün olmadığını, ayrıca el sıkışmasını önleyici valf sistemi bulunduğunu, davacı tarafından mahkemenizde açılan davada davacının dizindeki menüsküs problemi nedeniyle dengesinin kaybolması nedeniyle elinin sıkıştığını beyan etmişse de davacının diğer beyanları ise "Davacı ... dava dilekçesinde (... 2. İş Mahkemesinin 2019/568 Esas sayılı dava dosyasındaki mevcut dava dilekçesi) iş yerinde gece nöbetinde okulun tuvaletinde iken ses duyması ile birlikte üzerini apar topar topladığını sesin nereden geldiğine dair bakmaya gittiği sırada tuvaletin kapısına sağ elini sıkıştırdığını" beyan ettiğini, davacının kollukta alınan ifadesinde "23.09.2018 günü sabah saat 06:00 sıralarında dışarıdan duyduğu ses üzerine güvenlik kulübesinin kapısını açarak dışarıya baktım, bu sırada elimi kapıda unutmuşum, kapı kapanınca benim parmaklarımın kapıya sıkışması üzerine yaralanarak tedavim için SEAH a gittim, tedavim halen devam etmektedir" şeklinde beyanda bulunduğunu, davacının dava dilekçesindeki beyanı ile olayın olduğu tarihten 5 gün sonra kolluk biriminde vermiş olduğu ifadenin birbiriyle çelişir ve benzer hiç bir yanı olmayan dürüstlük ve iyi niyet kurallarına aykırı beyanlar olduğunu, dava konusu iş kazasının meydana geldiğine dair herhangi bir delil mevcut olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. 2.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının, müvekkili Kuruma başvurarak 23.09.2018 tarihinde çalıştığı iş yerinde iş kazası geçirdiğini ve bu olayın iş kazası olarak tespitine karar verilmesi için Kuruma başvurduğunu, başvurusu haksız görülerek reddedildiğini, davacının ifadelerine göre dava konusu olayın 1. halde bahçe kapısının yanında bulunan kapının rüzgardan dolayı kapanması sonucu oluştuğu, 2. olarak otomatik kapının kapanması sonucu, 3. halde otomatik kapının manüele alınması sonucu meydana geldiği, 4. halde ise nöbet kulübesinde bulunan tuvalet kapısına sıkışması sonucu meydana geldiği yönünde birbirinden tamamen farklı ifadeler verildiğini, davacıya ait ifadelerin tutarsız ve gerçeği yansıtmadığının görüldüğünü, tüm bu hususların davacının güvenilirliği konusunda şüphe yarattığını, dava konusu iş kazasının meydana geldiğine dair herhangi bir delil ve emare de bulunamadığını, kolluk kuvvetlerince tutanaklandırılmış olan olayın olası yaşandığı iddia edilen tüm bölgeleri gösterir kamera kayıtlarının izlenmesinden böyle bir kazanın yaşandığına dair görüntü bulunmadığı, ayrıca bordro tanığı ve ambulans geldiğinde davacıda acı ve telaşı gösterir bir hal olmadığı görülmekte olup, davacı taraf iddialarının gerçeği yansıtmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davanın kabulü ile davacının 23.09.2018 tarihinde davalı şirket nezdinde hizmet akdine dayalı olarak çalıştığı sırada gerçekleşen kaza olayının 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi kapsamında iş kazası olduğunun tespitine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. B. İstinaf Sebepleri 1.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacının çeşitli aşamalarda farklı beyanlarda bulunduğunu, Yerel Mahkemenin bu hususta kamera görüntülerini incelemediğini, mahallinde keşif icra edilmediğini, görüntülere göre davacının kendisine zarar vermek kastı ile hareket ettiğini, bu nedenle de çelişki ifadeler verdiğini, elinin sıkıştığını iddia ettiği kapının sensörlü olup olmadığının araştırılmadığını, takipsizlik kararı, SGK müfettişi tarafından hazırlanmış iş kazası olmadığına dair rapor ve diğer evraklar incelendiğinde olayın iş kazası olmadığı açık ve sabit olması karşısında bilirkişiler tarafından verilen iş kazasıdır şeklindeki rapor ve bu rapora dayanarak karar verilmesinin hukuka uygun olmadığını, davacının elinde oluşan yara ile kapıya sıkışma eylemi arasında da illiyet bağı mevcut olmadığını ileri sürmüştür. 2.Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde; davacının değişik zamanlarda verdiği ifadelerine göre dava konusu olayın meydana gelmesiyle ilgili olarak birbirinden tamamen farklı ifadeler verildiğini, davacıya ait ifadelerin tutarsız ve gerçeği yansıtmadığını, davacı tarafından ileri sürülen her türlü olay senaryosunun kamera kayıtları incelenerek araştırıldığını ve böyle bir olayın hiçbir şekilde kamera kayıtlarına yansımadığının tespit edildiğini, ayrıca dava konusu iş kazasının meydana geldiğine dair herhangi bir delil ve emare de bulunamadığını, davacı taraf iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacının söz konusu olay sebebi ile bedenen veya ruhen bir özüre uğramadığının ortada olduğunu, Yerel Mahkemece, davacı tarafın bildirdiği objektiflikten uzak tanık anlatımlarına dayanılarak hüküm tesis edildiğini, davacının müvekkil Kuruma davaya konu iş kazası ile ilgili yapmış olduğu başvuruda, iddiasını ispata yarar hiçbir bilgi veya belge vermediğini, söz konusu olaya ilişkin hastane raporlarını dahi müvekkil Kuruma teslim etmediğini, müvekkil Kurum yetkililerinin dosya kapsamına göre davaya konu kararı verdiklerini, davanın açılmasına müvekkil Kurumun sebebiyet vermediğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davalıların istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri 1.Davalı şirket vekili, istinaf dilekçesi ile benzer nedenlerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçesi ile benzer nedenlerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 23.09.2018 tarihinde gerçekleşen olayın iş kazası sayılmasının tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanunun ilgili maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dinlenilen taraf ve bordro tanıklarının beyanları, hastane kayıtları ile dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalılar vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.