Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/6207 E. 2024/8771 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/6207
- Karar No
- 2024/8771
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2221 E., 2023/1032 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/242 E., 2021/266 K. Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 01.11.2007 tarihinden itibaren imalat montaj ustası olarak 9 yıl 7 gündür davalı şirkette çalışmakta iken işçinin ücretinin İş kanununa uygun olarak sözleşmede belirtilen tarihte ödenmemesi nedeniyle iş sözleşmesini 18.01.2016 gününde Ankara 28. Noterliğinin 18.01.2016 tarih ve 00599 yevmiye sayılı ihtarnamesiyle haklı fesihle sonlandırdığını Ankara 40. İş Mahkemesinin 2016/1117 Esas sayılı dava dosyasında yapılan yargılamada kendisine 37.000,00 TL ödenerek bu konudaki talep ve davanın sonuçlandığını, davacının son maaşının 2.200 TL olduğunu ve bu maaşın davalı işveren tarafından davacı işçinin ... Bankasında Ulus Heykel Şubesindeki hesabına yatırıldığını, davacının davalı şirkette çalışırken 03.05.2012 tarihinde meydana gelen iş kazası ile belinde kırık meydana geldiğini bu yaralanma nedeniyle 03.05.2012 tarihinden 27.08.2012 tarihine kadar işe gidemediğini ve yürüyemediğinden gücünden mahrum kaldığını maddi manevi zarar gördüğünü, söz konusu iş kazasının aynı gün kuruma bildirildiği, şantiyelerde montaj ustası olarak çalışan davacının yapmış olduğu iş gereği uzun saatler ayakta durması uzun saatler iskelede çalışması, tırmanması, ağır kaldırması vb fiziksel aktivitelerin zorunlu olduğunu, iş kazasında davalı işverenin kusurlu olduğunu, davalı işveren tarafından görevlendirildiği ... bağlı ... Plaza adlı otelin bakımı sırasında davacının çalışmış olduğu sepet asansörün kablosunun olması gereken uzunlukta olmaması nedeniyle aşağı inemediği ve bu konuda çözüm aradığı sırada yaklaşık 3 metre yükseklikten düştüğünü, davacının ağır iş göremez raporu verildiğini ileri sürerek, 10.000 TL manevi, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100,00 TL maddi tazminat olmak üzere toplamda 10.100 TL tazminatın kazanın meydana geldiği 03.05.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II.CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zaman aşımı itirazında bulunarak davacı ile davalı işveren arasında yapılan 28.03.2016 tarihli sulh protokolü gereğince davacının davalı işverenden hiçbir nam altında hiçbir hak ve alacağı bulunmadığını, tüm hak ve alacaklarını aldığını, fazlaya ilişkin tüm alacak haklarından ve işverene karşı açılacak tüm dava haklarından feragat ettiğini beyan ve kabul ettiğini, tüm hakların kendisine ödendiğini, geçirdiği kaza nedeniyle herhangi bir kalıcı maluliyete uğramadığı, rapor ve tedavi süreci tamamlandıktan sonra işyerinde çalışmaya devam ettiğini, hiçbir aksama yahut rahatsızlığı olmadığını, bu olaydan sonra 18.01.2016 tarihine kadar yani yaklaşık 4 yıl davalı işveren yanında çalışmaya devam eden davacının bu tarihte kendi isteği ile iş akdini feshettiği ve davalı şirket karşı işçilik alacakları için Ankara 41. İş Mahkemesinde dava açtığını, davalı işverenin dava delil toplama aşamasına dahi gelmeden davacı işçiye talebini sorduğu hakkı olandan fazlasının kendisine ödenerek tarafların sulh olduğu ve açılmış olan davadan feragat edilerek kararın kesinleştiğini, huzurdaki davayı açmakta tamamen kötü niyetli olduğunu, dava konusu edilen olayın üzerinde 4 yıl geçtiğini davacının hiçbir hak ve alacağı kalmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine buna göre; 1-253.048,78 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 03.05.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile davalıdan tahsiline ve davacıya ödenmesine, 2-10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 03.05.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile davalıdan tahsiline ve davacıya ödenmesine, dair karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf yoluna başvurmuştur. B.İstinaf Sebepleri: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, davacının sepetten düşmediğini, kendisi atladığını, bu hususta kamera görüntülerinin mahkemeye sunulduğunu ve cd görüntüleri dökümü yapıldığını, bilirkişi tarafından davacının sepetten bizzat kendisinin atladığının ifade edildiğini, bu şekilde gerçekleşen olayda, müvekkili davalı işverene %60 kusur, kendi hür aklı ve iradesiyle 5 dakika beklemeden aşağı atlayan davacı işçiye %40 kusur oranı atfedilmesinin, müvekkilinin gerekli iş güvenliği önlemlerini almadığı iddiasında bulunmanın hakkaniyete yerleşik içtihatlara ve vicdana aykırı olduğunu, zamanaşımı defilerinin İlk Derece Mahkemesince değerlendirilmediğini, davacı tarafla, müvekkil davalı işveren arasında yapılan 28.03.2016 tarihli sulh protokolü gereğince, davacının müvekkili işverenden hiçbir nam altında hiçbir hak ve alacağı bulunmadığını, tüm hak ve alacaklarını aldığını, fazlaya ilişkin tüm alacak haklarından ve işverene karşı açılacak tüm dava haklarından feragat ettiğini beyan ve kabul ettiğini, işveren davalıyı ibra ettiğini, ancak yerel mahkemece sulh ve ibra protokolünün de yok sayıldığını, davacı işçinin maluliyet oranının tespitine yönelik itirazlarının da, davalı işverene atfedilen kusur oranına itirazlarının da değerlendirilmediğini, yok sayılarak raporlarda ne yazıldıysa aynı şekilde hüküm kurulduğunu, davacının manevi olarak zararı ispat edilmiş olmadığı gibi, kendi hür aklı ve hür iradesiyle sepetten atlayan işçiye, Mahkemece hangi hukuk kuralına dayalı olarak manevi tazminata hükmedildiğini anlamanın mümkün olamadığını beyan ederek mahkemenin kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili özetle; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava maddi ve manevi tazminat tazminat talebine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'un 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13, 16 ve 20 nci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4 üncü maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.