Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/4043 E. 2023/4089 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4043
- Karar No
- 2023/4089
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : Taraflar arasında Mahkemesinde görülen itirazın iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı dava dilekçesinde özetle, davalının 01.11.2008 - 2010/5 ay dönemine ilişkin 4/a bildirimlerinin iptal edilmesi ile 03.03.2009 - 05.08.2010 tarihleri arasında yapılan sağlık giderlerinin faizi ile tahsili amacıyla Korkuteli İcra Müdürlüğü'nün 2014/1944 esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borçlunun takibe itiraz ettiğini, davalının itirazının iptali ile asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı tarafa usulün uygun tebligat yapılmıştır. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 22.12.2015 tarihli ve 2015/529 Esas, 2015/729 Karar sayılı kararıyla; Mahkemece, davalının ''Ben ... isimli iş yerinde çalışmadım ancak çalışmış gibi göstermişler, sigorta primimi ...'e ödedik, ayrıca bu durumu 2013 yılının Ekim ayında emeklilik dilekçesi vermeye gittiğimde öğrendim, Kurum zararını ödeyemedim'' şeklinde ki beyanını davanın kabulüne yönelik olduğu gerekçesiyle, Davanın Kabulü ile davalının Korkuteli İcra Müdürlüğü'nün 2014/1944 esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, Şartları oluştuğundan talep de mevcut olmakla asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 02.11.2018 tarihli ve 2018/5017 Esas, 2018/8877 Karar sayılı Bozma ilamında; 2.1. Mahkemece, çalışmanın geçtiği iddia edilen işyerinden bildirimi bulunan bordrolu tanıkların yeteri kadarının beyanlarına başvurulmalı, ilgili işyerinin hangi tarihten itibaren faal olduğu ile çalışma ruhsatı alıp almadığı araştırılmalı, vergi kayıtları getirtilip incelenmeli, yapılan sigortalı bildirim ile işyerinin faaliyeti karşılaştırılmalı, çalışmanın geçtiği iddia edilen işyerine komşu işyeri bordrolu tanıkları tespit edilip beyanlarına başvurulmalı, varsa savcılık soruşturması ve devamında ceza dosyası irdelenmeli, böylelikle uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir. 2.2. Dava konusu sağlık giderleri 01.10.2008 sonrası ve 31.01.2012 tarihi öncesi olmasına göre geçici 45 inci madde kapsamında değerlendirmeye alınması gerekmektedir. Yine davalının hizmet cetveline göre 2010/7. ayından 2012/3. ayına kadar başka bir işyerinden 4/a'lı bidirimlerinin olduğu görülmekle 2010 yılı 7 ve 8. ay da yapılan sağlık giderleri bakımından sağlık sigortalılığı nedeniyle yararlanma hakkının varlığı üzerinde de durulması gerekeceğinden bahisle karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, Davalının çalışmasının iptal edildiği 01.11.2008 ila 2010/5 dönemleri ilişkin kısımda davalının hakkını kötüye kullanarak dava dışı işyerinde çalışıyormuş gibi göründüğü bu çalışma olgusundan yararlanarak davacı kurum tarafından sağlık giderlerinin karşılandığı, eğer işbu dönemler için karşılanan sağlık giderlerinin çalışması iptal edilmesine rağmen davalının sorumlu olmayacağı düşünülür ise bu durumun hakkın kötüye kullanılmasını teşkil edeceği kanunun da hakkın kötüye kullanılmasını korumayacağı, ancak sigortalı çalışma sürelerinin iptal edilmesi dönemleri hariç 5. 7. ve 8. aylara ilişkin davanın açıldığı tarihte davalının sigortalılığının iptal edilmesi durumunun söz konusu olmadığı bu nedenle 5. 7. ve 8. aylardaki sigortalılığı iptal edilmediğinden bu aylardaki sağlık ödemelerinin yersiz olmadığı kanaatiyle, Davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine, Korkuteli İcra Müdürlüğünün eski 2014/1944 yeni 2017/412 esas numaralı icra takibine yapılan itirazın iptaline yönelik talebinin 2010/5, 2010/7 ve 2010/8. Aya ilişkin sağlık gideri ödemesi olan sırasıyla 5.41-TL, 133,24-TL ve 107,54-TL asıl alacak ve işlemiş faizi yönünden reddine, ... kalan 3.507,70 TL asıl alacak ve işlemiş faizi yönünden itirazın iptaline ve takibin kaldığı yerden devamına, Davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili: redde dair kararı kabul etmediklerini, icra inkar tazminatının kabulü gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalının 01.11.2008 - 2010/5 ay dönemine ilişkin 4/a bildirimlerinin iptal edilmesi ile 03.03.2009 - 05.08.2010 tarihleri arasında yapılan sağlık giderlerinin faizi ile tahsili amacıyla Korkuteli İcra Müdürlüğü'nün 2014/1944 esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borçlunun takibe itiraz ettiğini, davalının itirazının iptali ile asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatına karar verilmesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun Miras Haklarını düzenleyen 181’inci maddesi, 6385 sayılı Kanun'un 12 inci maddesi ile 5510 sayılı Kanuna eklenen Geçici 45 inci madde, 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın Mahkemesine, gönderilmesine, 12.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.