Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/6862 E. 2024/8572 K.

Konu: İş Kazası Nedeniyle Maddi Ve Manevi Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/6862
Karar No
2024/8572
Karar Tarihi
Konu
İş Kazası Nedeniyle Maddi Ve Manevi Tazminat

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 47. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/236 E., 2023/374 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 40. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/78 E., 2022/605 K. Taraflar arasındaki iş kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı iş yerinde alçı boya mantolama ustası olarak çalıştığını. Davacının yurt dışı merkezli ... Group şirketinin işlerini yapmak için Sırbistan’a davalı şirket tarafından uçak bileti alınmak sureti ile gönderildiğini davacının burada ... Group şirketine ait inşaatında çalışırken 5. kattan düşmesi sonucunda yaralandığını, olayın iş kazası olarak hastane kayıtlarına geçmediğini belirterek fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydı ile 1000 TL maddi tazminatın 300.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinde itibaren işleyecek faizi ile birlikte talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı definde bulunmuş, davacının aynı konuda, aynı davalılara karşı Bakırköy İş Mahkemesinde 2022/92 Esas sayılı dava ile mükerrer dava açtığını bu sebeple davanın reddini istemiş ve esasa ilişkin cevaplarında davacının kusurlu olduğunu, maluliyet oranının belirlenmediğini, kaza ile davalı şirketin önlem alması arasında illiyet bağının bulunmadığını,tazminat talebinin fahiş miktarda olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Bakırköy 51. İş Mahkemesinin 2022/92 Esas sayılı dosyasının celb edildiğini, her iki dosyanın dava konusu tarafların aynı olduğunu, Bakırköy 51. İş Mahkemesinin 2022/92 Esas sayılı dosyasının 09.03.2022 tarihinde açıldığını ve davanın halen görülmekte olduğunu, kendi mahkemelerinde açılan davanın 10..03.2022 tarihinde açılmış olduğunu belirterek derdestlik HMK 114 üncü maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Bakırköy 51. İş Mahkemesinin 2022/92 Esas sayılı dosyasının 09.03.2022 tarihinde İstanbul Anadolu 23. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/155 Esas sayılı dosyası ile yetkisiz ve görevsiz Mahkemede sehven açıldığını, durumun fark edilmesinden sonra 10.03.2022 tarihindeki eldeki davanın açıldığını, İstanbul Anadolu 23. Asliye Hukuk Mahkemesinin dosyayı resen Bakirköy İş Mahkemelerine gönderdiğini davacı tarafı olarak böyle bir taleplerinin bulunmadığını dosyanın kapatılması konusunda beyanda bulunduklarını, İlk Derece Mahkemesinin birleştirme kararını vermesi gerektiğini belirterek davanın reddine şeklinde verilen İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İstanbul Anadolu 23. Asliye Hukuk Mahkemesinin, HMK'nın 20/1 inci maddesinde öngörülen yukarıda yazılı prosedürü uygulamadan, başka bir deyişle, görevsizlik veya yetkisizlik kararı kesinleşmeden ve akabinde dava dosyasının yetkili ve görevli Mahkemeye gönderilmesi talep edilmeden, ilk açılan davaya ilişkin dava dosyasının, İstanbul Anadolu 23. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/155-89 E.K.sayılı kararıyla, Bakırköy İş Mahkemelerine tevzi edilmek üzere tevzi bürosuna gönderilmesine karar verilmesi hatalı ise de; mezkur dava dosyasının görevli ve yetkili Mahkemeye gönderilmesi talep edilmeden yahut HMK'nın 20/1 inci maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi beklenmeden, davacı vekilince, tarafları ve konusu aynı ikinci davanın açılması da hatalı olmuştur. Sonuç olarak, eldeki davanın açıldığı anda ve İlk Derece Mahkemesinin karar tarihinde, tarafları ve konusu aynı olan bir davanın mevcut olduğu ve UYAP sistemi üzerinden dava dosyasında yapılan incelemede, söz konusu davanın halen Bakırköy 51. İş Mahkemesinin 2022/92 Esas sayılı dosyası nezdinde devam ettiği ve duruşmasının da 22.06.2023 tarihine bırakıldığı anlaşıldığından, Mahkemece, derdestlik dava şartı nedeniyle usulden ret kararı verilmesinin dosya kapsamına uygun olduğu kanaatine varılarak davacı vekilinin istinaf başvurusuna karşı esastan reddine karar vermiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Bakırköy 51. İş Mahkemesinin 2022/92 Esas sayılı dosyasının 09.03.2022 tarihinde İstanbul Anadolu 23. