Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/4092 E. 2024/9107 K. – İş Kazasından

Konu: İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4092
Karar No
2024/9107
Karar Tarihi
Konu
İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1315 E., 2022/2445 K. KARAR : Kısmen Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/158 E., 2022/97 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak yeniden esas hakkında davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin davalıya ait işyerinde 30.07.2007 tarihinde çalışmaya başladığını, montaj işçisi olarak çalıştığını, 28.05.2009 tarihinde iş kazası geçirerek sağ elinin iki parmağını kaybettiğini, SGK'nın belirlediği %5,1 maluliyet oranı üzerinden Bakırköy 12. İş Mahkemesinin 2010/942 Esas, 2014/5 Karar sayılı dosyasında açtıkları davada 18.957,00 TL maddi tazminata karar verildiğini, manevi tazminat taleplerini saklı tuttuklarını, İstanbul 21. İş Mahkemesinin 2018/69 Esas, 2019/394 Karar sayılı dosyasında açtıkları dava neticesinde maluliyet oranının % 11,2 olarak belirlendiğini ve kararın kesinleştiğini beyanla davalarının kabulü ile 40.000,00 TL manevi ve 114.598,81 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İstanbul 21. İş Mahkemesinin 19.12.2019 tarih, 2018/69 Esas, 2019/34 karar sayılı dosyasından müvekkilinin haberdar edilmediğini, anılan dosyada % 11,2 olarak belirlenen maluliyet oranını dayanak yaptıkları tazminat talebini kabul etmediklerini, kazanın meydana gelmesinde tüm kusurun davacıya ait olduğunu, iddiaların doğru olmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; "...Her ne kadar davalı vekili İstanbul 21. İş Mahkemesinin 2018/69 Esas, 2019/394 Karar sayılı dosyasından haberdar olmadıklarını bildirmişler ise de, Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, davalılar Sosyal Güvenlik Kurumu ve davalı şirket olduğu, her ikisinin de kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerini, Mahkemesince işgöremezlik oranının % 11,2 olarak verilen kararın davalıların vekillerine tebliğ edildiği, Sosyal Güvenlik Kurumu vekilince temyiz edildiği ve Yargıtay 10. Hukuk Dairesi Başkanlığının 28.12.2020 gün, 2020/5809 Esas, 2020/7736 Karar sayılı ilamı ile onanmak suretiyle kesinleştiği anlaşılmakla itibar edilmemiştir. Davacının geçirdiği iş kazası ile ilgili olarak açılan maddi tazminat davasının yapılan yargılama sırasında, taraf delilleri toplandıktan sonra kusur raporu alındığı, bu rapor esas alınarak verilen kararın kesinleştiği anlaşılmakla, yeniden kusur raporu alınması yoluna gidilmemiştir. Davacının değişen iş göremezlik oranına göre, daimi işgöremezlik geliri bağlanması gerektiren bir durum ortaya çıkması sebebiyle, ilgili sigorta müdürlüğüne yazı yazılmış ve gelen cevapta bağlanan gelirlerin peşin sermaye değeri 45.147,10 TL olarak bildirilmiştir. Davacının uğradığı zarar miktarının hesaplanması için bilirkişi raporu alınmış, bilirkişi raporu hükme esas alınabilir nitelikte olduğundan itirazlara itibar edilmemiştir. Cismani zarara uğrayan davacının manevi tazminat talep etme hakkı bulunmaktadır. Manevi tazminat takdir olunurken kaza tarihi, tarafların müterafik kusur oranları, sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü ile hak ve nesafet ilkeleri ile 26.06.1966 tarih, 7-7 sayılı içtihadı birleştirme kararının ön gördüğü koşulların somut olayda gerçekleşme biçiminin dikkate alınması gerekir. Özetlenen safahata ve açıklanan gerekçelere göre, davacının maddi tazminat talebi yönünden bilirkişi raporunda yapılan hesaba göre ve 18.01.2022 harç tarihli ıslah dilekçesiyle artırılan rakamlar dikkate alınarak davanın kabulüne, manevi tazminat talebi yönünden açıklanan ilkeler gereğince 20.000,00 TL manevi tazminat takdirinin uygun olacağı kanaatine varılmıştır. ..." gerekçesiyle : "Davanın kısmen kabulüyle, 114.598,81 TL net maddi tazminatın, 20.000,00 TL manevi tazminatın, Kaza tarihi olan 28.05.2009 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Manevi tazminat talebi yönünden fazlaya dair isteğin reddine," şeklinde karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; iş kazası tazminat davası genel olarak haksız fiil sorumluluğuna dayanmaktadır. Bu nedenlerle haksız fiillere uygulanacak faiz prosedürü uygulanacak olduğunu, kısaca ifade edilmesi gerekirse iş kazası tarihinden başlamak üzere kanuni faiz uygulanacak olduğunu, Davacı yanın ıslah dilekçesinde de yasal faiz talep edilmiş olmasına rağmen, yerleşik uygulama bu yöndeyken, iş kazasından doğan maluliyete ilişkin alacaklara mevduata uygulanan en yüksek faiz uygulanması mümkün olmadığını, haksız fiilden kaynaklanan alacaklarda faiz, zararın meydana geldiği tarihten itibaren hesaplanacağını, maluliyet farkının tespit edildiği tarihten itibaren faiz hesaplanması gerektiğini, geçici iş göremezlik döneminde ve daha önce davacıya ödenmiş olan tazminatlar mahsup edilirken sadece anapara mahsup edilmemeli, olay tarihinden itibaren müvekkilince ödenen tazminata da faiz işletilmeli ve bu oluşan tutar maddi tazminat üzerinden mahsup edilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...davalı vekili, iş kazasından doğan maluliyete ilişkin alacaklara mevduata uygulanan en yüksek faiz uygulanması mümkün olmadığını, ayrıca, maluliyet farkının tespit edildiği tarihten itibaren faiz hesaplanması gerektiğini belirterek itiraz etmiştir. Buna göre iş kazasından kaynaklı tazminat alacağına uygulanacak faiz, kaza tarihinden işlemekte olup, bu faizin de 3095 sayılı Kanun gereğince belirlenecek yasal faiz oranı olduğu açık olup davalı vekilinin bu istinaf başvurusu kısmen yerinde görülerek İlk Derece Mahkemesi kaldırılarak faiz türü yasal faiz olarak belirlenmek suretiyle yeniden hüküm kurulmuştur. Davalı vekili, geçici iş göremezlik döneminde ve daha önce davacıya ödenmiş olan tazminatlar mahsup edilirken sadece anapara mahsup edilmemeli, olay tarihinden itibaren müvekkilince ödenen tazminata da faiz işletilmeli ve bu oluşan tutar maddi tazminat üzerinden mahsup edilmesi gerektiğini belirterek itiraz etmiş ise de, fark maluliyet oranı dikkate alınarak hesaplamanın yapıldığı görülmüş, davalı vekilinin bu itirazı kabul edilmemiştir. ..." gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile iİlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak yeniden esas hakkında :" -Davanın kısmen kabulüyle, 114.598,81 TL net maddi tazminatın, 20.000,00 TL manevi tazminatın, Kaza tarihi olan 28.05.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Manevi tazminat talebi yönünden fazlaya dair isteğin reddine,.."şeklinde karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21 inci maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci maddesi, 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler temyiz kapsam ve nedenlerine göre kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının istek halinde ilgilisinden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/4092, K. 2024/9107, T. 26.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-4092-e-2024-9107-k-d974897cbf01