Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/4249 E. 2023/4113 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4249
- Karar No
- 2023/4113
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2021/453 E., 2021/31 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen prime esas kazancın tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 10.06.1996 tarihinde davalı ile aynı işverene ait Şahinler Mensucat A.Ş. işyerinde çalışmaya başladığını, 15.01.2008 tarihine kadar bu işyerinde planlama apre şefi olarak çalıştığını, bu tarihten sonra davalı işveren Bilkont A.Ş. ile müvekkilinin çalıştığı aynı işverene Şahinler Mensucat A.Ş. boyahanelerini birleştirme kararı aldığını, bu iki boyahanenin Bilkont A.Ş. çatısı altında birleştirildiğini, müvekkilinin 26.02.2008 ile 27.02.2012 tarihleri arasında bu birleştirme sonucu Bilkont Dış Tic. Tekstil San. A.Ş. işyerinde kesintisiz olarak çalışmaya devam ettiğini, müvekkilinin toplam 15 yıl 4 ay 7 gün boyunca davalı işyerine bağlı olarak çalıştığını,müvekkilinin davalı işyerinden son aldığı maaşın net olarak 2.200 TL olduğunu, esasen planlama apre şefi olarak çalışan müvekkilinin asgari ücretin biraz üstünde bir maaşla çalışmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ancak müvekkilinin sigorta primlerinin davalı şirket tarafından Kuruma eksik bildirildiğini, müvekkilinin aldığı maaşlar daha yüksek olmasına rağmen sigorta primlerinin işveren tarafından asgari ücretten veya asgari ücretin biraz üzerindeki bir miktardan yatırıldığını belirterek müvekkilinin eksik yatırılan sigorta primlerinin tespitine ve bu tespit uyarınca Kurum kayıtlarının düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı işveren vekili cevap dilekçesiyle, davacı her ne kadar çalışmalarının maaşı çok daha yüksek olmasına rağmen SGK'ya düşük olarak gösterildiğini iddia etmişse de bu hususun doğru olmadığını, davacının ücretinin tam ve eksiksiz ödendiğini, Hukuk Genel Kurulu kararı uyarınca çalışma olgusunun her türlü delille ispatlanabilmesine karşılık ücretin ispatında bu denli bir serbestliğin söz konusu olmadığını, yazılı sınırları aşan ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunduğunu, davacının 03.01.1994 - 05.07.2012 tarihleri arasında çalışmakta olup hiçbir mazeret bildirmeksizin ve hiçbir hukuki gerekçesi olmaksızın İş Kanunu'nun işçiye tahmil ettiği yükümlülüklerine aykırı hareket ettiğini, bu nedenle iş akdinin devamsızlık nedeniyle haklı olarak feshedildiğini, davacının son aldığı ücretin SGK kayıtlarında belirtildiği gibi olduğunu, dava dilekçesindeki iddiaların somut dayanağı bulunmadığını, davacının haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı SGK vekili, davacının prime esas kazancının eksik bildirildiği yönündeki tespitine öncelikle zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacının talebine ilişkin olgunun resim kayıt aynı veya komşu işyerinde çalışan diğer çalışanlar ve resmi diğer deliller ile ispatlanması gerektiğini, müvekili kurumun bu hususta kusuru bulunmadığını, davacı taleplerinin eksik ve kuşkuya yer bırakmayacak şekilde araştırması gerektiğini, davacının talebinin miktar yönünden belli olmadığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep ettikleri anlaşılmıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 06.11.2015 tarih ve 2014/400 Esas 2015/693 Karar sayılı sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulü ile Davacının; - 26.02.2008-01.07.2008 arası aylık brüt 2.109,32 TL, - 01.07.2008 -31.12.2008 arası aylık brüt 2.214,37 TL, - 01.01.2009-30.06.2009 arası aylık brüt 2.309,02 TL, - 01.07.2009-31.12.2009 arası aylık brüt 2.402,63 TL, - 01.01.2010-30.06.2010 arası aylık brüt 2.527,44 TL, - 01.07.2010-31.12.2010 arası aylık brüt 2.636,65 TL - 01.01.2011-30.06.2011 arası aylık brüt 2.761,00 TL - 01.07.2011-31.12.2011 arası aylık brüt 2.901,87 TL - 01.01.2012-27.02.2012 arası aylık brüt 3.073,49 TL ücretle davalı işveren nezdinde hizmet akdiyle çalışmış olduğunun tespitine,karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. 