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/155 Esas sayılı dosyası ile yetkisiz ve görevsiz Mahkemede sehven açıldığını, Mahkeme kaleminin kendilerini arayıp durumu bildirmesi üzerine, davaci vekili tarafında 10.03.2022 tarihindeki eldeki İlk Derece Mahkemesine davanın açıldığını, İstanbul Anadolu 23. Asliye Hukuk Mahkemesinin dosyayı resen Bakırköy İş Mahkemelerine gönderdiğini, davacı tarafı olarak dosyayı yetkili ve görevli Mahkemeye gönderilmesi taleplerinin bulunmadığını, harç dahi yatırmadıklarını, dosyanın kapatılması konusunda beyanda bulunduklarını, İlk Derece Mahkemesinin birleştirme kararını vermesi gerektiğini belirterek İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 47. Hukuk Dairesinin 2023/236 Esas sayılı kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, derdestlik ve dava şartı nedeniyle İlk Derece Mahkemesince verilen usulden red kararının hukuken uygun olup olmadığı istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı HMK'nın "Görevsizlik veya yetkisizlik kararı üzerine yapılacak işlemler" başlıklı 20/1 inci maddesi, "Görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi hâlinde, taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden, (…) (1) süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren Mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerekir. Aksi takdirde dava açılmamış sayılır ve görevsizlik veya yetkisizlik kararı veren Mahkemece bu konuda resen karar verilir" düzenlemesini içermektedir. 6100 sayılı HMK'nın ‘Dava Şartları’ başlıklı 114 üncü maddenin ı bendinde derdestlik düzenlenmiş olup dava şartlarında; ‘ı) Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması.’ şeklide düzenleme yapılmıştır. Buna göre. derdestlik itirazı; daha önce açılmış ve halen görülmekte olan bir davanın yeniden aynı veya başka bir mahkeme nezdinde aynı anda veya başka zamanda açılması halinde ikinci kez açılan bu davanın daha öncesinde açılmış ve halen görülmekte olan aynı davanın mevcut olması nedeniyle olumsuz dava şartı eksikliğinden dolayı usulden reddedilmesini sağlayan bir usul hukuku kurumudur. Derdestlik durumu, davanın her aşamasında gözetilir. Derdestlik hâli tespit edildiği takdirde ikinci davanın usûlden reddi gerekir. Derdestlik itirazının ileri sürülebilmesi için 3 şartın varlığı birlikte olmalıdır. Bunlar; - Daha önce açılmış ve görülmekte olan bir davanın aynı veya başka mahkemeler nezdinde yeniden açılması, - Birinci davanın halihazırda görülmekte olması, - Davaların taraf, konu ve sebep unsurları bakımından aynı olması. Derdestlik itirazının amaçları şu şekilde sıralanabilir; a. Usul ekonomisi ilkesinin uygulanabilirliğinin sağlanması, b. Davacının dürüstlük ilkesine aykırı davranışlar göstermesini engelleme, c. Mahkemelerce yapılan yargılamalar neticesinde çelişkili kararların verilmesini engelleme, d. Kamu yararının sağlanması (Tanriver Süha, Medeni Usul Hukuku) Davanın başlangıç anını da davanın açıldığı tarih olarak esas almak gerekecektir. Davanın açıldığı tarihin belirlenmesi hususu Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun HMK’nın 118 inci maddesinde açıkça düzenlenmiştir. Söz konusu hükme göre dava, dava dilekçesinin mahkeme esasına kaydedildiği tarihte açılmış sayılacaktır. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Somut olay incelendiğinde; her ne kadar ilk açılan davanın İstanbul Anadolu Asliye Hukuk Mahkemesinde sehven açıldığı belirtilmiş ise de, 1 gün arayla davacı vekilinin açtığı ve Bakırköy 40. İş Mahkemesinde görülmeye başlayan eldeki davanın görülmesi ve sonucunda Bakırköy 51. İş Mahkemesinin dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesi yukarıda (2. bölümde) belirtilen ilgili hukuk maddelerine göre 6100 sayılı HMK’ya göre usulen uygun olmayacaktır. İlk Derece Mahkemesinin derdestlik nedeni ile dava şartı yokluğundan davanın reddine karar vermesi anılan maddeler dolayısı ile hukuka ve kanuna uygundur. Hal böyle iken, gerekçesinde belirttiği hususlar gözetilerek, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 47. Hukuk Dairesinin 2023/236 Esas ve 2023/374 Karar sayılı kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/6862, K. 2024/8572, T. 16.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-6862-e-2024-8572-k-75f9d77e240f