Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/607 E. 2023/3070 K. – Aidiyet Tespiti

Konu: Aidiyet Tespiti

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/607
Karar No
2023/3070
Karar Tarihi
Konu
Aidiyet Tespiti

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2338 E., 2022/2424 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 8. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/32 E., 2022/381 K. Taraflar arasındaki aidiyet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... ve davalı SGK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... ve davalı SGK vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalılardan Türkiye Denizcilik İşletmeleri A.Ş' de 01.08.1954 tarihinde işe girdiğini ve bu tarihte sigortalı işe giriş bildirgesi kuruma verilerek kendisine 1925470 sigorta sicil numarası ve sigorta kartı verildiğini, bu çalışmasının 31.12.1960 tarihine kadar sürdüğünü, ancak müvekkilinin yaşlılık aylığı koşullarını tamamlayarak kuruma yaptığı tahsis başvurusunun anılan sürede bildirge ve bordrolarının işverence verilmesine rağmen 01.08.1954-31.12.1960 devresi çalışmalarının sigortalı hizmet olarak değerlendirilemeyeceğinin bildirildiğini, müvekkilinin şahsi sicil dosyası ve işyeri kayıtları incelendiğinde iddiasının doğruluğunun anlaşılacağını beyanla; davalı kurumda 1925470 SGK sicil numarası ile işlem gören ve aynı sicil numarası ile işe giriş bildirgesi ve bordrosu verilip primleri ödenen 01.08.1954-31.12.1960 tarihleri arasında kesintisiz ayda 30 gün üzerinden davalı işveren nezdinde geçen çalışmalarının bordrolarda gösterilen ücretler üzerinden geçen sigortalı hizmet olarak tespitine, bu çalışmalarının sigortalılığa ve emekliliğe esas alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 2.Davacı vekili 24.07.2003 günlü dilekçesi ile dava dilekçesi ve talebini ıslah ederek, müvekkilinin adı ve soyadına göre davalı işyerinde geçen ve bordrosu verilmiş 192575 sigorta sicil numarası ile 01.11.1956-30.03.1957 tarihler arasındaki çalışmaların müvekkiline aidiyetinin tespiti ile bu çalışmalarının 1925470 sicil numarası ile geçen diğer çalışmaları ile birleştirilmesine, primi ödenen ve bordrosu verilen 01.11.1956 tarihinin müvekkilinin sigortalılığına ve emekliliğine başlangıç teşkil ettiğinin tespit edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ...Ş. vekili 21.04.2003 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacının 01.08.1954-31.12.1960 tarihleri arasındaki sürede bildirge ve bordroları işverence süresinde verilmesine rağmen SSK' ca sigortalı olarak değerlendirilmediğinden bahisle iş bu davayı açmış ise de, bu durumda davacının çalışma süresinin değerlendirilmesi diğer davalı kurum SSK tarafından yapılacak işleme bağlı olduğundan, iş bu davada müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini ve davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, müvekkili şirkette 01.08.1954-31.12.1960 tarihleri arasında görev yaptığı belirtilen davacının yapılan arşiv araştırmasında sicil kaydının bulunmadığını beyanla haksız davanın reddini savunmuştur. 2.Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı 01.08.1954-31.12.1960 tarihleri arasında kesintisiz olarak geçen çalışmalarının tespitini talep etmiş ise de, müvekkili kurum Beyoğlu Sigorta Müdürlüğü'nün 7479.34 sayılı sicil dosyasında işlem gören diğer davalıya ait işyerinin 01.10.1953 tarihinde kapsama alınmış olduğunu, halen faal olduğunu, dönem bordrolarının incelenmesinde davacı adına rastlanmadığını, davacı vekili 24.04.2003 günlü ıslah dilekçesi ile hizmet tespiti yerine davalı işyerinde geçen ve bordrosu verilmiş 192575 sicil numarası ile 01.11.1956-30.03.1957 tarihleri arasında geçen çalışmaların müvekkiline aidiyetinin tespiti ile bu çalışmaların müvekkilinin 1925470 sigorta sicil numarası ile geçen diğer çalışmaları ile birleştirillmesine karar verilmesini talep etmiş ise de, 192575 sigorta sicil numarası davacıya ait olmayıp ... isimli sigortalıya ve yine 1925470 sigorta sicil numarası da davacıya ait olmayıp Ahmet Altınok isimli sigortalıya ait olup kurum kayıtlarına göre ... isimli sigortalı mevcut olmadığından, bu durumda davanın reddinin gerektiğini, tespite konu dönemlere ait bordrolarda davacının adı yer almadığından çalışma iddiasının tanık beyanları dışında resmi ve yazılı delillerle kanıtlanması, hizmet akdi ile davalı işverene bağlı olarak fiilen çalıştığının ve ödenen ücretin somut delillerle ispat edilmesi gerektiğini, kurum resmi kayıtları incelenerek sadece tanık beyanlarına dayalı olarak hüküm kurulmaması ve davacının çalışma iddiasının gerçeğe uygunluğunun özel bir duyarlılıkla araştırılması gerektiğini beyanla haksız olan davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "... ... İhtiyarlık Sigorta Müdürlüğü'nün 16.03.2004 günlü cevabi yazısı ekindeki aylık hizmet prim bordrolarında davacının 01.11.1956-30.03.1957 tarihleri arasında 