1.Bozma Kararı 1.Mahkeme kararına karşı davacı ve davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairemizin 22.03.2016 tarihli ve 2016/1747 E.2016/3857 K. sayılı ilamında, "... Mahkemece öncelikle, davacının iddiası doğrultusunda Şahinler Mensucat A.Ş. ve Bilkont Dış Ticaret Tekstil Sanayi A.Ş. arasında bağlantı olup olmadığı, şirketler arasındaki birleşme kararı verilip verilmediği hususları araştırılmalı, iki şirket arasında bağlantı bulunduğu saptandığı takdirde tüm dönem yönünden ücret konusunda karar verilmesi gerekmektedir. Mahkemece, prime esas kazancın tespiti konusunda verilen karar da eksik araştırma ve incelemeye dayalıdır. Mahkemece, yargı kararı ile hak kazanılan ücret niteliğindeki kazançların hak kazanıldığı dönemlerin prime esas kazançlarına dahil edilmesi isabetsiz olup hizmet akdinin işçilik alacaklarına dair kararın kesinleşmesinden önce sona ermiş olması karşısında, yapılan ödemelerin çalışmanın geçtiği son ayın prime esas kazancında gözetilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, çalışmaların geçtiği son ay haricindeki prime esas kazanç tutarı yönünden, yukarıda açıklanan ispat kuralları çerçevesinde yeterli araştırma yapılmaksızın karar verilmesi, ..." denilmek suretiyle karar bozulmuştur. B. İkinci Bozma Kararı 1.Bozmaya uyan Mahkemece verilen 13.03.2019 tarihli ve 2016/578 E.2019/147 K. sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. 2.Dairemizin 23.11.2020 tarihli, 2020/1195 E. 2020/6855 K. sayılı ilamında; 16.02.2012 tarihli davalı işverenlikçe düzenlenen belgenin sıhhatine yönelik bir itirazın bulunmamasıda gözetilerek söz konusu belge HMK 202 nci maddesi kapsamında yazılı delil başlanğıcı kabul edilip belirtilen ay yönünden tanık dinlenme imkanında varlığı gözetilip alınan beyanlar dosyadaki diğer delillerle birlikte irdelenenip sonuca göre karar verilmelidir...." denilmek suretiyle karar bozulmuştur. C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar 1.Bozmaya uyan Mahkemece verilen 20.09.2021 tarihli ve 2021/453 E. 2021/31 K. sayılı kararıyla; Davacının davasının kısmen kabulü ile davacının, davalı Bilkont Dış Ticaret ve Tekstil Sanayi A.Ş.'ye ait iş yerinde çalıştığı sürede; 2012 yılı Şubat ayı prime esas kazancının brüt 12.851,43 TL olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalılar vekilleri, davanın reddinin gerektiğini belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmişlerdir. C.Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, prime esas kazancın tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri 2. Davanın yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanunun “Prime Esas Ücretler” başlığını taşıyan 77 nci maddesinin 1 inci fıkrası ile 5510 sayılı Kanun'un “Prime Esas Kazançlar” başlıklı 80 inci maddesinin 1 inci fıkrasında, sigortalıların prime esas kazançlarının nasıl belirleneceği açıklanmıştır. Diğer taraftan 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu ve 5510 sayıl Kanun'un 86/9 uncu maddelerine dayalı olarak açılan bu tür hizmet tespiti davalarında kesinleşen mahkeme ilamı, işverence Kuruma verilmeyen belgelerin yerine geçecek nitelikte olduğundan hükümde ayrıca 77 nci ve 80 inci maddelere göre hesaplanacak olan 1 günlük ücretin belirtilmesi de gerekmektedir. 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun; 288. maddesinde, bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri belir bir tutarı geçtiği takdirde, senetle kanıtlanması gerektiği, bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri, ödeme veya borçtan kurtarma (ibra) gibi herhangi bir sebeple belirli bir tutardan aşağı düşse bile senetsiz kanıtlanamayacağı bildirilmiş, 289 uncu maddesinde, 288 inci madde uyarınca senetle kanıtlanması gereken konularda yukarıdaki hükümler hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati durumunda tanık dinlenebileceği, 292 nci maddesinde de, senetle kanıtlanması zorunlu konularda yazılı bir delil başlangıcı varsa tanık dinlenebileceği açıklanarak delil başlangıcının, dava konusunun tamamen kanıtlanmasına yeterli olmamakla birlikte, bunun var olduğunu gösteren ve aleyhine sunulmuş olan tarafça verilen kağıt ve belgeler olduğu belirtilmiştir. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 200 üncü ve 202 nci maddelerinde de bu düzenlemeler korunmuştur. Kuruma ödenmesi gereken sigorta primlerinin hesabında gerçek ücretin/kazancın esas alınması gerekmekte olup hizmet tespiti davalarının kamusal niteliği gereği, çalışma olgusu her türlü kanıtla ispatlanabilmesine karşın ücret konusunda aynı genişlikte ispat serbestliği söz konusu değildir ve değinilen maddelerde yazılı sınırları aşan ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunmaktadır. Ücret tutarı maddede belirtilen sınırları aştığı takdirde, tespiti gereken gerçek ücretin; hukuksal geçerliliğe sahip olarak düzenlenmiş bulunmaları kaydıyla, sigortalının imzasını içeren aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerle kanıtlanması olanaklıdır. Yazılı delille ispat sınırının altında kalan miktar için tanık dinlenebileceği gibi, tespiti istenen miktar sınırı aşsa dahi varlığı iddia edilen çalışmanın öncesine ve sonrasına ait yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgeler bulunuyorsa tanık dinlenmesi mümkündür. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 20.10.2010 gün ve 2010/10-480 Esas - 2010/523 Karar, 20.10.2010 gün ve 2010/10-481 Esas - 2010/524 Karar, 20.10.2010 gün ve 2010/10-482 Esas - 2010/525 Karar, 19.10.2011 gün ve 2011/10-608 Esas - 2011/649 Karar, 19.06.2013 gün ve 2012/10-1617 Esas - 2013/850 Karar sayılı ilamlarında da aynı görüş ve yaklaşım benimsenmiştir. 3. Değerlendirme 1.Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler çerçevesinde somut olayda,davacı,davalı şirkete ait örgü kumaş imali mahiyetli iş yerinde 06.02.2008-27.02.2012 tarihleri arasında planlama apre şefi olarak çalıştığını, son ücretinin net 2.200 TL olduğunu belirterek Kuruma işverence, asgari ücretin biraz üstünde tutarların bildirildiğini böylelikle eksik prime esas kazancının bildirildiğini belirterek prime esas kazancının tespiti için açtığı iş bu dava neticesinde, davanın kısmen kabulü ile 26.02.2008-27.02.2012 arasında belirtilen tutarlarda prime esas kazancının bildirilmesi gerektiği yönünde hüküm kurulmuştur. 2.Davacının 10.09.1996-15.01.2008 ve 26.02.2008-27.02.2012 tarihleri arasındaki işçilik alacaklarının tahsili için açtığı dava nedeniyle, Mahkemece, işçilik alacaklarına yönelik verilen kararın kesinleşip kesinleşmediği, kesinleşmişse davada verilen karar sonrasında davacıya işverence ödeme yapılıp yapılmadığı belirlenip, buna göre ödemenin yalnızca hizmetin gerçekleştiği son ayın prime esas kazancına dahil edilebileceği dikkate alınarak, toplanan kanıtlardan elde edilecek sonuca göre hüküm kurulması gerekirken, anılan mahkeme kararının kesinleşip kesinleşmediği ve ödeme yapılıp yapılmadığı araştırılmadan anılan kararla hüküm altına alınan fazla çalışma ve hafta tatili ücreti, genel tatil ücretinin 2012 şubat ayı prime esas matrahına dahil edilmesi, üstelik 2012-Şubat ayına ilişkin olarak prime esas tavan ücretini aşacak şekilde karar verilmiş olması isabetsizdir. 3.Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 12.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.