722.34 sicil no ile işlem gören Denizcilik Bankası T.A.O. Liman Lokantası işyerinden sigorta bildirimlerinin yapıldığı, söz konusu bordrolarda davacının SGK sicil numarasının 192575 olarak gösterildiği, bu sicil numarasının kurum kayıtlarında ... isimli başka bir sigortalıya ait olduğu, 29.03.2021 tarihli Unkapanı SGM yazı cevabı ile davadışı ...'a emeklilik aylığı bağlanırken 192575 sicil numarası ile gösterilen çalışmaların dikkate alınmadığına dair cevap verildiği, davacının SGK bildirimlerinin yapıldığı 722.34 SGK sicil numaralı Denizcilik Bankası T.A.O. Liman Lokantası işverenliğine ait aylık hizmet prim bordrolarında isimleri geçen tanıklar Dursun Gül ile Süleyman Karaaslan'ın davacının çalışmasını doğruladıkları, işveren tarafından kuruma verilen aylık prim hizmet belgelerinde de davacının isminin yer aldığı hususlar bir arada değerlendirilmiş, celp edilen aylık hizmet prim bordrolarına göre davacının 01.11.1956-30.03.1957 dönemine ilişkin çalışmalarının her ay 30 gün üzerinden ve bordrolarda bildirilen aylık ücretler esas alınmak suretiyle aidiyetinin tespitne ve 01.11.1956 tarihinin davacının sigortalılık başlangıç tarihi olarak tespitinin uygun olacağı kanaatine varılmıştır. Aidiyeti tespit edilen çalışmalar ile birleştirilmesi istenen 1925470 sicil numarasının davacıya ait olmadığı, Ahmet Altınok isimli başka bir sigortalıya ait olduğu, davacının bozma sonrası beyanlarında talebinden vazgeçtiği, iddiasını destekler delil sunulmadığı" gerekçelerine dayalı olarak "davanın kısmen kabulü ile; a-)Davacı ...'ın 01.11.1956 ile 30.03.1957 tarihleri arasındaki dönemde 192575 sicil numarası ile (01.11.1956-30.11.1956 tarihleri arası 30 gün aylık 90,00 TL ücret ile, 01.12.1956-30.03.1957 tarihleri arası 120 gün aylık 126,00 TL ücret ile) davalı ...Ş. Nezdinde hizmet akdiyle çalıştığının, çalışmalarının sigorta kapsamında kaldığının ve belirtilen dönemdeki hizmet sürelerinin davacıya aidiyetinin tespitine, 01.11.1956 tarihinin davacının sigortalılığına ve emekliliğine başlangıç teşkil ettiğinin tespitine, b-) Aidiyetine karar verilen sürelerin 1925470 sicil numarası ile geçen çalışmalar ile birleştirilmesi talebinin reddine," karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... ve davalı SGK vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B.İstinaf Sebepleri 1.Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde; Yerel Mahkemece istinaf ilamında ileri sürülen araştırma ve incelemelerin yapılmadığını, dosyanın yeniden bilirkişi incelemesine gönderilmediğini,Tanık beyanları dışında resmi ve yazılı delillere itibar edilmeden hüküm kurulduğunu, eksik inceleme ile karar verildiğini, davanın reddi gerektiğini belirtmiştir. 2.Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde; davacı tarafın dava dilekçesinde, davacıya ait bildirge ve bordroların müvekkili Kuruluşça süresinde verilmesine rağmen SSK'ca sigortalı olarak değerlendirilmediğinden işbu davayı açtığını belirttiği, bu durumda müvekkil Kuruluşça yapılacak bir işlem bulunmadığından csaslı işlemin diğer davalı tarafından değerlendirilmesi ve yapılması gerektiğinden müvekkil Kuruluşun işbu dava ile ilgisi bulunmadığını, bu nedenle öncelikle davanın müvekkil Kuruluş açısından reddedilmesi gerektiğini, işbu davanın açılmasına müvekkil Kuruluş sebebiyet vermediği gibi taraf sıfatı da bulunmadığından müvekkil Kuruluş açısından davanın kabul edilip müvekkil Kuruluş aleyhine yargılama gideri ve ücreti vekalete hükmedilmesinin yasaya aykırı olduğunu, davacı taraf iddiasını tanık beyanlarıyla ispatlayama çalışmışsa da davacının tespiti istediği dönemlerin yaklaşık 65 yıl öncesine ait olduğunu, davacı tarafın iddiasını maddi delillerle ispatlayamadığını, davanın reddi gerektiğini belirtmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "... 8. İş Mahkemesi'nin 25.05.2022 tarihli, 2020/32 Esas - 2022/381 Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalı Kurum vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi nin 1 numaralı alt bendi gereğince esastan reddine," karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... ve davalı SGK vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarlamıştır. 2.Davalı SGK vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarlamıştır. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının adı ve soyadına göre davalı işyerinde geçen ve bordrosu verilmiş 192575 sigorta sicil numarası ile 01.11.1956-30.03.1957 tarihler arasındaki çalışmaların davacıya aidiyetinin tespitine dair aidiyet istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu maddesi hükümleridir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... ve davalı SGK vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıdaki yazılı temyiz giderinin ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/607, K. 2023/3070, T. 24.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-607-e-2023-3070-k-a991e26b2002